Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde aniden yanan o sarı motor arıza ışığı, çoğunlukla sürücülerin kalbini sıkıştıran ilk işarettir. Tam "Eyvah, motor elden gitti, usta yine ceplerimizi boşaltacak" stresi başlarken, sorun çok daha mütevazı ve çevreci bir sistemden kaynaklanıyor olabilir. EVAP, yani Yakıt Buharı Emisyon Kontrol Sistemi, depoda biriken benzin buharının doğrudan atmosfere kaçmasını engellemek için sessizce çalışır. Bu sistem tıkanırsa ya da bir yerinden hava almaya başlarsa, otomobiliniz size ufak ama can sıkıcı sinyaller göndermeye başlar. Bazen tek bir uyarı ışığıyla, bazen de performans düşüklüğüyle...
Depoyu doldurduktan hemen sonra aracın burnunuza buram buram benzin kokusu getirmesi asla tesadüf değildir. Normal şartlarda depo kapağı kapalıyken o buharın aktif karbon kanisterinde tutulması, ardından emme manifolduna gönderilip yakılması gerekir. Ancak hatlarda küçük bir çatlak oluştuysa veya kanister doyuma ulaştıysa, yakıt buharı kabine ya da havalandırma kanallarına sızar. Çoğu sürücü bunu yakıt deposunun kapağını gevşek bırakmaya bağlar ki bazen gerçekten de sebep bu kadar basittir. Yine de koku süreklilik kazanmışsa, EVAP sisteminin izolasyonunu kaybettiğini kabullenmek gerekir.
Arabanın rölantide tuhaf bir şekilde titremesi, devir saatinin kendi kendine inip çıkması motorun dengesini kaybettiğini gösterir. EVAP valfi açık konumda takılı kaldığında, manifolda kontrolsüz miktarda yakıt buharı ve hava hücum eder. Bu durum motorun hava-yakıt karışım oranını altüst eder; zengin ya da fakir karışım hatası üretir. Işıklarda durduğunuzda aracın birden stop edecekmiş gibi sarsılması, motorun aslında o sırada fazla havayla boğuşmasından kaynaklanır. Doğru teşhis konulmazsa bu rölanti dalgalanması yüzünden bujileri, hatta ateşleme bobinlerini boş yere değiştiren yüzlerce insan var.
Benzin istasyonundan çıkarken aracın marşına bastığınızda motorun bir türlü çalışmak istememesi tanıdık geldi mi? Pompa tıklar, yakıt dolar ama tam anahtarı çevirdiğinizde motor birkaç saniye öksürür, zorlanır. Yakıt dolumu sırasında depodaki sıkışmış buhar, bozuk bir kanister valfi yüzünden doğrudan silindirlere dolar ve motoru tabiri caizse "boğar". Normalde sadece sürüş anında kademeli olarak yakılması gereken buhar, birdenbire emme manifoldunu işgal etmiştir çünkü... Pompalama sonrası yaşanan o iki saniyelik marş gecikmesi, EVAP sisteminin en karakteristik imdat çağrısıdır.
Yakıt tüketim verilerinde sebepsiz bir artış fark ettiyseniz ve depoyu her zamankinden daha sık dolduruyorsanız, faturayı sadece artan benzin fiyatlarına kesmeyin. Buharlaşan yakıt, olması gerektiği gibi motor odasında yakılmak yerine dışarıya kaçtığında, aslında her gün cebinizdeki paranın bir kısmı havaya uçup gider. Depodaki benzinin küçük bir yüzdesi sürekli buharlaşır; bu sistemi devre dışı kalmış bir araçta yakıt ekonomisinden bahsetmek imkansızdır. Arabanız görünürde gayet düzgün gidiyor olabilir ama depo havalandırması çalışmıyorsa, her kilometrede birkaç kuruşu atmosfere hediye ediyorsunuz demektir.
Depo kapağını açtığınız an dışarıya doğru fıslayan, adeta basınçlı bir düdüklü tencereyi andıran o güçlü hava sesi normal bir durum değildir. Depo içinde biriken buharın tahliye edilemediğini, sistemin kendi içine kapandığını ve yüksek basınç ürettiğini kanıtlar bu ses. Bazen tam tersi olur; depoda vakum oluşur ve yakıt pompası depodan benzin çekmekte zorlanmaya başlar. Her benzin aldığınızda o sesi duyuyorsanız, sorunu ertelemeyin; zira aşırı basınç uzun vadede depoyu deforme edecek seviyeye kadar ulaşabilir.
Özellikle muayene dönemlerinde egzoz emisyon testinden kalmanın arkasındaki gizli fail genellikle EVAP bileşenleridir. Araç sahibi motorun her şeyini yenilediğini düşünür ama egzozdan çıkan unburned (yanmamış) hidrokarbon miktarı sınırların çok üzerinde çıkar. Sızdıran bir hortum veya görevini yapmayan bir havalandırma valfi, çevreye salınan zararlı gaz miktarını bir anda katlar. Araç sürüş kalitesinde belirgin bir sorun hissettirmese bile, emisyon ölçüm cihazları bu sızıntıyı affetmez ve raporunuza hemen başarısız damgasını vurur.
Depoyu doldurduktan hemen sonra aracın burnunuza buram buram benzin kokusu getirmesi asla tesadüf değildir. Normal şartlarda depo kapağı kapalıyken o buharın aktif karbon kanisterinde tutulması, ardından emme manifolduna gönderilip yakılması gerekir. Ancak hatlarda küçük bir çatlak oluştuysa veya kanister doyuma ulaştıysa, yakıt buharı kabine ya da havalandırma kanallarına sızar. Çoğu sürücü bunu yakıt deposunun kapağını gevşek bırakmaya bağlar ki bazen gerçekten de sebep bu kadar basittir. Yine de koku süreklilik kazanmışsa, EVAP sisteminin izolasyonunu kaybettiğini kabullenmek gerekir.
Arabanın rölantide tuhaf bir şekilde titremesi, devir saatinin kendi kendine inip çıkması motorun dengesini kaybettiğini gösterir. EVAP valfi açık konumda takılı kaldığında, manifolda kontrolsüz miktarda yakıt buharı ve hava hücum eder. Bu durum motorun hava-yakıt karışım oranını altüst eder; zengin ya da fakir karışım hatası üretir. Işıklarda durduğunuzda aracın birden stop edecekmiş gibi sarsılması, motorun aslında o sırada fazla havayla boğuşmasından kaynaklanır. Doğru teşhis konulmazsa bu rölanti dalgalanması yüzünden bujileri, hatta ateşleme bobinlerini boş yere değiştiren yüzlerce insan var.
Benzin istasyonundan çıkarken aracın marşına bastığınızda motorun bir türlü çalışmak istememesi tanıdık geldi mi? Pompa tıklar, yakıt dolar ama tam anahtarı çevirdiğinizde motor birkaç saniye öksürür, zorlanır. Yakıt dolumu sırasında depodaki sıkışmış buhar, bozuk bir kanister valfi yüzünden doğrudan silindirlere dolar ve motoru tabiri caizse "boğar". Normalde sadece sürüş anında kademeli olarak yakılması gereken buhar, birdenbire emme manifoldunu işgal etmiştir çünkü... Pompalama sonrası yaşanan o iki saniyelik marş gecikmesi, EVAP sisteminin en karakteristik imdat çağrısıdır.
Yakıt tüketim verilerinde sebepsiz bir artış fark ettiyseniz ve depoyu her zamankinden daha sık dolduruyorsanız, faturayı sadece artan benzin fiyatlarına kesmeyin. Buharlaşan yakıt, olması gerektiği gibi motor odasında yakılmak yerine dışarıya kaçtığında, aslında her gün cebinizdeki paranın bir kısmı havaya uçup gider. Depodaki benzinin küçük bir yüzdesi sürekli buharlaşır; bu sistemi devre dışı kalmış bir araçta yakıt ekonomisinden bahsetmek imkansızdır. Arabanız görünürde gayet düzgün gidiyor olabilir ama depo havalandırması çalışmıyorsa, her kilometrede birkaç kuruşu atmosfere hediye ediyorsunuz demektir.
Depo kapağını açtığınız an dışarıya doğru fıslayan, adeta basınçlı bir düdüklü tencereyi andıran o güçlü hava sesi normal bir durum değildir. Depo içinde biriken buharın tahliye edilemediğini, sistemin kendi içine kapandığını ve yüksek basınç ürettiğini kanıtlar bu ses. Bazen tam tersi olur; depoda vakum oluşur ve yakıt pompası depodan benzin çekmekte zorlanmaya başlar. Her benzin aldığınızda o sesi duyuyorsanız, sorunu ertelemeyin; zira aşırı basınç uzun vadede depoyu deforme edecek seviyeye kadar ulaşabilir.
Özellikle muayene dönemlerinde egzoz emisyon testinden kalmanın arkasındaki gizli fail genellikle EVAP bileşenleridir. Araç sahibi motorun her şeyini yenilediğini düşünür ama egzozdan çıkan unburned (yanmamış) hidrokarbon miktarı sınırların çok üzerinde çıkar. Sızdıran bir hortum veya görevini yapmayan bir havalandırma valfi, çevreye salınan zararlı gaz miktarını bir anda katlar. Araç sürüş kalitesinde belirgin bir sorun hissettirmese bile, emisyon ölçüm cihazları bu sızıntıyı affetmez ve raporunuza hemen başarısız damgasını vurur.