Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Trafik sigortasından sonra her araç sahibinin o kâbus gibi rutini, iki yılda bir gelen muayene kuyrukları ve kapıdaki o hafif ekşimsi gerginlik hali.
Hani insan bazen düşünmeden edemiyor, acaba motorun içine gizlediğimiz o küçük hava ya da polen filtreleri istasyondan geçişimizi doğrudan etkiler mi?
Yağ filtresini değiştirmemiş olmak egzoz ölçümünde ibreyi ters yöne çevirir mi dersin, yoksa memur bey sadece fren hidroliğine mi takılır?
Aslında işin aslı tam olarak şöyle, TÜVTÜRK kapısından içeri girenlerin en büyük yanılgısı her detayın masada bir suç unsuru olarak beklendiği kuruntusudur.
Motor yağının siyahlığı ya da mazot filtresinin üzerindeki o kalın toz tabakası doğrudan ağır kusur yazılmaz, kimse sana neden bu filtreyi temizletmedin diye hesap sormaz.
Fakat işin rengi egzoz gazı emisyon ölçümüne geldiğinde birdenbire değişiverir, çünkü tıkalı bir hava filtresi motora yeterli oksijen gitmesini engeller ve o an duman başlar...
İşte o zaman istasyondan kırmızı kâğıtla dönmek işten bile değil, yani filtrenin kendisi değil ama doğurduğu o sinsi sonuç muayene masasında başına iş açabilir.
Polen filtresine gelince, cam buğulandığında fark edilen o eski küf kokusu muayene memurunun gözünden kaçabilir belki ama senin sağlığın için tehlike sinyali verir...
Zaten frenler, rot ayarları, lastik diş derinliği ve emniyet kemerleri gibi hayati aksamlar dururken kimse gidip de kabin içindeki kâğıt filtreyle vakit kaybetmez.
Yine de sen sen ol, muayeneye gitmeden hemen önce şöyle bir kaputu açıp motoru elden geçir, ufacık bir bakım bazen bütün o stresi tek kalemde silip süpürür.
Hani insan bazen düşünmeden edemiyor, acaba motorun içine gizlediğimiz o küçük hava ya da polen filtreleri istasyondan geçişimizi doğrudan etkiler mi?
Yağ filtresini değiştirmemiş olmak egzoz ölçümünde ibreyi ters yöne çevirir mi dersin, yoksa memur bey sadece fren hidroliğine mi takılır?
Aslında işin aslı tam olarak şöyle, TÜVTÜRK kapısından içeri girenlerin en büyük yanılgısı her detayın masada bir suç unsuru olarak beklendiği kuruntusudur.
Motor yağının siyahlığı ya da mazot filtresinin üzerindeki o kalın toz tabakası doğrudan ağır kusur yazılmaz, kimse sana neden bu filtreyi temizletmedin diye hesap sormaz.
Fakat işin rengi egzoz gazı emisyon ölçümüne geldiğinde birdenbire değişiverir, çünkü tıkalı bir hava filtresi motora yeterli oksijen gitmesini engeller ve o an duman başlar...
İşte o zaman istasyondan kırmızı kâğıtla dönmek işten bile değil, yani filtrenin kendisi değil ama doğurduğu o sinsi sonuç muayene masasında başına iş açabilir.
Polen filtresine gelince, cam buğulandığında fark edilen o eski küf kokusu muayene memurunun gözünden kaçabilir belki ama senin sağlığın için tehlike sinyali verir...
Zaten frenler, rot ayarları, lastik diş derinliği ve emniyet kemerleri gibi hayati aksamlar dururken kimse gidip de kabin içindeki kâğıt filtreyle vakit kaybetmez.
Yine de sen sen ol, muayeneye gitmeden hemen önce şöyle bir kaputu açıp motoru elden geçir, ufacık bir bakım bazen bütün o stresi tek kalemde silip süpürür.