Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
BMW motoru affetmez. O ateşleme sistemindeki en ufak bir ritim kaybı, o çok güvendiğin sürüş dinamiğini saniyeler içinde yerle bir eder. Gaz pedalına bastığında o eski canavar gibi fırlamak yerine nazlanıyorsa, boşuna benzin kalitesine bok atma. Buji gitmiş işte. Kimse kendini kandırmasın, o ibre öyle ağır ağır yükseliyorsa altında bir arıza yatıyor demektir...
Motor rölantide dururken o direksiyondaki titreşimi hissediyor musun? Hani sanki araba nefes almakta zorlanıyormuş gibi, sanki içeride bir şeyler sürekli sekteye uğruyor gibi... Işıklarda beklerken devir saatinin o tuhaf dansı zaten her şeyi anlatıyor. Titrer, sarsılır, hatta bazen stop eder. Bir BMW rölantide yağ gibi kaymıyorsa, ateşleme odasında yangın çıkmıyor demektir.
Gaza aniden yüklendiğinde gelen o gıcık tekleme hissi... Tam sollamaya çıkacaksın, güç gelsin diye bekliyorsun ama araba bir anlığına yığılıp kalıyor. Yığılır, silkelenir, sonra isteksizce toparlar. İvmelenme dediğin pürüzsüz olur, kesik kesik değil. Buji kıvılcımı çakamazsa piston boşa döner, sen de koltukta öylece kalakalırsın.
Yakıt tüketimi durup dururken tavan mı yaptı? Depoyu dolduruyorsun, daha dün aldığın benzin su gibi akıp gidiyor. Çatır çatır yakıt harcayan ama bir türlü yürümeyen bir araba kadar sinir bozucu az şey var bu dünyada. Yanmayan yakıt direkt egzozdan atılıyor çünkü. Paran havaya uçuyor, haberin olsun.
Gösterge panelindeki o sarı motor arıza lambası keyfinden yanmıyor. "Daha gider bu" deyip geçiştirenlerdensen, yakın zamanda sanayide usta çayı içmeye hazır ol. O lamba yandıysa ateşleme sisteminde bir felaket zinciri başlamış olabilir. Buji deyip geçme, bobini de peşinden sürükler, katalitik konvertörü de eline verir.
Sabahları marşa bastığında o motor neden nazlanarak çalışsın ki? Bir kerede alması gereken motor, sanki akü bitikmiş gibi isteksizce dönüyorsa bakacağın ilk yer belli. Soğuk havalarda bu kriz iki katına çıkar. İlk ateşleme temiz olmadı mı, o silindirler doğru düzgün ısınmaz bile...
Usta usta gezmeyi bırakıp doğru parçayı taktıracaksın, bu kadar basit. Ucuz parça takıp BMW biniyorum diye gezilmez. Ateşleme aralığı yanlış bir buji, o motora yapacağın en büyük kötülüktür. Git orijinalini al, kafan rahat etsin. Zamanında değişmeyen her parça, ileride sana katlanmış bir fatura olarak geri döner.
Motor rölantide dururken o direksiyondaki titreşimi hissediyor musun? Hani sanki araba nefes almakta zorlanıyormuş gibi, sanki içeride bir şeyler sürekli sekteye uğruyor gibi... Işıklarda beklerken devir saatinin o tuhaf dansı zaten her şeyi anlatıyor. Titrer, sarsılır, hatta bazen stop eder. Bir BMW rölantide yağ gibi kaymıyorsa, ateşleme odasında yangın çıkmıyor demektir.
Gaza aniden yüklendiğinde gelen o gıcık tekleme hissi... Tam sollamaya çıkacaksın, güç gelsin diye bekliyorsun ama araba bir anlığına yığılıp kalıyor. Yığılır, silkelenir, sonra isteksizce toparlar. İvmelenme dediğin pürüzsüz olur, kesik kesik değil. Buji kıvılcımı çakamazsa piston boşa döner, sen de koltukta öylece kalakalırsın.
Yakıt tüketimi durup dururken tavan mı yaptı? Depoyu dolduruyorsun, daha dün aldığın benzin su gibi akıp gidiyor. Çatır çatır yakıt harcayan ama bir türlü yürümeyen bir araba kadar sinir bozucu az şey var bu dünyada. Yanmayan yakıt direkt egzozdan atılıyor çünkü. Paran havaya uçuyor, haberin olsun.
Gösterge panelindeki o sarı motor arıza lambası keyfinden yanmıyor. "Daha gider bu" deyip geçiştirenlerdensen, yakın zamanda sanayide usta çayı içmeye hazır ol. O lamba yandıysa ateşleme sisteminde bir felaket zinciri başlamış olabilir. Buji deyip geçme, bobini de peşinden sürükler, katalitik konvertörü de eline verir.
Sabahları marşa bastığında o motor neden nazlanarak çalışsın ki? Bir kerede alması gereken motor, sanki akü bitikmiş gibi isteksizce dönüyorsa bakacağın ilk yer belli. Soğuk havalarda bu kriz iki katına çıkar. İlk ateşleme temiz olmadı mı, o silindirler doğru düzgün ısınmaz bile...
Usta usta gezmeyi bırakıp doğru parçayı taktıracaksın, bu kadar basit. Ucuz parça takıp BMW biniyorum diye gezilmez. Ateşleme aralığı yanlış bir buji, o motora yapacağın en büyük kötülüktür. Git orijinalini al, kafan rahat etsin. Zamanında değişmeyen her parça, ileride sana katlanmış bir fatura olarak geri döner.