Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yağmur damlaları asfaltı dövmeye başladığı an, o koca gövdeli dizel motorun ruhu adeta daralır; gösterge panelindeki o minik simge ise sürücüye sessiz ama sert bir ihbar bırakır.
Kim derdi ki gökyüzünden süzülen masum su damlacıkları, egzoz borusunun içindeki devasa ısı dengesini altüst edip metal yığınını bir anda alarm durumuna geçirecek.
Sıcaklık düşer, nem tavan yapar ve o hassas filtrenin içindeki kurum zerreleri adeta birbirine kenetlenip rejenerasyon döngüsünü yarıda bırakır... Ne acı.
Aslında ortada fol yok yumurta yokken, sadece ıslak zeminlerden sıçrayan suyun egzoz gövdesini aniyeten soğutması her şeyi berbat etmeye yeter de artar bile.
Peki ya o an motoru yüksek devirde bağırtmanın tek çare olduğunu sanıp aracı hırpalayanlara ne demeli; bazen sadece durup tabiatın kendi dengesini bulmasını beklemek gerekir...
Kurum dediğin şey öyle kolay kolay temizlenmez, hele ki hava soğuk ve yollar su içindeyken o egzoz sıcaklığını istenen seviyede tutmak neredeyse imkansızdır.
Şehir içi trafikte dur-kalk yaparken bir de yağmur bastırdı mı, o dizel filtrenin ömründen ömür gider de farkına bile varmazsınız.
Kuru havalarda kuzu gibi çalışan o sistem, iş nemli havaya ve ıslak asfaltlara kalınca neden bir anda asi bir çocuğa dönüşür ki...
Belki de sorunu filtrede değil, sürekli kısa mesafelerde aracı soğuk tutarak kullanan kendi sürüş alışkanlıklarımızda aramalıyız, kim bilir.
Kim derdi ki gökyüzünden süzülen masum su damlacıkları, egzoz borusunun içindeki devasa ısı dengesini altüst edip metal yığınını bir anda alarm durumuna geçirecek.
Sıcaklık düşer, nem tavan yapar ve o hassas filtrenin içindeki kurum zerreleri adeta birbirine kenetlenip rejenerasyon döngüsünü yarıda bırakır... Ne acı.
Aslında ortada fol yok yumurta yokken, sadece ıslak zeminlerden sıçrayan suyun egzoz gövdesini aniyeten soğutması her şeyi berbat etmeye yeter de artar bile.
Peki ya o an motoru yüksek devirde bağırtmanın tek çare olduğunu sanıp aracı hırpalayanlara ne demeli; bazen sadece durup tabiatın kendi dengesini bulmasını beklemek gerekir...
Kurum dediğin şey öyle kolay kolay temizlenmez, hele ki hava soğuk ve yollar su içindeyken o egzoz sıcaklığını istenen seviyede tutmak neredeyse imkansızdır.
Şehir içi trafikte dur-kalk yaparken bir de yağmur bastırdı mı, o dizel filtrenin ömründen ömür gider de farkına bile varmazsınız.
Kuru havalarda kuzu gibi çalışan o sistem, iş nemli havaya ve ıslak asfaltlara kalınca neden bir anda asi bir çocuğa dönüşür ki...
Belki de sorunu filtrede değil, sürekli kısa mesafelerde aracı soğuk tutarak kullanan kendi sürüş alışkanlıklarımızda aramalıyız, kim bilir.