Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
EGR soğutucusu kaçırıyor çünkü o döküm metal dedikleri parça sanıldığı kadar sarsılmaz değil. Yıllarca yüksek ısıya, asidik gazlara ve titreşime maruz kalan bir bileşenden sonsuz bir ömür beklemek zaten safça bir hayal. Zamanla o kılcal çatlaklar oluşuyor işte; kaçınılmaz son. Metal yoruluyor, kaynak yerleri pes ediyor ve o zehirli egzoz gazı ya da soğutma sıvısı dışarı sızmaya başlıyor...
Sanayide "küçük bir sızıntı" deyip geçiştirilen o damlalar, aslında motorun içten içe kendi kendini imha etme çığlığıdır. Küçümsüyoruz. Önemsemiyoruz. Sonra bir sabah kaputu bir açıyoruz ki genleşme kabında su kalmamış, exhaust manifoldunun etrafı kapkara kurum. Soğutucu sıvıyla egzoz gazının birbirine karışması demek, o motorun kalbine yavaş etkili bir zehir enjekte etmekle aynı şeydir. Yani anlayacağınız, o sızıntı orada durdukça cebinizden her gün yüzlerce lira buharlaşıp gidiyor.
Kalitesiz antifriz kullanımı bu belanın bir numaralı failidir, kimse kusura bakmasın. Şehrin en ucuz marketinden alıp radyatöre boca ettiğiniz o renkli sular var ya, işte onlar o hassas alüminyum petekleri içten içe kemiriyor. Asit birikiyor, kireç bağlıyor ve en nihayetinde o gözenekler patlıyor. Ucuza kaçalım derken motoru kucağımıza alıyoruz kısacası. Doğru antifriz seçilmediğinde, en pahalı EGR soğutucusu bile birkaç ay içinde eleğe döner.
Sürücü koltuğuna geçtiğinizde egzozdan beyaz duman çıktığını fark ettiniz mi hiç? Ya da kaloriferin aniden soğuk üflemeye başladığını? İşte tam bu noktada durup bir düşünmek lazım. Egzozdan çıkan o tatlımsı kokulu yoğun duman, soğutma sıvısının silindirlere dolup yandığının açık bir kanıtıdır. Hatta bazen gaza yüklendiğinizde araba tekleme yapar, gücü kesilir... Belirti bağıra bağıra geliyorum der ama biz duymak istemeyiz.
Sadece sıvı değil ki bu nankör meret, egzoz gazını da kaçırıyor dışarıya. Kabinin içine dolan o hafif yanık kokusu, sürücüye ulaşan o geniz yakıcı koku nereden geliyor sanıyorsunuz? EGR soğutucusunun dış gövdesindeki çatlaklardan sızan o gaz, doğrudan klima menfezlerinden ciğerlerimize doluyor. Aracın içine dolan zehiri soluyoruz gün boyunca. Kendi sağlığımızı da o çatlak parçaya kurban ediyoruz anlayacağınız.
Peki ne yapacağız, arızayı fark ettiğimizde hemen gidip o soğutucuyu iptal mi ettireceğiz? Sakın. Sanayideki "yazılımla kapatırız, EGR'yi körleriz geçer" diyen usta sözlerine kanmayın, o tuzağa düşmeyin. EGR'yi devre dışı bırakmak çözüm değil, sadece sorunu halının altına süpürmektir; motorun yanma odası sıcaklığını tavan yaptırırsınız, turbo elinizde kalır. O parçayı ya adamakıllı orijinaliyle değiştireceksiniz ya da revizyonunu profesyonel ellerde yaptıracaksınız, başka yolu yok.
Radyatör kapağını açtığınızda çamurlaşmış bir sıvı görüyorsanız vakit zaten çoktan geçmiştir. Yağ soğutucuya, soğutucu egzoza sızdırmış, sistem tam anlamıyla bir çorbaya dönmüştür. Böyle bir durumda sadece EGR soğutucusunu değiştirmek de yetmez; bütün soğutma hattını deterjanlı özel ilaçlarla defalarca yıkatmak gerekir. Temizlenmeyen o kalıntılar yeni takacağınız EGR soğutucusunu da birkaç haftada deler geçer...
Biz araç sahipleri olarak periyodik bakımlarda sadece motor yağına, hava filtresine bakıp çıkmayı bakım sanıyoruz. Oysa alt tarafta, o karmaşık hortumların ve sıcak metal blokların arasında sessizce çalışan bir soğutma sistemi var. Bakmazsanız, antifrizini zamanında tazelemezseniz, basınç testlerini yaptırmazsanız o EGR soğutucusu kaçırır. Kaçırır ve faturasını da en ağır şekilde önünüze koyar.
Sanayide "küçük bir sızıntı" deyip geçiştirilen o damlalar, aslında motorun içten içe kendi kendini imha etme çığlığıdır. Küçümsüyoruz. Önemsemiyoruz. Sonra bir sabah kaputu bir açıyoruz ki genleşme kabında su kalmamış, exhaust manifoldunun etrafı kapkara kurum. Soğutucu sıvıyla egzoz gazının birbirine karışması demek, o motorun kalbine yavaş etkili bir zehir enjekte etmekle aynı şeydir. Yani anlayacağınız, o sızıntı orada durdukça cebinizden her gün yüzlerce lira buharlaşıp gidiyor.
Kalitesiz antifriz kullanımı bu belanın bir numaralı failidir, kimse kusura bakmasın. Şehrin en ucuz marketinden alıp radyatöre boca ettiğiniz o renkli sular var ya, işte onlar o hassas alüminyum petekleri içten içe kemiriyor. Asit birikiyor, kireç bağlıyor ve en nihayetinde o gözenekler patlıyor. Ucuza kaçalım derken motoru kucağımıza alıyoruz kısacası. Doğru antifriz seçilmediğinde, en pahalı EGR soğutucusu bile birkaç ay içinde eleğe döner.
Sürücü koltuğuna geçtiğinizde egzozdan beyaz duman çıktığını fark ettiniz mi hiç? Ya da kaloriferin aniden soğuk üflemeye başladığını? İşte tam bu noktada durup bir düşünmek lazım. Egzozdan çıkan o tatlımsı kokulu yoğun duman, soğutma sıvısının silindirlere dolup yandığının açık bir kanıtıdır. Hatta bazen gaza yüklendiğinizde araba tekleme yapar, gücü kesilir... Belirti bağıra bağıra geliyorum der ama biz duymak istemeyiz.
Sadece sıvı değil ki bu nankör meret, egzoz gazını da kaçırıyor dışarıya. Kabinin içine dolan o hafif yanık kokusu, sürücüye ulaşan o geniz yakıcı koku nereden geliyor sanıyorsunuz? EGR soğutucusunun dış gövdesindeki çatlaklardan sızan o gaz, doğrudan klima menfezlerinden ciğerlerimize doluyor. Aracın içine dolan zehiri soluyoruz gün boyunca. Kendi sağlığımızı da o çatlak parçaya kurban ediyoruz anlayacağınız.
Peki ne yapacağız, arızayı fark ettiğimizde hemen gidip o soğutucuyu iptal mi ettireceğiz? Sakın. Sanayideki "yazılımla kapatırız, EGR'yi körleriz geçer" diyen usta sözlerine kanmayın, o tuzağa düşmeyin. EGR'yi devre dışı bırakmak çözüm değil, sadece sorunu halının altına süpürmektir; motorun yanma odası sıcaklığını tavan yaptırırsınız, turbo elinizde kalır. O parçayı ya adamakıllı orijinaliyle değiştireceksiniz ya da revizyonunu profesyonel ellerde yaptıracaksınız, başka yolu yok.
Radyatör kapağını açtığınızda çamurlaşmış bir sıvı görüyorsanız vakit zaten çoktan geçmiştir. Yağ soğutucuya, soğutucu egzoza sızdırmış, sistem tam anlamıyla bir çorbaya dönmüştür. Böyle bir durumda sadece EGR soğutucusunu değiştirmek de yetmez; bütün soğutma hattını deterjanlı özel ilaçlarla defalarca yıkatmak gerekir. Temizlenmeyen o kalıntılar yeni takacağınız EGR soğutucusunu da birkaç haftada deler geçer...
Biz araç sahipleri olarak periyodik bakımlarda sadece motor yağına, hava filtresine bakıp çıkmayı bakım sanıyoruz. Oysa alt tarafta, o karmaşık hortumların ve sıcak metal blokların arasında sessizce çalışan bir soğutma sistemi var. Bakmazsanız, antifrizini zamanında tazelemezseniz, basınç testlerini yaptırmazsanız o EGR soğutucusu kaçırır. Kaçırır ve faturasını da en ağır şekilde önünüze koyar.