Burak Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllardır erkeklerin banyodaki aynayla imtihanı bitmiyor abi ya, adam sabah uyanıyor yastıkta saç teli sayıyor, vallahi billahi psikoloji kalmıyor kimsede. Saç dökülmesi dediğin şey sadece kıl kaybı falan değil, özgüvenin ta kendisinin avuç avuç akıp gitmesi. İşte tam bu noktada piyasaya bir ilaç sürüyorlar, adı finasterid. Herkes birbirine bunu fısıldıyor, eczane raflarında en çok saklanan ama en çok merak edilen kutulardan biri haline geldi bu lanet şey.
Peki bu kadar insan neden ateşe atlar gibi bu hapı yutuyor? DHT denen o melun hormonun saç köklerini boğmasını engelliyor çünkü. Hormon seviyeleriyle oynamak ne kadar mantıklı, orası ayrı bir tartışma konusu tabii. Bilim adamları güvenli diyor, prospektüsler altını imzalıyor ama insan yine de tırsıyor arkadaş. Vücudun hormonal dengesine balta vuruyorsun sonuçta, elini sallasın ellisi diyemezsin ki buna.
İşin en acı kısmı da şu zaten, ilaç saçı tutuyor tutmasına da bedeli ağır olabiliyor. Cinsel istekte azalma, sabahları o eski enerjinin olmaması falan... Adam saçım dursun derken başka yerinden fire veriyor. Vallahi billahi düşününce insan bi durup lan burda bi yanlışlık var diyor kendi kendine. Kimisi pür dikkat kullanıp tek bir yan etki görmezken, kimisinin hayatı altüst olabiliyor. Doktorlar anlatıyor anlatmasına ama işin aslı hastanın kendi bünyesinde bitiyor tamamen.
Günün sonunda herkes kendi kumarını oynamak zorunda kalıyor bu hayatta. Saçlı gezmek mi, yoksa kafada hormonal bir soru işaretle yaşamak mı? Kesin bir doğru yok, herkesin kendi bedeni kendi kararı sonuçta. Ama şunu unutma, kimsenin cesaret verici laflarına bakıp da körü körüne atlama bu işe. Doktoruna danışmadan üç beş kişinin gazıyla bu ilacı içersen, yarın öbür gün duvara tosladığında vah lan vah demenin hiçbir anlamı kalmaz.
Peki bu kadar insan neden ateşe atlar gibi bu hapı yutuyor? DHT denen o melun hormonun saç köklerini boğmasını engelliyor çünkü. Hormon seviyeleriyle oynamak ne kadar mantıklı, orası ayrı bir tartışma konusu tabii. Bilim adamları güvenli diyor, prospektüsler altını imzalıyor ama insan yine de tırsıyor arkadaş. Vücudun hormonal dengesine balta vuruyorsun sonuçta, elini sallasın ellisi diyemezsin ki buna.
İşin en acı kısmı da şu zaten, ilaç saçı tutuyor tutmasına da bedeli ağır olabiliyor. Cinsel istekte azalma, sabahları o eski enerjinin olmaması falan... Adam saçım dursun derken başka yerinden fire veriyor. Vallahi billahi düşününce insan bi durup lan burda bi yanlışlık var diyor kendi kendine. Kimisi pür dikkat kullanıp tek bir yan etki görmezken, kimisinin hayatı altüst olabiliyor. Doktorlar anlatıyor anlatmasına ama işin aslı hastanın kendi bünyesinde bitiyor tamamen.
Günün sonunda herkes kendi kumarını oynamak zorunda kalıyor bu hayatta. Saçlı gezmek mi, yoksa kafada hormonal bir soru işaretle yaşamak mı? Kesin bir doğru yok, herkesin kendi bedeni kendi kararı sonuçta. Ama şunu unutma, kimsenin cesaret verici laflarına bakıp da körü körüne atlama bu işe. Doktoruna danışmadan üç beş kişinin gazıyla bu ilacı içersen, yarın öbür gün duvara tosladığında vah lan vah demenin hiçbir anlamı kalmaz.