Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Eski model karbüratörlü araçların kaputunu açtığında o benzin kokusunu hâlâ burnumda hissederim, o zamanlar hava yapmak deyince akla hemen dizeller gelirdi doğrusu.
Enjektörlü modern benzinli otomobillerde bu durum biraz daha farklı işliyor elbette, sistem zaten sürekli bir basınç altında çalışıyor ve kendi kendine havasını alıyor bir şekilde.
Yine de deponun dibini sıyırdığın o malum günleri hatırla, yakıt bittiğinde pompa kuru çalışmaya başlar ve boruların içine narin ama sinir bozucu hava kabarcıkları doluşur.
Marşa basarsın basmasına da motor bir türlü o eski neşeli homurtusuyla çalışmaz, sanki boğazına bir şey tıkanmış gibi öksürür durur işte.
Aslında benzinli motor hava yapar mı sorusunun en net cevabı tam olarak burada gizlidir; nadiren de olsa yapar ama dizel gibi mazot filtresi söküp pompa lamak zorunda bırakmaz seni.
Depoyu tamamen kurutmadığın sürece o sistemdeki basınç regülatörü fazla havayı tanka geri gönderir zaten, mühendisler bunu senin için çoktan düşünmüştür.
Ancak hortum bağlantılarında ufak bir çatlak ya da gevşeklik varsa dışarıdan sürekli hava emmeye başlar, rölantide dalgalanma yapması da tam olarak bu yüzden başlar işte.
Gaza bastığında araba aniden yığılıverir, sanki arkadan biri çekiyormuş gibi garip bir his kaplar içini ve sen ne olduğunu anlamaya çalışırsın şaşkınlıkla.
Bazen tamirciye gidersin ustaya derdini anlatırsın, o da kaputu açıp şöyle bir bakar ve ufak bir kelepçe sıkarak olayı kökten çözer hemen.
Yani işin özü, benzinli araçlar havayı kendi atar ama dışarıdan sızan o gizli hava kaçağı var ya, işte o insanın ömrünü yer bitirir yavaş yavaş.
Enjektörlü modern benzinli otomobillerde bu durum biraz daha farklı işliyor elbette, sistem zaten sürekli bir basınç altında çalışıyor ve kendi kendine havasını alıyor bir şekilde.
Yine de deponun dibini sıyırdığın o malum günleri hatırla, yakıt bittiğinde pompa kuru çalışmaya başlar ve boruların içine narin ama sinir bozucu hava kabarcıkları doluşur.
Marşa basarsın basmasına da motor bir türlü o eski neşeli homurtusuyla çalışmaz, sanki boğazına bir şey tıkanmış gibi öksürür durur işte.
Aslında benzinli motor hava yapar mı sorusunun en net cevabı tam olarak burada gizlidir; nadiren de olsa yapar ama dizel gibi mazot filtresi söküp pompa lamak zorunda bırakmaz seni.
Depoyu tamamen kurutmadığın sürece o sistemdeki basınç regülatörü fazla havayı tanka geri gönderir zaten, mühendisler bunu senin için çoktan düşünmüştür.
Ancak hortum bağlantılarında ufak bir çatlak ya da gevşeklik varsa dışarıdan sürekli hava emmeye başlar, rölantide dalgalanma yapması da tam olarak bu yüzden başlar işte.
Gaza bastığında araba aniden yığılıverir, sanki arkadan biri çekiyormuş gibi garip bir his kaplar içini ve sen ne olduğunu anlamaya çalışırsın şaşkınlıkla.
Bazen tamirciye gidersin ustaya derdini anlatırsın, o da kaputu açıp şöyle bir bakar ve ufak bir kelepçe sıkarak olayı kökten çözer hemen.
Yani işin özü, benzinli araçlar havayı kendi atar ama dışarıdan sızan o gizli hava kaçağı var ya, işte o insanın ömrünü yer bitirir yavaş yavaş.