Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Modern dizel motorların kalbinde, turbo pervanesinin hemen çıkışında ya da partikül filtresinin önünde nöbet tutan o minik EGT sensörü, aslında motorun erimesini engelleyen gizli bir kahramandır. Egzoz gazı sıcaklığı (Exhaust Gas Temperature) dediğimiz o yüksek ısı, motor içindeki yanma odasının sağlığı hakkında her şeyi anlatır. Silindirlere giren yakıt ve hava karışımı kusursuz yanmadığında, egzoz borusundan yükselen ısı anında tavan yapar. İşte tam bu aşamada devreye giren sensör, motor beynine (ECU) "Hey, içerisi çok ısındı, yakıtı kıs!" sinyali gönderir. Sensörün ucundaki termokupl elemanı milisaniyeler içinde direnç değiştirerek voltajı ayarlar. Buradaki ufacık bir temassızlık ya da kurum kaplaması, ECU'nun kör topal kalmasına neden olur...
Gösterge panelinde aniden beliren o turuncu motor arıza lambası keyif kaçırır ama arkasındaki hikaye çoğunlukla EGT sensörünün sinyal hatasından ibarettir. P0544 ile P0549 arasındaki o meşhur OBD2 arıza kodlarından biri bilgisayarda göründüyse, muhtemelen sensörün içindeki platin hatlar yüksek ısıdan dolayı artık özelliğini yitirmiştir. Araç bir anda "limp mode" dedikleri koruma moduna geçer, hantallaşır, gaza bassanız da gitmez. Sanki arkadan birisi arabayı çekiyormuş gibi bir his... Beyin, egzoz sıcaklığını net okuyamadığı için motoru güvenceye almak adına performansı yarı yarıya kısar. Egzozdan çiğ yakıt kokusu gelmesi ya da yakıt tüketiminin bir anda fırlaması da hep bu yüzden, çünkü zengin karışım döngüsü kontrolden çıkmıştır.
Dizel partikül filtresinin (DPF) kurumla dolup tıkanmasıyla, bozulan bir EGT sensörü arasında çok sıkı bir bağ vardır. DPF rejenerasyonu, yani filtrenin kendi kendini temizleme işlemi, egzoz gazının 600 santigrat derecenin üzerine çıkmasıyla tetiklenir. EGT sensörü bozulup yanlışlıkla sıcaklığı hep düşük gösterirse, araba bir türlü o temizlik moduna geçemez. Temizlik başlayamayınca da o pahalı filtre kurum bağlar, egzoz geri basıncı artar ve en sonunda turbonun miline zarar verir. Tam tersi durumda, yani sensör sıcaklığı sürekli yüksek okuduğunda ise sistem durmadan temizlik yapmaya çalışır. Sürekli enjektörlerden ekstra yakıt püskürtülür, motor yağına mazot karışır, yağın yağlama kalitesi düşer...
Aracın altındaki o daracık alanda, bin dereceye varan ısı döngülerine maruz kalan bir parçanın sonsuza kadar dayanmasını beklemek zaten haksızlık olur. Zamanla egzoz gazındaki kurumlar sensörün algılayıcı ucunu tamamen kaplar ve bir yalıtım tabakası oluşturur. Isı değişimlerini geç algılamaya başlayan parça, motor beynini geçiştirir, yanlış yönlendirir. Bazen de sadece kablo tesisatındaki bir erime veya oksitlenme yüzünden sinyal tamamen kesilir. Ustanın yanına gittiğinizde hemen "sensör değişecek" diyebilir ama bazen sadece soketteki temassızlığı gidermek ya da ucu özel bir sprey ile temizlemek bile işi çözer. Yine de içindeki seramik yapı çatladıysa, macera aramaya gerek yok, o parça yenilenecek demektir.
Piyasada ucuz olsun diye satılan kalitesiz yan sanayi sensörlerden kesinlikle uzak durmak gerekiyor, bunu bir kenara yazın. Çünkü EGT sensörünün tolerans aralığı çok dardır ve yanlış ölçülen 20-30 derecelik bir sapma bile uzun vadede pistonların erimesine yol açabilir. Orijinal ya da kaliteli bir OEM parça takıldığında, motorun nefes alışı, gaz tepkisi hemen değişir. Montaj esnasında sensörün dişlerine yüksek ısıya dayanıklı özel seramik gres sürmek, bir sonraki söküm işleminde dişlerin yalama olmasını engeller. İşlemi bitirdikten sonra adaptasyon değerlerini bilgisayardan sıfırlatmayı unutmamalısınız. Aksi takdirde beyin eski arızalı hafızayla çalışmaya devam edip yeni sensörü de şaşırtabilir...
Gösterge panelinde aniden beliren o turuncu motor arıza lambası keyif kaçırır ama arkasındaki hikaye çoğunlukla EGT sensörünün sinyal hatasından ibarettir. P0544 ile P0549 arasındaki o meşhur OBD2 arıza kodlarından biri bilgisayarda göründüyse, muhtemelen sensörün içindeki platin hatlar yüksek ısıdan dolayı artık özelliğini yitirmiştir. Araç bir anda "limp mode" dedikleri koruma moduna geçer, hantallaşır, gaza bassanız da gitmez. Sanki arkadan birisi arabayı çekiyormuş gibi bir his... Beyin, egzoz sıcaklığını net okuyamadığı için motoru güvenceye almak adına performansı yarı yarıya kısar. Egzozdan çiğ yakıt kokusu gelmesi ya da yakıt tüketiminin bir anda fırlaması da hep bu yüzden, çünkü zengin karışım döngüsü kontrolden çıkmıştır.
Dizel partikül filtresinin (DPF) kurumla dolup tıkanmasıyla, bozulan bir EGT sensörü arasında çok sıkı bir bağ vardır. DPF rejenerasyonu, yani filtrenin kendi kendini temizleme işlemi, egzoz gazının 600 santigrat derecenin üzerine çıkmasıyla tetiklenir. EGT sensörü bozulup yanlışlıkla sıcaklığı hep düşük gösterirse, araba bir türlü o temizlik moduna geçemez. Temizlik başlayamayınca da o pahalı filtre kurum bağlar, egzoz geri basıncı artar ve en sonunda turbonun miline zarar verir. Tam tersi durumda, yani sensör sıcaklığı sürekli yüksek okuduğunda ise sistem durmadan temizlik yapmaya çalışır. Sürekli enjektörlerden ekstra yakıt püskürtülür, motor yağına mazot karışır, yağın yağlama kalitesi düşer...
Aracın altındaki o daracık alanda, bin dereceye varan ısı döngülerine maruz kalan bir parçanın sonsuza kadar dayanmasını beklemek zaten haksızlık olur. Zamanla egzoz gazındaki kurumlar sensörün algılayıcı ucunu tamamen kaplar ve bir yalıtım tabakası oluşturur. Isı değişimlerini geç algılamaya başlayan parça, motor beynini geçiştirir, yanlış yönlendirir. Bazen de sadece kablo tesisatındaki bir erime veya oksitlenme yüzünden sinyal tamamen kesilir. Ustanın yanına gittiğinizde hemen "sensör değişecek" diyebilir ama bazen sadece soketteki temassızlığı gidermek ya da ucu özel bir sprey ile temizlemek bile işi çözer. Yine de içindeki seramik yapı çatladıysa, macera aramaya gerek yok, o parça yenilenecek demektir.
Piyasada ucuz olsun diye satılan kalitesiz yan sanayi sensörlerden kesinlikle uzak durmak gerekiyor, bunu bir kenara yazın. Çünkü EGT sensörünün tolerans aralığı çok dardır ve yanlış ölçülen 20-30 derecelik bir sapma bile uzun vadede pistonların erimesine yol açabilir. Orijinal ya da kaliteli bir OEM parça takıldığında, motorun nefes alışı, gaz tepkisi hemen değişir. Montaj esnasında sensörün dişlerine yüksek ısıya dayanıklı özel seramik gres sürmek, bir sonraki söküm işleminde dişlerin yalama olmasını engeller. İşlemi bitirdikten sonra adaptasyon değerlerini bilgisayardan sıfırlatmayı unutmamalısınız. Aksi takdirde beyin eski arızalı hafızayla çalışmaya devam edip yeni sensörü de şaşırtabilir...