Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Geçen ay bir dostum gecenin üçünde telefon etti, sesi titriyor, acıdan nefes bile alamıyor. Sağ böbreğin oraya bir bıçak saplanmış sanki, kıvranıp duruyor salondaki halının üzerinde. İnsan böyle anlarda ne yapacağını şaşırır ya... İşte o bıçak saplanır gibi gelen, dur durak bilmeyen böbrek sancısı var ya, hic vakit kaybetmeden bir acil servisin yolunu tutmanızı gerektirir. Öyle "biraz parol alayım geçer" denecek bir durum değil bu, resmen böbreğin "imdat" çığlığıdır.
Tuvalete girip de klozetin içinde kıpkırmızı bir renkle karşılaşmanın insanda yarattığı o ilk paniği tahmin edebilirsiniz. Hatta acı falan da yoksa, "herhalde pancar yemiştim ondandır" diye kendimizi kandırmaya meyilliyizdir hepimiz, insanoğlu işte. Vallahi billahi ihmale gelmez bu iş. İdrarda gözle görülür kan olması, ister ağrılı olsun ister tamamen sızısız, ürolojinin en kırmızı alarmıdır. Hiç vakit kaybetmeden bir uzmanın görmesi şart, ertelenecek tek bir günü bile yok.
Adamın biri poliklinik kapısında bükülmüş kalmıştı, idrarı var ama bir damla bile damlatamıyor, patlayacak raddeye gelmiş. O anki çaresizlik duygusu gözlerinden okunuyordu valla. İdrar kesesinin aniden kilitlenmesi, yani sıkışmanıza rağmen tek bir damla dahi yapamama hali derhal müdahale gerektirir. Sondayla o basıncı boşaltmak gerekir yoksa böbreklere kadar vurur o yük, dokuları mahveder...
Aniden başlayan, testislerdeki o korkunç ağrıyla uyanmak nasıl bir şeydir bilir misiniz? Özellikle genç çocuklarda veya delikanlılarda birdenbire beliren o şiddetli yumurtalık ağrısı ve şişlik... Abi yok böyle bir acı, dakikalarla yarışırsınız âdeta. Testisin kendi etrafında dönüp damarlarını boğması ihtimali var ki, ilk birkaç saat içinde müdahale edilmezse organı kaybettirir adama. Yani "sabah olsun bakarız" denmeyecek durumların başında geliyor bu meret.
Ateş 39’a vurmuş, tir tir titriyor, bir yandan da belinin arkasında sinsi bir sızı var. Basit bir idrar yolu enfeksiyonu sanıp evde bitki çayıyla geçirmeye çalışan çok insan gördüm meslek hayatımda. İdrar yaparken yanmaya yüksek ateş ve titreme eşlik ediyorsa iş rengini değiştirmiştir; enfeksiyon yukarı, böbreklere tırmanmış demektir. Bu saatten sonra evde beklemek sadece ateşe odun atmak olur, hemen bir acil değerlendirme şart.
Tuvalete girip de klozetin içinde kıpkırmızı bir renkle karşılaşmanın insanda yarattığı o ilk paniği tahmin edebilirsiniz. Hatta acı falan da yoksa, "herhalde pancar yemiştim ondandır" diye kendimizi kandırmaya meyilliyizdir hepimiz, insanoğlu işte. Vallahi billahi ihmale gelmez bu iş. İdrarda gözle görülür kan olması, ister ağrılı olsun ister tamamen sızısız, ürolojinin en kırmızı alarmıdır. Hiç vakit kaybetmeden bir uzmanın görmesi şart, ertelenecek tek bir günü bile yok.
Adamın biri poliklinik kapısında bükülmüş kalmıştı, idrarı var ama bir damla bile damlatamıyor, patlayacak raddeye gelmiş. O anki çaresizlik duygusu gözlerinden okunuyordu valla. İdrar kesesinin aniden kilitlenmesi, yani sıkışmanıza rağmen tek bir damla dahi yapamama hali derhal müdahale gerektirir. Sondayla o basıncı boşaltmak gerekir yoksa böbreklere kadar vurur o yük, dokuları mahveder...
Aniden başlayan, testislerdeki o korkunç ağrıyla uyanmak nasıl bir şeydir bilir misiniz? Özellikle genç çocuklarda veya delikanlılarda birdenbire beliren o şiddetli yumurtalık ağrısı ve şişlik... Abi yok böyle bir acı, dakikalarla yarışırsınız âdeta. Testisin kendi etrafında dönüp damarlarını boğması ihtimali var ki, ilk birkaç saat içinde müdahale edilmezse organı kaybettirir adama. Yani "sabah olsun bakarız" denmeyecek durumların başında geliyor bu meret.
Ateş 39’a vurmuş, tir tir titriyor, bir yandan da belinin arkasında sinsi bir sızı var. Basit bir idrar yolu enfeksiyonu sanıp evde bitki çayıyla geçirmeye çalışan çok insan gördüm meslek hayatımda. İdrar yaparken yanmaya yüksek ateş ve titreme eşlik ediyorsa iş rengini değiştirmiştir; enfeksiyon yukarı, böbreklere tırmanmış demektir. Bu saatten sonra evde beklemek sadece ateşe odun atmak olur, hemen bir acil değerlendirme şart.