Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllarca sanayide, tamirci çıraklarının yanında dirsek çürüttüm; o direksiyonun elinin altında tir tir titremesi kadar sürücünün asabını bozan çok az şey vardır. Gaza basarsın, hız tam 90'a dayanır ve birden sanki ön takım kopup gidecekmiş gibi bir sarsıntı başlar. Çoğu sürücü bunu hemen rot balansa bağlar, geçer. Oysa o aracı kaldıraca, yani lifte almadan sorunun gerçek yüzünü asla göremezsiniz. Dışarıdan bakıp akıl yürütmek sadece zaman kaybı...
Lifte kaldırılan bir arabada titremenin izini sürmek adeta bir polisiye vakayı çözmeye benzer. Ustalar arabayı göğüs seviyesine getirir getirmez ilk iş lastikleri elle bir tur hızlıca çevirir. Gözünüzü lastiğin sırtına dikeceksiniz orada. Yüzeyde en ufak bir dalgalanma, bal balon yapmış bir bölge veya tabanda düzensiz bir aşınma var mı? Zaten lastik dönerken o yalpalama hemen gözünüze çarpar, kaçırma şansınız yok.
Bazen lastikte görünürde hiçbir şey yoktur ama jantın içi dert doludur. Aracı lifte alıp tekerlekleri boşta çevirdiğinizde, jantın iç yanağındaki o hafif eğrilik hemen kendini belli eder. Kaldırıma sert çıkmışsınızdır, çukura hızlı girmişsinizdir... Jantın formu bir kere bozuldu mu, balance makinesi bile bazen sizi kandırabilir ama liftteki o çıplak göz asla yalan söylemez.
Lifte kaldırmanın en büyük nimeti, tekerleği iki elinizle saat 9 ve 3 yönlerinden tutup sertçe sallama imkanı vermesidir. Şöyle güçlüce asılacaksınız o tekerleye! Eğer elinize tıkır tıkır bir boşluk geliyorsa, geçmiş olsun; sorun ne balansta ne de lastikte. Rot kolu bilyası vuruyordur, rotil ömrünü tamamlamıştır. Direksiyona kadar vuran o lanet titreme işte tam olarak o milimetrik boşluktan beslenir.
Gelelim en çok gözden kaçan, adamı çıldırtan o gizli sebebe: Aks mili ve iç aks kafaları. Araba lifttelendir, ustaya dersin ki "geç direksiyona, tak birinci vitese, ver gazı." Tekerlekler havada dönerken alt tarafa geçip akslara bakarsın. Eğer aks milinde bir salgı, bir yalpalama varsa... Titreme yüksek hızda değil, tam aksine gaza bastıkça arabayı kasadan sallamaya başlar.
Şunu asla unutmayın, lifte alınan araca tek bir açıdan bakarak teşhis koyulmaz. Arabanın altı, ustaya ve sürücüye hikayenin tamamını anlatan açık bir kitaptır aslında. Tekerlek rulmanından gelen o hafif uğultuyu bile tekerleği boştayken elle çevirip amortisör yayını tutarak anlarsınız; yaya vuran titreme rulmanın bittiğinin resmidir. İşini bilen usta hemen lifte çeker arabayı, laf kalabalığı yapmaz.
Lifte kaldırılan bir arabada titremenin izini sürmek adeta bir polisiye vakayı çözmeye benzer. Ustalar arabayı göğüs seviyesine getirir getirmez ilk iş lastikleri elle bir tur hızlıca çevirir. Gözünüzü lastiğin sırtına dikeceksiniz orada. Yüzeyde en ufak bir dalgalanma, bal balon yapmış bir bölge veya tabanda düzensiz bir aşınma var mı? Zaten lastik dönerken o yalpalama hemen gözünüze çarpar, kaçırma şansınız yok.
Bazen lastikte görünürde hiçbir şey yoktur ama jantın içi dert doludur. Aracı lifte alıp tekerlekleri boşta çevirdiğinizde, jantın iç yanağındaki o hafif eğrilik hemen kendini belli eder. Kaldırıma sert çıkmışsınızdır, çukura hızlı girmişsinizdir... Jantın formu bir kere bozuldu mu, balance makinesi bile bazen sizi kandırabilir ama liftteki o çıplak göz asla yalan söylemez.
Lifte kaldırmanın en büyük nimeti, tekerleği iki elinizle saat 9 ve 3 yönlerinden tutup sertçe sallama imkanı vermesidir. Şöyle güçlüce asılacaksınız o tekerleye! Eğer elinize tıkır tıkır bir boşluk geliyorsa, geçmiş olsun; sorun ne balansta ne de lastikte. Rot kolu bilyası vuruyordur, rotil ömrünü tamamlamıştır. Direksiyona kadar vuran o lanet titreme işte tam olarak o milimetrik boşluktan beslenir.
Gelelim en çok gözden kaçan, adamı çıldırtan o gizli sebebe: Aks mili ve iç aks kafaları. Araba lifttelendir, ustaya dersin ki "geç direksiyona, tak birinci vitese, ver gazı." Tekerlekler havada dönerken alt tarafa geçip akslara bakarsın. Eğer aks milinde bir salgı, bir yalpalama varsa... Titreme yüksek hızda değil, tam aksine gaza bastıkça arabayı kasadan sallamaya başlar.
Şunu asla unutmayın, lifte alınan araca tek bir açıdan bakarak teşhis koyulmaz. Arabanın altı, ustaya ve sürücüye hikayenin tamamını anlatan açık bir kitaptır aslında. Tekerlek rulmanından gelen o hafif uğultuyu bile tekerleği boştayken elle çevirip amortisör yayını tutarak anlarsınız; yaya vuran titreme rulmanın bittiğinin resmidir. İşini bilen usta hemen lifte çeker arabayı, laf kalabalığı yapmaz.