Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracına geçtin, kontağı çevirdin ve yola koyuldun; tam her şey yolunda derken o tanıdık sarsıntıyı hissettin mi? Hani 1’den 2’ye geçerken sorun yok ama şanzıman bir anda 3’ü unutup 4’e atlayıverir ya... İki çift kavramalı o karmaşık yapının zihninde yarattığı ilk şüphe tam olarak bu anda başlar işte.
Vites göstergesindeki sayının birden ikişer ikişer büyüdüğünü görmek seni hemen paniğe sürüklememeli. Aslında DSG'nin o muazzam çalışma mantığı, sen daha gaza basarken bir sonraki vitesi hazırda bekletmek üzerine kuruludur. Bazen yazılımsal bir kafa karışıklığı, bazen de milisaniyelik bir sensör gecikmesi sistemin sıradaki vitesi teğet geçmesine yol açabilir...
Sürüş esnasında devir saatinin aniden dengesizleştiğini, motorun olması gerekenden daha düşük bir devirde boğulduğunu fark edebilirsin. Tekil viteslerin, yani 1, 3 ve 5'in tamamen devre dışı kalması durumunda ne yapacaksın peki? Bu durum genellikle kavrama plakalarından birinin aşırı ısınmasından veya mekatronik ünitenin iç basınç kaybetmesinden kaynaklanır; yani şanzımanın bir yarısı kendini korumaya almıştır.
Aracını yetkili bir servise çekip bilgisayara bağlatmadan önce yapabileceğin en mantıklı şey, o meşhur adapte etme, yani sıfırlama adımını denemek olabilir. Bazen basit bir voltaj dalgalanması bile beynin vites haritasını karıştırmasına yeter. Kontağı açıp gaza sonuna kadar basarak yapılan o küçük resetleme işlemi... Belki de seni binlerce liralık bir masraftan kurtaracak olan şey tam olarak bu pratik dokunuştur.
Sık dur-kalk yapılan yoğun şehir trafiğinde şanzıman yağının sıcaklığı tavan yaptığında bu atlama sorununu daha sık yaşaman tesadüf değil. Debriyaj balatasının yüzeyi pürüzsüzlüğünü kaybettikçe mekatronik ünite vitesi pürüzsüz geçiremez, çareyi bir sonraki dişliye sıçramakta bulur. Şanzıman yağı ve filtresi değişmeyeli kaç bin kilometre oldu, hiç düşündün mü?
Mekatronik dediğimiz o hassas hidrolik beyin, şanzımanın kalbi sayılır ve içindeki en ufak bir basınç sızıntısı doğrudan geçişleri etkiler. Valflerin tıkalı olması veya hidrolik pompanın yeterli basıncı üretememesi viteslerin atlanarak geçilmesine sebep olur. Bazen sadece bir selenoid valf arızasıdır bütün bu can sıkıcı sürecin arkasındaki tek sorumlu.
Direksiyon başındayken viteslerin atladığını sezdiğin an aracı daha fazla zorlamadan kenara çekip dinlendirmek en akıllıca hamle olacaktır. Manuel moda geçip vitesleri kendin küçültmeyi denemek, sistemin mekanik olarak kilitlenip kilitlenmediğini sana anında gösterir. Şanzımandan gelen garip sesleri duymazdan gelmekse... İleride çok daha büyük bir mekanik felakete davetiye çıkarmak demektir.
Vites göstergesindeki sayının birden ikişer ikişer büyüdüğünü görmek seni hemen paniğe sürüklememeli. Aslında DSG'nin o muazzam çalışma mantığı, sen daha gaza basarken bir sonraki vitesi hazırda bekletmek üzerine kuruludur. Bazen yazılımsal bir kafa karışıklığı, bazen de milisaniyelik bir sensör gecikmesi sistemin sıradaki vitesi teğet geçmesine yol açabilir...
Sürüş esnasında devir saatinin aniden dengesizleştiğini, motorun olması gerekenden daha düşük bir devirde boğulduğunu fark edebilirsin. Tekil viteslerin, yani 1, 3 ve 5'in tamamen devre dışı kalması durumunda ne yapacaksın peki? Bu durum genellikle kavrama plakalarından birinin aşırı ısınmasından veya mekatronik ünitenin iç basınç kaybetmesinden kaynaklanır; yani şanzımanın bir yarısı kendini korumaya almıştır.
Aracını yetkili bir servise çekip bilgisayara bağlatmadan önce yapabileceğin en mantıklı şey, o meşhur adapte etme, yani sıfırlama adımını denemek olabilir. Bazen basit bir voltaj dalgalanması bile beynin vites haritasını karıştırmasına yeter. Kontağı açıp gaza sonuna kadar basarak yapılan o küçük resetleme işlemi... Belki de seni binlerce liralık bir masraftan kurtaracak olan şey tam olarak bu pratik dokunuştur.
Sık dur-kalk yapılan yoğun şehir trafiğinde şanzıman yağının sıcaklığı tavan yaptığında bu atlama sorununu daha sık yaşaman tesadüf değil. Debriyaj balatasının yüzeyi pürüzsüzlüğünü kaybettikçe mekatronik ünite vitesi pürüzsüz geçiremez, çareyi bir sonraki dişliye sıçramakta bulur. Şanzıman yağı ve filtresi değişmeyeli kaç bin kilometre oldu, hiç düşündün mü?
Mekatronik dediğimiz o hassas hidrolik beyin, şanzımanın kalbi sayılır ve içindeki en ufak bir basınç sızıntısı doğrudan geçişleri etkiler. Valflerin tıkalı olması veya hidrolik pompanın yeterli basıncı üretememesi viteslerin atlanarak geçilmesine sebep olur. Bazen sadece bir selenoid valf arızasıdır bütün bu can sıkıcı sürecin arkasındaki tek sorumlu.
Direksiyon başındayken viteslerin atladığını sezdiğin an aracı daha fazla zorlamadan kenara çekip dinlendirmek en akıllıca hamle olacaktır. Manuel moda geçip vitesleri kendin küçültmeyi denemek, sistemin mekanik olarak kilitlenip kilitlenmediğini sana anında gösterir. Şanzımandan gelen garip sesleri duymazdan gelmekse... İleride çok daha büyük bir mekanik felakete davetiye çıkarmak demektir.