Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın kör ayazında o start tuşuna basarsın da motorun sarsıntıyla uyanıp homurdanmaya başlaması yok mu, işte o an şoförün kalbine saplanan ilk hançerdir.
Yılların verdiği o ağır metal kokusu, egzozdan süzülen o siyah dumanla birleştiğinde garajın içi adeta bir sanayi cehennemine döner; peki ya o gizli parça niye sustu birdenbire?
Kilometre saati devindikçe ciğerleri kurum bağlayan o Alman mühendisliği, Alman otobanları yerine bizim köşe başı trafiklerinde nefes alamaz hale geliyorsa burada başka bir hesap hatası var demektir.
Gaz pedalına yükleniyorsun ama araba sanki arkasından çekiçle vurulmuş gibi yığılıp kalıyor; o an o devir saatinin yükselmeyişi insanın sinir uçlarına basan en acımasız ritimdir.
Yetkili servisin kapısını aşındırmaktan bıkıp sanayi esnafının çay ocağında çare arayanların yüzündeki o yorgun ifade, bu arızanın sadece bir parça meselesi olmadığını çoktan özetliyor aslında...
Kimi usta "enjektör" der, kimi "turbo" der ama asıl suçlu hep o sessiz sedasız çalışan, kurumla boğuşmaktan tıkanıp kalmış zavallı valfin ta kendisidir.
Temizletmek mi,seksen bin liralık sıfır parçayı rafa koyup parayı bayılmak mı; işte modern zaman sürücüsünün en ağır vicdan muhasebesi tam da bu kavşakta başlar.
Yılların verdiği o ağır metal kokusu, egzozdan süzülen o siyah dumanla birleştiğinde garajın içi adeta bir sanayi cehennemine döner; peki ya o gizli parça niye sustu birdenbire?
Kilometre saati devindikçe ciğerleri kurum bağlayan o Alman mühendisliği, Alman otobanları yerine bizim köşe başı trafiklerinde nefes alamaz hale geliyorsa burada başka bir hesap hatası var demektir.
Gaz pedalına yükleniyorsun ama araba sanki arkasından çekiçle vurulmuş gibi yığılıp kalıyor; o an o devir saatinin yükselmeyişi insanın sinir uçlarına basan en acımasız ritimdir.
Yetkili servisin kapısını aşındırmaktan bıkıp sanayi esnafının çay ocağında çare arayanların yüzündeki o yorgun ifade, bu arızanın sadece bir parça meselesi olmadığını çoktan özetliyor aslında...
Kimi usta "enjektör" der, kimi "turbo" der ama asıl suçlu hep o sessiz sedasız çalışan, kurumla boğuşmaktan tıkanıp kalmış zavallı valfin ta kendisidir.
Temizletmek mi,seksen bin liralık sıfır parçayı rafa koyup parayı bayılmak mı; işte modern zaman sürücüsünün en ağır vicdan muhasebesi tam da bu kavşakta başlar.