Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllardır bindiğin o sadık İtalyan birdenbire benzinliğe her girdiğinde cüzdanını delmeye başladıysa, ortada sessizce büyüyen bir kriz var demektir.
Depoyu fulleyip şehre karışıyorsun, kilometre saati hızla aşağı düşerken ibrenin bu kadar acımasızca hareket etmesi normal değil; peki sorun nerede?
Bakım masrafından kaçmak için ertelenen her küçük filtre değişimi, bugün motorun fazladan nefes almasına ve ciğerlerinin sökülmesine sebep oluyor.
Lastik havalarını ne zaman kontrol ettin en son, asfaltla lastik arasındaki o minik sürtünme binicinin bütçesini sinsçe kemiren en büyük gizli katil...
Eski bir gazeteci gözüyle söylüyorum; araçlara yüklenen gereksiz bavullar, bagajda unutulan o ağır hurda parçaları motoru her kalkışta eziyetle baş başa bırakıyor.
Yazın sıcağında klavyeyi tıkırdatırken bile hissediliyor bu şehir trafiğindeki o dur-kalk işkencesi, fren pedalına her bastığında yakıtı doğrudan çöpe atıyorsun aslında.
Bujilerin ateşleme ömrü dolduysa, o yakıt silindirde hakkıyla patlamıyor; eksik yanma demek doğrudan egzozdan havaya uçan para demektir, bunu unutma.
Kaliteli yakıt almak yerine köşebaşındaki ucuz istasyonları seçtiysen, motorun sensörleri şaşırır ve enjektörler tıkanır; sonra da neden bu kadar yaktı diye hayıflanırsın...
Belki de motor yağı vaktini çoktan doldurdu, viskozitesini yitiren o siyah akışkan parçaların birbirini sürterek yemesine neden oluyor da haberin yok.
Depoyu fulleyip şehre karışıyorsun, kilometre saati hızla aşağı düşerken ibrenin bu kadar acımasızca hareket etmesi normal değil; peki sorun nerede?
Bakım masrafından kaçmak için ertelenen her küçük filtre değişimi, bugün motorun fazladan nefes almasına ve ciğerlerinin sökülmesine sebep oluyor.
Lastik havalarını ne zaman kontrol ettin en son, asfaltla lastik arasındaki o minik sürtünme binicinin bütçesini sinsçe kemiren en büyük gizli katil...
Eski bir gazeteci gözüyle söylüyorum; araçlara yüklenen gereksiz bavullar, bagajda unutulan o ağır hurda parçaları motoru her kalkışta eziyetle baş başa bırakıyor.
Yazın sıcağında klavyeyi tıkırdatırken bile hissediliyor bu şehir trafiğindeki o dur-kalk işkencesi, fren pedalına her bastığında yakıtı doğrudan çöpe atıyorsun aslında.
Bujilerin ateşleme ömrü dolduysa, o yakıt silindirde hakkıyla patlamıyor; eksik yanma demek doğrudan egzozdan havaya uçan para demektir, bunu unutma.
Kaliteli yakıt almak yerine köşebaşındaki ucuz istasyonları seçtiysen, motorun sensörleri şaşırır ve enjektörler tıkanır; sonra da neden bu kadar yaktı diye hayıflanırsın...
Belki de motor yağı vaktini çoktan doldurdu, viskozitesini yitiren o siyah akışkan parçaların birbirini sürterek yemesine neden oluyor da haberin yok.