Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Audi dizel motor yakıt sorunları dediğimiz o can sıkıcı mesele, yıllarca yollarda toz yutmuş eski bir gazetecinin otoyol kenarında kahve içerken düşündüğü gibi aslında makinelerin de birer sabrı olduğunu hatırlatır bize; kimi zaman kalitesiz mazottan kimi zaman da narin Alman mühendisliğinin bizim buraların sert şartlarına ayak uyduramamasından ötürü motor o sessiz ve güçlü homurtusunu birden kesiverir, işte tam o anda o prestijli kaputun altında neler dönüyor insan merak etmeden duramaz doğrusu.
Yakıt sisteminin kalbi sayılan o yüksek basınç pompaları bizim akaryakıt istasyonlarındaki ufak tefek kalibre farklarını ya da pompacının dalgınlıkla bastığı farklı yakıt türlerini affetmiyor, narin yapısıyla bilinen bu Alman motorları en ufak bir nemi ya da tortuyu bile ciğerlerine çektiğinde adeta isyan bayrağını çekiyor ve size o sarı arıza lambasıyla göz kırparak aslında cebinizden eksilecekleri özetliyor...
Enjektörlerin o mikroskobik deliklerinden mazotun buharlaşarak yanma odasına fısıldaması gerekirken, kalitesiz yakıt yüzünden o deliklerin ucu hemen kurum bağlayıp tıkanıyor, sabahları arabayı çalıştırırken o marşın uzaması, motorun sarsıntılı çalışması ve kabine gelen o garip mazot kokusu aslında size "bana biraz şefkat göster" demenin en net yoludur, kim bilir belki de hor kullandığımız o motorlar sadece biraz daha iyi bir bakım bekliyordur kimbilir...
Usta koltuğuna oturup gaza bastığınızda o beklenen ivmelenmenin gelmemesi, arabanın sanki arkasından biri çekiyormuş gibi nazlanması ve egzozdan yayılan o hafif siyahımsı duman var ya, işte o anlar motorun yakıtı düzgün yakamadığının ve mazot filtresinin artık görevini yapamadığının en acı itirafıdır, yani demem o ki arabaya ne verirseniz o da size yolda kalma ihtimali olarak geri döner...
Bazen tam uzun yola çıkacakken ekranda beliren o "motor arızası" uyarısı bütün tatil hevesinizi kursağınızda bırakmaya yeter de artar bile, çünkü Audi'nin o karmaşık elektronik beyinleri yakıt basıncındaki en ufak bir oynamayı bile affetmez ve aracı hemen koruma moduna alarak sizi en yakın servisin kucağına itiverir, halbuki biraz dikkat ve kaliteli katkısız mazotla bu dertlerin hiçbiriyle uğraşmak zorunda kalmazdınız...
Yakıt sisteminin kalbi sayılan o yüksek basınç pompaları bizim akaryakıt istasyonlarındaki ufak tefek kalibre farklarını ya da pompacının dalgınlıkla bastığı farklı yakıt türlerini affetmiyor, narin yapısıyla bilinen bu Alman motorları en ufak bir nemi ya da tortuyu bile ciğerlerine çektiğinde adeta isyan bayrağını çekiyor ve size o sarı arıza lambasıyla göz kırparak aslında cebinizden eksilecekleri özetliyor...
Enjektörlerin o mikroskobik deliklerinden mazotun buharlaşarak yanma odasına fısıldaması gerekirken, kalitesiz yakıt yüzünden o deliklerin ucu hemen kurum bağlayıp tıkanıyor, sabahları arabayı çalıştırırken o marşın uzaması, motorun sarsıntılı çalışması ve kabine gelen o garip mazot kokusu aslında size "bana biraz şefkat göster" demenin en net yoludur, kim bilir belki de hor kullandığımız o motorlar sadece biraz daha iyi bir bakım bekliyordur kimbilir...
Usta koltuğuna oturup gaza bastığınızda o beklenen ivmelenmenin gelmemesi, arabanın sanki arkasından biri çekiyormuş gibi nazlanması ve egzozdan yayılan o hafif siyahımsı duman var ya, işte o anlar motorun yakıtı düzgün yakamadığının ve mazot filtresinin artık görevini yapamadığının en acı itirafıdır, yani demem o ki arabaya ne verirseniz o da size yolda kalma ihtimali olarak geri döner...
Bazen tam uzun yola çıkacakken ekranda beliren o "motor arızası" uyarısı bütün tatil hevesinizi kursağınızda bırakmaya yeter de artar bile, çünkü Audi'nin o karmaşık elektronik beyinleri yakıt basıncındaki en ufak bir oynamayı bile affetmez ve aracı hemen koruma moduna alarak sizi en yakın servisin kucağına itiverir, halbuki biraz dikkat ve kaliteli katkısız mazotla bu dertlerin hiçbiriyle uğraşmak zorunda kalmazdınız...