Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yolda giderken ufak bir çukurdan geçtiniz ve araba beşik gibi sallanmaya devam etti... İşte o an ilk büyük hata başlar, sürücü bunu sadece yolun bozukluğuna yorar. Oysa patlamış bir amortisörün
kendini ele verme biçimi tam olarak budur ama kimse üstünde durmaz.
Değişmesi gereken tek bir amortisörü söküp yerine ucuz yan sanayi ürün takmak da başka bir akıl tutulması... Sanki arabanın sağı ve solu birbirinden bağımsız çalışıyormuş gibi davranmak,
virajlarda direksiyon hakimiyetini komple kaybetmenize yol açar ki bunu çok geç fark edersiniz.
Ya ustaya güvenip hiç kontrol ettirmemek ya da her ufak seste parça değiştirmek... İkisi de aynı kapıya çıkıyor; biri cüzdanı deliyor, diğeri can güvenliğini... Zaten usta da "idare eder"
diyorsa oradan hemen uzaklaşmak lazım...
Aslında lastik aşınmalarına bakarak amortisörün durumunu anlamak bu kadar basittir ama kim lastik dişlerini inceler ki... Yüzeydeki o garip dalgalı aşınmalar size bağıra bağıra "ben bittim" der,
lakin sürücü hep rot ayarı bozuldu sanır.
Bir de şu "ses kesilsin de ne olursa olsun" mantığı var... Takozlar patlamış, mil eğrilmiş, adam sadece gıcırtı yapan yere sprey sıkıp geçiyor... Geçici bir sessizlik sağlandı diye parça
iyileşmiyor ki, sadece kendini kandırıyor insan.
Sonra da otobanda hız yaparken direksiyon titremeye başlar ve eyvah denir... Hani o ilk başta umursanmayan hafif esnemeler yok mu, işte onların toplamıdır o an yaşanan panik...
Biraz daha dikkatli bakmak, arabayı dinlemek bu kadar mı zor...
kendini ele verme biçimi tam olarak budur ama kimse üstünde durmaz.
Değişmesi gereken tek bir amortisörü söküp yerine ucuz yan sanayi ürün takmak da başka bir akıl tutulması... Sanki arabanın sağı ve solu birbirinden bağımsız çalışıyormuş gibi davranmak,
virajlarda direksiyon hakimiyetini komple kaybetmenize yol açar ki bunu çok geç fark edersiniz.
Ya ustaya güvenip hiç kontrol ettirmemek ya da her ufak seste parça değiştirmek... İkisi de aynı kapıya çıkıyor; biri cüzdanı deliyor, diğeri can güvenliğini... Zaten usta da "idare eder"
diyorsa oradan hemen uzaklaşmak lazım...
Aslında lastik aşınmalarına bakarak amortisörün durumunu anlamak bu kadar basittir ama kim lastik dişlerini inceler ki... Yüzeydeki o garip dalgalı aşınmalar size bağıra bağıra "ben bittim" der,
lakin sürücü hep rot ayarı bozuldu sanır.
Bir de şu "ses kesilsin de ne olursa olsun" mantığı var... Takozlar patlamış, mil eğrilmiş, adam sadece gıcırtı yapan yere sprey sıkıp geçiyor... Geçici bir sessizlik sağlandı diye parça
iyileşmiyor ki, sadece kendini kandırıyor insan.
Sonra da otobanda hız yaparken direksiyon titremeye başlar ve eyvah denir... Hani o ilk başta umursanmayan hafif esnemeler yok mu, işte onların toplamıdır o an yaşanan panik...
Biraz daha dikkatli bakmak, arabayı dinlemek bu kadar mı zor...