B0019 Arıza Kodu Anlamı ve Çözümü

B0019 Arıza Kodu Anlamı ve Çözümü

Mehmet Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
484
Tepkime puanı
0
Mehmet Usta
Geçen hafta kahve içerken eski bir dostum çıkageldi; gözlerinin altı morarmış, elinde iPad, ekranda onlarca forum sayfası açık... "Kızım günlerdir uyuyamıyorum, kas altı yaptırsam ağrıdan ölür müyüm, kas üstü yaptırsam dışarıdan silikon olduğu belli olur mu?" diye doğrudan konuya girdi. İnanın bana, yıllardır bu sektörün içindeyim, klinikte çay içerken ameliyattan çıkan kadınların ilk cümlesi hep bu olur. Göğüs dokusunun kalınlığı yani tıbbi adıyla parankim dokusu yeterli değilse, o protezi kas üstüne koyduğunuz an... Nasıl desem, adeta tabağın üstüne koyulmuş bir elma gibi kalıverir orada. Dokunun azsa protezin kenarlarının ele gelmesi, yani tıbbi tabirle rippling riski tavan yapar; işte bu yüzden dokusu incecik olan kadınlara ısrarla dual plan ya da submusküler yönelimi tavsiye ediyoruz.

Hastane koridorunda randevu sırasını bekleyen genç bir kadının annesiyle tartışmasına şahit olmuştum bir kere; anne "kızım kası niye kestiriyorsun, yazık değil mi canlı dokuya" diye sitem ediyordu. Haklı gibi duruyor dışarıdan bakınca ama işin aslı hiç de öyle değil. Subfasiyal veya pektoral adelenin üstü dediğimiz subglandüler teknikte, kas dokusuna hiç dokunulmadığı için iyileşme süreci inanılmaz hızlı ilerler. Hatta hasta ertesi gün kalkıp kendi çayını koyar, hayatına devam eder. Ama gelin görün ki, kas üstü yerleştirilen protez zamanla yerçekimine yenik düşmeye çok daha meyillidir. Yani konforu baştan satın alıyorsunuz ama uzun vadede sarkma ihtimalini... Ne bileyim, göze almak gerekiyor sanırım.

Aynanın karşısına geçip pazu sıktığınızda meme protezinizin içe doğru büzüştüğünü ya da şekil değiştirdiğini hayal edin bir kere. Buna tıpta animasyon deformitesi diyorlar işte. Geçen sene tam da bu dertten muzdarip, spor eğitmeni bir danışanım geldi; kas altı yaptırmış ama her şınav çektiğinde göğüsleri garip bir hareket yapıyordu. Kas altı yani subpektorak planda, pektoralis majör kası protezin üzerine bir zırh gibi biner. Evet, protez ömür boyu yerinde çakılı kalır, sarkmaz, üst kutup dolgunluğu çok daha doğal bir geçiş kazanır... Ama o kas her kasıldığında silikona baskı uygular abi, kaçarı yok bunun.

Kliniğin kapısından içeri giren her beş kadından üçü "Ben çok doğallık istiyorum, hiç belli olmasın" diye söze girer. Bir protezin dışarıdan bakıldığında "ben buradayım" diye bağırmaması tamamen doku kapatıcılığıyla alakalı bir durum aslında. Kas altı tekniğinde, protezin üst kısmı kasın altına, alt kısmı ise meme dokusunun altına yerleştirilerek oluşturulan o meşhur dual plan yaklaşımı tam da bu yüzden devrim yarattı. Protez hem kasın gücüyle aşağı kaymaktan korunuyor hem de meme dokusunun yumuşaklığıyla alt kutupta doğal bir damla formu yakalıyor. Vallahi billahi doktorların şu an en çok sığındığı liman bu yöntem, haklılar da.

Geçen gün bir ameliyat sonrası kontrolünde hasta göğsünü açtı, "Hocam sanki üzerimde bir fil oturuyor" dedi gülerek. Ağrı eşiği kişiden kişiye öyle değişiyor ki, kas altı kesisinde kas lifleri esnetildiği veya kesildiği için ilk üç gün ciddi bir baskı hissi, bir kas spazmı yaşanması son derece normal. Kas üstü uygulamalarda ise bu baskının esamesi okunmaz, sızı seviyesinde kalır ağrı. Hani derler ya gülmeyi seven dikine katlanır... İyileşme dönemindeki o üç günlük sancıyı göze alan biri, sonraki on beş yıl boyunca aynaya her baktığında iyi ki dersin ya, vallahi dersin.

Bir plastik cerrah dostum ameliyathaneden çıkıp kahvesinden bir yudum alırken "İdeal teknik diye bir şey yoktur, ideal hasta vardır" demişti, hiç unutmam. Vücut kitle indeksiniz, mevcut meme dokunuz, göğüs kafesinizin anatomisi, hatta yapacağınız sporun branşı bile o protezin konulacağı katmanı belirler. Kendi kafanıza göre forumlardan okuyup "ben kesinlikle kas üstü istiyorum" diye doktorun karşısına oturmayın niyetiniz ne olursa olsun. Kararı doktorun tecrübesine ve sizin dokunuzun kalitesine bırakmak en doğrusu... Gerisi sadece teferruat.
 
Geri