Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelindeki o sarı ya da turuncu ışık aniden yandıysa, muhtemelen tekerlek hız sensörlerinden biri sinyal göndermeyi kesmiştir. ABS beyni, her bir tekerleğin dönme hızını milisaniyeler içinde ölçen bu sensörlerden veri alamadığında sistemi güvenlik gerekçesiyle devre dışı bırakır. Çamur, yoğun balata tozu ya da yoldan sıçrayan küçük bir taş parası manyetik okuyucunun üzerini kapattığında sistem körleşiyor. Bazen sadece sensörün ucunu temizlemek bile o can sıkıcı ışığı söndürmeye yetebilirken, bazen de kopan bir kablo tüm düzeni bozuyor... Akıllıca tasarlanmış bu algılayıcılar, tekerleğin kilitlenmek üzere olduğunu hissettiği an hidrolik kontrol ünitesine valfleri açma talimatı verir.
Fren hidrolik seviyesinin kritik eşiğin altına düşmesi, sadece klasik fren sistemini değil, doğrudan anti blokaj sisteminin kararlılığını da etkiler. Rezervuar deposundaki eksilme, sistemde bir sızıntı olduğuna ya da balataların tamamen bittiğine işaret eden ciddi bir habercidir. Hidrolik basıncı düştüğünde, ABS modülü hatlar içerisindeki sıvı döngüsünü doğru yönetemez ve gösterge panelini bir uyarı tabelasına çevirir. Pedalın altında o alışık olduğunuz sertliği bulamıyorsanız veya araç durma mesafesini açıyorsa, hidrolik kaçaklarını kontrol etmek şart. Sıvı basıncındaki dalgalanmalar, güvenlik valflerinin zamanlamasını tamamen bozarak ani frenlemede aracın kızaklamasına yol açar.
Elektronik kontrol ünitesine (ECU) giden voltajın dalgalanması, dijital sistemlerin en büyük düşmanıdır. Zayıflamış bir akü veya ömrünü tamamlamak üzere olan bir alternatör, aracın beynine yetersiz akım gönderdiğinde ilk feda edilen sistem genellikle ABS olur. Araç çalışırken voltajın 12V seviyesinin altına sarkması, sensörlerin gönderdiği verilerin işlemci tarafından "hata" olarak algılanmasına yol açıyor. Gerilim düşüklüğü yüzünden beyin kendi kendini korumaya alıyor da diyebiliriz aslında. Kutup başlarındaki oksitlenmeyi temizlemek ya da şarj dinamosunu bir ölçüm cihazına bağlamak, sorunun kaynağını şıp diye ortaya çıkarabilir.
Hidrolik kontrol ünitesinin kalbi sayılan selenoid valfler zamanla mekanik yorgunluğa yenik düşebilir ya da tıkanabilir. Fren hidroliği zamanında değiştirilmediğinde nem toplar ve bu nem, valflerin iç mekanizmasında korozyona, yani gizli bir paslanmaya neden olur. Paslanan veya sıkışan valfler pompanın hidrolik basıncını tekerleklere dengeli dağıtmasına engel olduğunda, sistem arıza kodunu hafızaya alır. Hata kodunu okumadan modülün kendisinde mi yoksa sadece rölesinde mi sorun olduğunu anlamak ise neredeyse imkansız... OBD2 cihazını sokete bağlayıp gelen hata sinyalini analiz etmek, sizi gereksiz parça değişim masraflarından kurtaracaktır.
Fren hidrolik seviyesinin kritik eşiğin altına düşmesi, sadece klasik fren sistemini değil, doğrudan anti blokaj sisteminin kararlılığını da etkiler. Rezervuar deposundaki eksilme, sistemde bir sızıntı olduğuna ya da balataların tamamen bittiğine işaret eden ciddi bir habercidir. Hidrolik basıncı düştüğünde, ABS modülü hatlar içerisindeki sıvı döngüsünü doğru yönetemez ve gösterge panelini bir uyarı tabelasına çevirir. Pedalın altında o alışık olduğunuz sertliği bulamıyorsanız veya araç durma mesafesini açıyorsa, hidrolik kaçaklarını kontrol etmek şart. Sıvı basıncındaki dalgalanmalar, güvenlik valflerinin zamanlamasını tamamen bozarak ani frenlemede aracın kızaklamasına yol açar.
Elektronik kontrol ünitesine (ECU) giden voltajın dalgalanması, dijital sistemlerin en büyük düşmanıdır. Zayıflamış bir akü veya ömrünü tamamlamak üzere olan bir alternatör, aracın beynine yetersiz akım gönderdiğinde ilk feda edilen sistem genellikle ABS olur. Araç çalışırken voltajın 12V seviyesinin altına sarkması, sensörlerin gönderdiği verilerin işlemci tarafından "hata" olarak algılanmasına yol açıyor. Gerilim düşüklüğü yüzünden beyin kendi kendini korumaya alıyor da diyebiliriz aslında. Kutup başlarındaki oksitlenmeyi temizlemek ya da şarj dinamosunu bir ölçüm cihazına bağlamak, sorunun kaynağını şıp diye ortaya çıkarabilir.
Hidrolik kontrol ünitesinin kalbi sayılan selenoid valfler zamanla mekanik yorgunluğa yenik düşebilir ya da tıkanabilir. Fren hidroliği zamanında değiştirilmediğinde nem toplar ve bu nem, valflerin iç mekanizmasında korozyona, yani gizli bir paslanmaya neden olur. Paslanan veya sıkışan valfler pompanın hidrolik basıncını tekerleklere dengeli dağıtmasına engel olduğunda, sistem arıza kodunu hafızaya alır. Hata kodunu okumadan modülün kendisinde mi yoksa sadece rölesinde mi sorun olduğunu anlamak ise neredeyse imkansız... OBD2 cihazını sokete bağlayıp gelen hata sinyalini analiz etmek, sizi gereksiz parça değişim masraflarından kurtaracaktır.