Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracın gazına basıyorsunuz, devir yükseliyor ama o da ne... Dikkatli dinleyince alt taraftan, adeta derinlerden gelen garip bir inleme, bir uğultu duyuluyor. DSG şanzımanın o pürüzsüz vites geçişlerine alışmış biri için bu ses tam bir keyif kaçıran cinstendir. Kimi sürücü önemsemez, radyoyu biraz daha açar geçer; kimi de hemen panikleyip sanayinin yolunu tutar. Aslında haksız da sayılmazlar, çünkü otomatik şanzımanda o uğultu sesi "bana biraz vakit ayır" çığlığıdır çoğu zaman.
Şanzımandan gelen uğultunun arkasındaki ilk ve en sinsi şüpheli genellikle bilyalardır. Zamanla aşınan rulmanlar, o sürekli dönme hareketinin getirdiği sürtünmeyle birlikte metalik bir inleme sesi üretmeye başlar. Gaza bastıkça artar bu ses, ayağınızı gazdan çektiğinizde tonu değişir ama o rahatsız edici ton orada kalmaya devam eder. Rulman aşınması ihmal edilecek bir şey değildir, bir bakmışsınız küçücük bir rulman koca şanzımanı kitlemiş...
Peki ya şanzıman yağı? Kimileri bu yağın ömürlük olduğunu iddia eder durur ama inanmayın, metalin metalle sürtündüğü yerde ömürlük sıvı mı olurmuş? Yağ azaldıkça ya da zamanla vizkozitesini, yani o koruyucu yapısını kaybettikçe dişliler kuru kuru çalışmaya başlar. Isınan ve yağsız kalan dişlilerin tepkisi de işte tam olarak o duyduğunuz uğultu sesidir. Bazen sadece doğru yağı yenilemek bile o koca dert gibi görünen sesi bıçak gibi kesebilir.
Bazen de sorun doğrudan şanzımanın kalbinde, yani diferansiyel kısmındadır. Virajlarda veya yüksek süratlerde kendini daha çok belli eden o uğultu, diferansiyel dişlilerinin artık birbirine tam oturmadığının bir işaretidir. Dişli boşlukları arttıkça arabadaki o sessiz huzur yerini metalik bir koroya bırakır. Diferansiyel kaynaklı bir uğultu mu, yoksa basit bir tekerlek porya bilyası mı? İkisini birbirinden ayırmak ustalık ister, acele karar verip hemen şanzımanı indirtmeyin derim.
O sesi ilk duyduğunuz an kulak ardı etmeyin ama aracı da hemen çekiciye yükleyip panik yapmayın. Önce hızı artırıp azaltarak sesin tonunun nasıl değiştiğini bir gözlemleyin. Boşa aldığınızda ses kesiliyor mu yoksa gaza bastıkça ivmeleniyor mu, bunları not edin. Ustanıza gittiğinizde ona bu detayları vermek, gereksiz parça değişimlerinin ve kabarık faturaların önüne geçecektir. Neticede DSG hassas bir mekanizma, ona ne kadar kulak verirseniz o da sizi o kadar yolda bırakmaz.
Şanzımandan gelen uğultunun arkasındaki ilk ve en sinsi şüpheli genellikle bilyalardır. Zamanla aşınan rulmanlar, o sürekli dönme hareketinin getirdiği sürtünmeyle birlikte metalik bir inleme sesi üretmeye başlar. Gaza bastıkça artar bu ses, ayağınızı gazdan çektiğinizde tonu değişir ama o rahatsız edici ton orada kalmaya devam eder. Rulman aşınması ihmal edilecek bir şey değildir, bir bakmışsınız küçücük bir rulman koca şanzımanı kitlemiş...
Peki ya şanzıman yağı? Kimileri bu yağın ömürlük olduğunu iddia eder durur ama inanmayın, metalin metalle sürtündüğü yerde ömürlük sıvı mı olurmuş? Yağ azaldıkça ya da zamanla vizkozitesini, yani o koruyucu yapısını kaybettikçe dişliler kuru kuru çalışmaya başlar. Isınan ve yağsız kalan dişlilerin tepkisi de işte tam olarak o duyduğunuz uğultu sesidir. Bazen sadece doğru yağı yenilemek bile o koca dert gibi görünen sesi bıçak gibi kesebilir.
Bazen de sorun doğrudan şanzımanın kalbinde, yani diferansiyel kısmındadır. Virajlarda veya yüksek süratlerde kendini daha çok belli eden o uğultu, diferansiyel dişlilerinin artık birbirine tam oturmadığının bir işaretidir. Dişli boşlukları arttıkça arabadaki o sessiz huzur yerini metalik bir koroya bırakır. Diferansiyel kaynaklı bir uğultu mu, yoksa basit bir tekerlek porya bilyası mı? İkisini birbirinden ayırmak ustalık ister, acele karar verip hemen şanzımanı indirtmeyin derim.
O sesi ilk duyduğunuz an kulak ardı etmeyin ama aracı da hemen çekiciye yükleyip panik yapmayın. Önce hızı artırıp azaltarak sesin tonunun nasıl değiştiğini bir gözlemleyin. Boşa aldığınızda ses kesiliyor mu yoksa gaza bastıkça ivmeleniyor mu, bunları not edin. Ustanıza gittiğinizde ona bu detayları vermek, gereksiz parça değişimlerinin ve kabarık faturaların önüne geçecektir. Neticede DSG hassas bir mekanizma, ona ne kadar kulak verirseniz o da sizi o kadar yolda bırakmaz.