Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sürücü koltuğuna oturduğunuz o an, marşa bastığınızda sönmesi gereken o sarı lamba inatla yanmaya devam ediyorsa, fren pedalının altındaki o mekanik ruh çoktan huzursuzluğa kapılmış demektir; çünkü kilitlenmeyi önleyici fren sisteminin hafızası, tekerlek hız sensörlerinden gelen anlık voltaj dalgalanmalarını veya CAN-Bus hattındaki milisaniyelik kopmaları birer "kalıcı hata kodu" olarak beynine kazımıştır ve siz o hatayı fiziksel olarak onarmanıza rağmen sistem eski veriyi silmediği sürece o uyarı gözünüzün önünden gitmez.
Aslında hidrolik ünitenin içindeki valfler ve solenoidler gayet sağlıklı çalışıyor olabilir, belki de sadece çamurlu bir yolda sol ön sensörün gözü kapanmıştır ve geçici bir sinyal kaybı yaşanmıştır; fakat OBD2 protokolü üzerinden beyne bağlanıp o DTC verilerini yani arıza teşhis kodlarını manuel olarak temizlemediğiniz müddetçe, kontrol ünitesi güvenliği elden bırakmamak adına sizi sürekli uyaracaktır...
Peki bu kodlar neden kendiliğinden silinmez de usta ellerin müdahalesini veya harici bir teşhis cihazını zorunlu kılar sorusunun cevabı, aracın güvenlik protokollerinin ne kadar katı olduğuyla doğrudan ilgilidir; çünkü fren sistemi gibi hayati bir mekanizmada hata hafızası kalıcıdır, siz akü kutup başını söküp sabaha kadar bekleseniz bile EEPROM entegresindeki o kalıcı hata kayıtları uçup gitmez, dahili bellek beslemesi o veriyi saklamaya devam eder.
Arıza lambasını söndürmek için piyasada elli liraya satılan basitelm cihazlarını takıp "arama yap ve sil" tuşuna basmak işin en kestirme ve çoğu zaman yanıltıcı yoludur; oysa asıl mesele, sensör dişlilerinin arasındaki demir tozlarını temizlemek veya kopmak üzere olan o zırhlı kabloyu yenilemektir...
Diyagnostik cihazı ekranda "C0035 - Sol Ön Tekerlek Hız Sensör Devresi" hatasını gösterdiğinde, reset butonuna basmadan önce balata tozlarının o manyetik alanı nasıl körleştirdiğini kendi gözünüzle görmelisiniz; çünkü hatayı silmek sadece ekrandaki pixel’leri rahatlatır, fiziksel problemi ortadan kaldırmaz.
Kimi zaman sürücüler, fren hidrolik seviyesi minimum çizgisinin biraz altına düştüğü için yanan ABS uyarısını, sisteme OBD soketinden müdahale ederek söndürmeye çalışır ki bu tam anlamıyla beyhude bir çabadır; zira fren hidroliği tamamlanmadığı ve basınç sensörü doğru veriyi okumadığı sürece o hata kodu silinse bile daha marşa bastığınız ilk metrede yeniden belirecektir.
Elektronik kontrol ünitesinin hafızasından bu kodları silerken kullanılan yazılımların baud rate hızları bile önemlidir, bazen ucuz adaptörler veri yolu tıkanıklığı yaratır ve silme komutu yarıda kalır; işte o an sistemde "silinemeyen kalıcı arıza" gibi can sıkıcı yeni bir uyarı daha peydah olur...
Fren pedalında o korkunç titreşimi tekrar hissetmemek ve ani manevralarda tekerleklerin kızaklamasını engellemek istiyorsanız, arıza kodunu sildikten sonra mutlaka çevre yoluna çıkıp ABS'yi devreye sokacak sert bir fren testinden geçirmelisiniz sistemi; çünkü ancak bu sayede beyin, sensörlerden gelen taze verilerle eski hataların üzerini kalıcı olarak kapatacaktır.
Unutmayın ki o lamba sadece bir ışıktan ibaret değil, mühendislerin size sunduğu sessiz bir uyarı lisanıdır; kodları silmek işin en kolay kısmı, mühim olan o verinin neden o hafızaya kazındığını çözebilmekte saklı...
Aslında hidrolik ünitenin içindeki valfler ve solenoidler gayet sağlıklı çalışıyor olabilir, belki de sadece çamurlu bir yolda sol ön sensörün gözü kapanmıştır ve geçici bir sinyal kaybı yaşanmıştır; fakat OBD2 protokolü üzerinden beyne bağlanıp o DTC verilerini yani arıza teşhis kodlarını manuel olarak temizlemediğiniz müddetçe, kontrol ünitesi güvenliği elden bırakmamak adına sizi sürekli uyaracaktır...
Peki bu kodlar neden kendiliğinden silinmez de usta ellerin müdahalesini veya harici bir teşhis cihazını zorunlu kılar sorusunun cevabı, aracın güvenlik protokollerinin ne kadar katı olduğuyla doğrudan ilgilidir; çünkü fren sistemi gibi hayati bir mekanizmada hata hafızası kalıcıdır, siz akü kutup başını söküp sabaha kadar bekleseniz bile EEPROM entegresindeki o kalıcı hata kayıtları uçup gitmez, dahili bellek beslemesi o veriyi saklamaya devam eder.
Arıza lambasını söndürmek için piyasada elli liraya satılan basitelm cihazlarını takıp "arama yap ve sil" tuşuna basmak işin en kestirme ve çoğu zaman yanıltıcı yoludur; oysa asıl mesele, sensör dişlilerinin arasındaki demir tozlarını temizlemek veya kopmak üzere olan o zırhlı kabloyu yenilemektir...
Diyagnostik cihazı ekranda "C0035 - Sol Ön Tekerlek Hız Sensör Devresi" hatasını gösterdiğinde, reset butonuna basmadan önce balata tozlarının o manyetik alanı nasıl körleştirdiğini kendi gözünüzle görmelisiniz; çünkü hatayı silmek sadece ekrandaki pixel’leri rahatlatır, fiziksel problemi ortadan kaldırmaz.
Kimi zaman sürücüler, fren hidrolik seviyesi minimum çizgisinin biraz altına düştüğü için yanan ABS uyarısını, sisteme OBD soketinden müdahale ederek söndürmeye çalışır ki bu tam anlamıyla beyhude bir çabadır; zira fren hidroliği tamamlanmadığı ve basınç sensörü doğru veriyi okumadığı sürece o hata kodu silinse bile daha marşa bastığınız ilk metrede yeniden belirecektir.
Elektronik kontrol ünitesinin hafızasından bu kodları silerken kullanılan yazılımların baud rate hızları bile önemlidir, bazen ucuz adaptörler veri yolu tıkanıklığı yaratır ve silme komutu yarıda kalır; işte o an sistemde "silinemeyen kalıcı arıza" gibi can sıkıcı yeni bir uyarı daha peydah olur...
Fren pedalında o korkunç titreşimi tekrar hissetmemek ve ani manevralarda tekerleklerin kızaklamasını engellemek istiyorsanız, arıza kodunu sildikten sonra mutlaka çevre yoluna çıkıp ABS'yi devreye sokacak sert bir fren testinden geçirmelisiniz sistemi; çünkü ancak bu sayede beyin, sensörlerden gelen taze verilerle eski hataların üzerini kalıcı olarak kapatacaktır.
Unutmayın ki o lamba sadece bir ışıktan ibaret değil, mühendislerin size sunduğu sessiz bir uyarı lisanıdır; kodları silmek işin en kolay kısmı, mühim olan o verinin neden o hafızaya kazındığını çözebilmekte saklı...