Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gaza basıyorsun ama o eski şahlanıştan eser yok, değil mi? DPF yani dizel partikül filtresi dolduğunda motorun nefesi kesilir, araba adeta arkadan biri asılıyormuş gibi ağırlaşır. Egzoz gazı dışarı rahat çıkamayınca silindirlerin içinde biriken geri basınç, motorun üretmeye çalıştığı bütün o gücü boğar; güç üretemeyen motor da çekişten pat diye düşer.
Sistem egzoz hattının tıkandığını fark ettiği an seni korumak adına hemen "koruma modu" yani limp mode denilen belaya geçer. Bütün o güvendiğin beygirler bir anda buhar olur, araç devir almaz, yokuş yukarı çıkarken arkandaki kamyonlardan korna yersin... Beyin, turboyu ve yakıt akışını kısıtlayarak motoru patlatmanı engellemeye çalışıyordur aslında.
Sadece güç kaybıyla kurtulsan yine iyi, o tıkalı filtre yüzünden harcadığın yakıt miktarı tavan yapar. Pistonlar egzoz gazını dışarı itebilmek için iki kat daha fazla güç harcar, bu ekstra çaba da depodaki motorini adeta sünger gibi emer. Hem gitmeyen hem de benzinliği ocağına incir ağacı diken bir arabayla baş başa kalırsın.
Turbonun ıslık sesini duymaya başladın mı hiç son zamanlarda? Tıkanan DPF yüzünden sıkışan o aşırı sıcak gazlar geri tepip doğrudan turbo miline ve türbin kanatlarına yüklenir. Çekiş düşüklüğünü ciddiye almayıp sürmeye devam edersen, yarın bir gün filtresini temizletmekle kurtulacağın arabaya komple yeni turbo almak zorunda kalırsın.
Şehir içinde düşük devirde kısa mesafe sürmeyi bırak artık, o filtre başka türlü kendini temizleyemez. Arabayı haftada bir şöyle bomboş otobana çıkarıp en az yirmi dakika yüksek devirde bağırtman şart. O kurumların yanıp kül olması için egzoz sıcaklığının tavan yapması gerekiyor, yoksa usta usta gezmekten başın döner.
Sistem egzoz hattının tıkandığını fark ettiği an seni korumak adına hemen "koruma modu" yani limp mode denilen belaya geçer. Bütün o güvendiğin beygirler bir anda buhar olur, araç devir almaz, yokuş yukarı çıkarken arkandaki kamyonlardan korna yersin... Beyin, turboyu ve yakıt akışını kısıtlayarak motoru patlatmanı engellemeye çalışıyordur aslında.
Sadece güç kaybıyla kurtulsan yine iyi, o tıkalı filtre yüzünden harcadığın yakıt miktarı tavan yapar. Pistonlar egzoz gazını dışarı itebilmek için iki kat daha fazla güç harcar, bu ekstra çaba da depodaki motorini adeta sünger gibi emer. Hem gitmeyen hem de benzinliği ocağına incir ağacı diken bir arabayla baş başa kalırsın.
Turbonun ıslık sesini duymaya başladın mı hiç son zamanlarda? Tıkanan DPF yüzünden sıkışan o aşırı sıcak gazlar geri tepip doğrudan turbo miline ve türbin kanatlarına yüklenir. Çekiş düşüklüğünü ciddiye almayıp sürmeye devam edersen, yarın bir gün filtresini temizletmekle kurtulacağın arabaya komple yeni turbo almak zorunda kalırsın.
Şehir içinde düşük devirde kısa mesafe sürmeyi bırak artık, o filtre başka türlü kendini temizleyemez. Arabayı haftada bir şöyle bomboş otobana çıkarıp en az yirmi dakika yüksek devirde bağırtman şart. O kurumların yanıp kül olması için egzoz sıcaklığının tavan yapması gerekiyor, yoksa usta usta gezmekten başın döner.