Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde aniden beliren o motor arıza ışığı, otomobil sevdalıları olarak hepimizin midesine oturan o malum krampın ilk habercisidir. Hele ki kullandığımız araç bir BMW ise, kaputun altındaki o hassas Alman mühendisliği en ufak bir ritim bozukluğunda hemen tepki verir. Birçoğumuz o an "Eyvah, motor gitti" paniğine kapılsak da, suçlu çok büyük ihtimalle egzoz sistemine gizlenmiş küçücük bir parçadır. Evet, egzoz gazındaki oksijen oranını saniye saniye koklayan lambda sensöründen bahsettiğimizi anladınız bile...
Sessizce görevini yapan bu minik parça bozulduğunda, otomobilinizin karakteri bir anda değişir ve adeta dili tutulur. Yakıt deposunu sanki altı delikmişçesine hızla boşaltmaya başlayan bir BMW görüyorsanız, aradığınız yanıt tam olarak burada gizli. Aracın beyni doğru veriyi alamayınca bocalıyor, ne kadar yakıt püskürteceğini bilemeyip işi garantiye almak için zengin karışıma geçiyor. Yani anlayacağınız; hem cebiniz yanıyor hem de o pürüzsüz sürüş keyfiniz bir anda buhar olup uçuyor.
Hızlanırken yaşanan o anlık kesintiler, gaza bastığınızda arabanın şöyle bir silkelenip geriye düşmesi tesadüf olamaz. Motorun o pürüzsüz, ipeksi rölanti sesinin yerini dengesiz ve sarsıntılı bir çalışmaya bırakması... Bazen insan "Acaba kötü yakıt mı aldım?" diye kendini teselli etmeye çalışıyor ama gerçek maalesef bu kadar masum değil. Egzozdan gelen o keskin yakıt kokusu burnunuza çalındıysa, lambda sensörünüz son nefesini vermek üzere demektir.
Sadece kendi cebimizi değil, arkamızda bıraktığımız izleri de düşünmek zorundayız bu süreçte. Zaten emisyon testine gittiğinizde gerçeğin soğuk yüzüyle pat diye karşılaşıyorsunuz. Sensör yanlış ölçüm yaptıkça doğaya salınan zehirli gaz miktarı tavan yapıyor, katalitik konvertör gereksiz yere aşırı ısınıp kendi kendini imha etmeye başlıyor. Ufacık bir sensör değişiminden kaçarken, yarın öbür gün binlerce liralık devasa bir egzoz sistemi faturasıyla baş başa kalmak var işin ucunda.
Peki, bu durumda ne yapacağız; arızayı fark ettiğimiz an sanayinin yolunu tutup ilk önümüze gelen parçayı taktıracak mıyız? Sakın ha! BMW gibi yüksek hassasiyetle çalışan araçlarda ucuz, muadil ya da kalitesiz yan sanayi sensör kullanmak adeta pimi çekilmiş bir bomba bırakmaktır. İki gün sonra aynı arıza ışığının tekrar yakacağını bile bile o maceraya girmeye inan değmez. Orijinal veya BMW'nin kendi ürettiği kaliteli ekipman üreticisi marka neyse onu seçin, kafanız da cebiniz de uzun vadede rahat etsin.
İşin uzmanı bir ustaya gidip bilgisayara bağlattığınızda, teşhisi koymak zaten birkaç dakikanızı almayacaktır. Ancak unutmayın; bazen sorun sensörün kendisinde değil, ona giden kablo tesisatında ya da egzoz sistemindeki ufak bir kaçakta da olabilir. Yani hemen parçayı söküp çöpe atmadan önce, sistemin tamamına göz atan tecrübeli bir çift gözün kontrolü şart. Yolu seven, aracının dilinden anlayan sürücüler olarak bizler bu detayları atlamayız, atlamamalıyız.
Sessizce görevini yapan bu minik parça bozulduğunda, otomobilinizin karakteri bir anda değişir ve adeta dili tutulur. Yakıt deposunu sanki altı delikmişçesine hızla boşaltmaya başlayan bir BMW görüyorsanız, aradığınız yanıt tam olarak burada gizli. Aracın beyni doğru veriyi alamayınca bocalıyor, ne kadar yakıt püskürteceğini bilemeyip işi garantiye almak için zengin karışıma geçiyor. Yani anlayacağınız; hem cebiniz yanıyor hem de o pürüzsüz sürüş keyfiniz bir anda buhar olup uçuyor.
Hızlanırken yaşanan o anlık kesintiler, gaza bastığınızda arabanın şöyle bir silkelenip geriye düşmesi tesadüf olamaz. Motorun o pürüzsüz, ipeksi rölanti sesinin yerini dengesiz ve sarsıntılı bir çalışmaya bırakması... Bazen insan "Acaba kötü yakıt mı aldım?" diye kendini teselli etmeye çalışıyor ama gerçek maalesef bu kadar masum değil. Egzozdan gelen o keskin yakıt kokusu burnunuza çalındıysa, lambda sensörünüz son nefesini vermek üzere demektir.
Sadece kendi cebimizi değil, arkamızda bıraktığımız izleri de düşünmek zorundayız bu süreçte. Zaten emisyon testine gittiğinizde gerçeğin soğuk yüzüyle pat diye karşılaşıyorsunuz. Sensör yanlış ölçüm yaptıkça doğaya salınan zehirli gaz miktarı tavan yapıyor, katalitik konvertör gereksiz yere aşırı ısınıp kendi kendini imha etmeye başlıyor. Ufacık bir sensör değişiminden kaçarken, yarın öbür gün binlerce liralık devasa bir egzoz sistemi faturasıyla baş başa kalmak var işin ucunda.
Peki, bu durumda ne yapacağız; arızayı fark ettiğimiz an sanayinin yolunu tutup ilk önümüze gelen parçayı taktıracak mıyız? Sakın ha! BMW gibi yüksek hassasiyetle çalışan araçlarda ucuz, muadil ya da kalitesiz yan sanayi sensör kullanmak adeta pimi çekilmiş bir bomba bırakmaktır. İki gün sonra aynı arıza ışığının tekrar yakacağını bile bile o maceraya girmeye inan değmez. Orijinal veya BMW'nin kendi ürettiği kaliteli ekipman üreticisi marka neyse onu seçin, kafanız da cebiniz de uzun vadede rahat etsin.
İşin uzmanı bir ustaya gidip bilgisayara bağlattığınızda, teşhisi koymak zaten birkaç dakikanızı almayacaktır. Ancak unutmayın; bazen sorun sensörün kendisinde değil, ona giden kablo tesisatında ya da egzoz sistemindeki ufak bir kaçakta da olabilir. Yani hemen parçayı söküp çöpe atmadan önce, sistemin tamamına göz atan tecrübeli bir çift gözün kontrolü şart. Yolu seven, aracının dilinden anlayan sürücüler olarak bizler bu detayları atlamayız, atlamamalıyız.