Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Hyundai kullanıcılarının eninde sonunda o sert çukurla tanışacağı an kaçınılmazdır. Yoldaki minik bir kasisten geçerken alt taraftan gelen o garip lokurtu sesi, aslında arabanızın size bastıra bastıra fısıldadığı ilk imdat çağrısıdır. Direkt söylerim; o sesi duymazdan gelmek size sadece daha büyük bir tamir faturası olarak geri döner, haberiniz olsun. Direksiyonu tutarken elinize gelen hafif titreşimler falan hep bu yüzdendir işte... Nereden baksanız can sıkıcı bir durum.
Lokur lokur öten bir süspansiyon sistemiyle uzun yola çıkmak tam anlamıyla lades demektir. Virajda arabanın arkası bağımsızlığını ilan etmiş gibi yana kaysın istemiyorsanız, o amortisör patladığı an çaresine bakacaksınız. Yağ kaçırmaya başlayan bir Amortisör milinin size verebileceği tek şey güvensiz bir sürüş hissaatidir, başka hiçbir şey değil. Hani bazen araba yaylanır da durmak bilmez ya... İşte tam olarak o felaket senaryosu.
Arabanın dengesi bozulduysa suçluyu uzaklarda aramaya hiç gerek yok. Fren pedalına bastığınızda aracın burnu yerlere kadar yatıyorsa, o ön amortisörler artık miadını doldurmuştur demektir. Usta usta gezmek istemiyorsanız ritmik süspansiyon testlerini aksatmayacaksınız. Belki bugün idare eder ama yarın yağmurlu bir günde o fren mesafesinin nasıl uzadığına şaşırıp kalırsınız... Bir anlık dikkatsizlik, tamamen kontrol kaybı.
Orijinal parça takmaktan kaçınan sürücü kendi bacağına sıkmış sayılır. Sanayide "abi bu muadil parça da birebir aynı" diyenlere kanıp da Hyundai’nizin orijinal yürüyen aksam geometrisini bozmayın sakın. Ucuz amortisör alıp üç ay sonra tekrar lifte kaldırılan araçlar gördüm ben bu piyasada. Bütçeyi koruyayım derken arabayı madara etmek de var işin ucunda. Değer mi gerçekten, bir düşünün.
Amortisör takozları değişmeden yapılan bir amortisör tamiri, yarım bırakılmış bir işten farksızdır. İki tane yeni amortisör alıp üstündeki o bilya ve takozları eski bırakmak nasıl bir mantık, inanılır gibi değil. Sonra "yeni parça taktırdım ama ses hala kesilmedi" diye dövünüp durursunuz. Değiştirmişken tam kit olarak değiştireceksiniz. Kural net, taviz yok.
Yayların durumu da en az amortisörün kendisi kadar kritik bir mesele aslında. Zamanla esnekliğini kaybedip çöken bir helezon yay, sıfır taktırdığınız amortisörü de birkaç ay içinde patlatır, yer bitirir. Arabanın bir tarafı daha alçakta duruyorsa sorun sadece içerideki hidrolikte değildir. Sisteme bir bütün olarak bakmayı öğreneceğiz. Yoksa paramparça olan sadece bütçeniz olmaz...
Lokur lokur öten bir süspansiyon sistemiyle uzun yola çıkmak tam anlamıyla lades demektir. Virajda arabanın arkası bağımsızlığını ilan etmiş gibi yana kaysın istemiyorsanız, o amortisör patladığı an çaresine bakacaksınız. Yağ kaçırmaya başlayan bir Amortisör milinin size verebileceği tek şey güvensiz bir sürüş hissaatidir, başka hiçbir şey değil. Hani bazen araba yaylanır da durmak bilmez ya... İşte tam olarak o felaket senaryosu.
Arabanın dengesi bozulduysa suçluyu uzaklarda aramaya hiç gerek yok. Fren pedalına bastığınızda aracın burnu yerlere kadar yatıyorsa, o ön amortisörler artık miadını doldurmuştur demektir. Usta usta gezmek istemiyorsanız ritmik süspansiyon testlerini aksatmayacaksınız. Belki bugün idare eder ama yarın yağmurlu bir günde o fren mesafesinin nasıl uzadığına şaşırıp kalırsınız... Bir anlık dikkatsizlik, tamamen kontrol kaybı.
Orijinal parça takmaktan kaçınan sürücü kendi bacağına sıkmış sayılır. Sanayide "abi bu muadil parça da birebir aynı" diyenlere kanıp da Hyundai’nizin orijinal yürüyen aksam geometrisini bozmayın sakın. Ucuz amortisör alıp üç ay sonra tekrar lifte kaldırılan araçlar gördüm ben bu piyasada. Bütçeyi koruyayım derken arabayı madara etmek de var işin ucunda. Değer mi gerçekten, bir düşünün.
Amortisör takozları değişmeden yapılan bir amortisör tamiri, yarım bırakılmış bir işten farksızdır. İki tane yeni amortisör alıp üstündeki o bilya ve takozları eski bırakmak nasıl bir mantık, inanılır gibi değil. Sonra "yeni parça taktırdım ama ses hala kesilmedi" diye dövünüp durursunuz. Değiştirmişken tam kit olarak değiştireceksiniz. Kural net, taviz yok.
Yayların durumu da en az amortisörün kendisi kadar kritik bir mesele aslında. Zamanla esnekliğini kaybedip çöken bir helezon yay, sıfır taktırdığınız amortisörü de birkaç ay içinde patlatır, yer bitirir. Arabanın bir tarafı daha alçakta duruyorsa sorun sadece içerideki hidrolikte değildir. Sisteme bir bütün olarak bakmayı öğreneceğiz. Yoksa paramparça olan sadece bütçeniz olmaz...