Hareket Halinde Yağ Kaçırıyor

Hareket Halinde Yağ Kaçırıyor

Mehmet Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
484
Tepkime puanı
0
Mehmet Usta
Yolda yürürken, hatta sadece pencereden dışarıyı seyrederken bile vücudumuzun içindeki o sessiz motor hiç durmaksızın çalışmaya devam ediyor ve biz farkında bile olmadan benzin deposundan harcıyor. Sabah içilen o sıcak kahvenin kokusu daha mutfaktan silinmeden, içerideki hücreler çoktan mesaiye başlamış durumda; pencereleri aralıyorlar, kömür atıyorlar sanki görünmez ocaklara. Aslında günün her anı, kasların her hafif kıpırdanışı, parmakların klavyede gezinmesi bile o biriken fazlalıkların sessizce buharlaşıp gitmesine yetiyor da artıyor bile. Hani bazen koltuğa uzanıp hiçbir şey yapmadığını sanırsın ya, yanılıyorsun işte; o an bile içeride minik fırınlar harıl harıl çalışıyor ve sen hareket ettikçe bu fırınların ateşi daha da harlanıyor.

Asansör yerine merdivenleri tercih etmek ya da otobüsten iki durak önce inip yürümek denilen o basit adımlar, insanın hayatını kökten değiştiren en büyük sihirlerden biri aslında ama kimse bunun farkına varmak istemiyor nedense. Ne zaman ki insan oğlu konforuna fazlasıyla düşkünleşiyor, işte o zaman içerideki o harika mekanizma paslanmaya, yavaşlamaya ve adeta uykuya dalmaya başlıyor. Oysa biraz bacakları esnetmek, sokağa çıkıp o serin havayı ciğerlere doldurmak ve adımlarını hızlandırmak, depolanan o inatçı yağların arkasına bile bakmadan kaçması için yeterli bir kıvılcım oluşturuyor. Belki de bütün mesele birazcık iradeyi cebe koyup sokağa adım atmaktan ibaret, kim bilir...

Tabii bu işin sırrı öyle saatlerce kendini parparlayıp spor salonlarında ter dökmekte de değil; zaten o tür ağır ve zorlama şeyler bir süre sonra insanı usandırıp tamamen bırakmasına sebep oluyor. Gün içine serpiştirilmiş o ufak tefek hareketler, mesela evde sevdiğin bir şarkı çalarken hafifçe sallanmak ya da markete giderken adımları biraz daha ritmik atmak var ya, işte onlar asıl mucizeyi yaratan gizli kahramanlar. Vücut dediğin makine monotonluğu hiç sevmez; sen onu sürekli şaşırtırsan, durduğu yerde bile harcamaya devam eder ve o gizli depoları yavaş yavaş boşaltır. Zaten insan kendi bedenini dinlemeyi bir kez öğrendi mi, onun hangi tempoda daha mutlu olduğunu ve nasıl kolayca hafiflediğini bizzat kendisi fark ediveriyor...

Bütün bu koşturmacanın ve hareketin sonunda elinizde kalan şey sadece azalan kilolar değil, inanılmaz bir hafiflik ve zindelik hissi oluyor ki bu da hayata bakış açınızı tamamen değiştiriyor. Sabahları yataktan kalkarken o üzerinizdeki ağırlığın kalktığını hissetmek, gün boyu daha dinç adımlar atmak ve aynaya baktığınızda gördüğünüz o enerjik yüzde tebessüm etmek her şeye değer doğrusu. Yarından tezi yok, belki de şu an koltuktan kalkıp o uzun zamandır ertelediğiniz yürüyüşe çıkmanın tam vaktidir; ne dersiniz, denemeye değer değil mi?
 
Geri