Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Karterde duran yağın sıcaklığı 100-110 derece bandını aştığı an moleküler yapısı bozulmaya başlar, bunu biliyorsun değil mi? İşte o küçük pirinç gövdeli NTC termistör—yani yağ sıcaklık sensörü—tam da bu kritik eşiği ölçmek için motor bloğunun en sıcak kanalında nöbet tutuyor. İçindeki direnç sıcaklıkla ters orantılı değişir; yani sıcaklık arttıkça ECU’ya gönderdiği voltaj sinyali düşer. Sensör bozulduğunda ve saçmalamaya başladığında motor beyni yağın aşırı ısındığını sanıp koruma moduna geçer, yakıt haritasını zenginleştirir ya da tam tersi... Sonra durup dururken göstergede beliren o sarı arıza lambasıyla baş başa kalırsın.
Yağ filtresi kütüğünün hemen yanına vidalanmış bu meret arızalandığında viskozite hesaplamalarının tamamı çöp olur. Soğuk motorda yağın akışkanlığı düşüktür; eğer sensör ECU’ya yanlışlıkla yağın 90 derece olduğunu raporlarsa ne olur sanıyorsun? Beyin, yağlama sistemindeki basıncı ve valf zamanlamalarını yanlış ayarlar, kam milleri kuraklıktan çığlık atmaya başlar. Yüksek devirde ilerlerken motorun aniden çekişten düşmesi, devir saatinin kararsızca dalgalanması... Hepsi bu küçücük elemanın iletkenliğini kaybetmesinden.
CAN-bus hattından geçen verilerde 0.5 voltluk bir sapma bile motor kontrol ünitesinin kafasını karıştırmaya yeter de artar bile. Yağ sıcaklığı doğru okunamadığında silindir kapak sıcaklığı tahmini de çöker, fanlar durduk yere maksimum devirde dönmeye başlar. Gösterge tablosundaki hararet ibresine bakıp "su sıcaklığı normal" diye kendini kandırma, su başka yağ başka. Bir bakmışsın yatak sarmışsın...
Kablo demetindeki soket oksitlenmiş olabilir, tırnağı kırılmıştır veya sensörün uç kısmı çamurlaşmış kurum tabakasıyla kaplanmıştır. Bir multimetre alıp ohm kademesinde sensör bacaklarını ölçmek çok mu zor? Direnç değerleri üreticinin tolerans tablosu dışında çıkıyorsa o sensörü oradan söküp atacaksın, lamı cimi yok. İki paralık parça yüzünden karteri eline almak, komple motor revizyonuna girmek akıl karı mı?
Yüksek basınçlı yağ kanallarının ortasında çalışan bu iletken parça arızalandığında, otomatik şanzıman bile vites geçişlerini sertleştirir. Çünki modern araçlarda motor beyni ile şanzıman kontrol ünitesi aynı veri havuzundan beslenir; yağ tork iletimini, yağ sıcaklığı da viskoziteyi belirler. Yağ ısısını yanlış hesaplayan bir araçta vites vuruntusu aramak tam bir acemilik. Yanlış teşhis koyup şanzıman beynini revize ettirmeye kalkarsan cebini deler geçerler.
Ecu'ya giden voltaj sinyali bir anlığına sıfıra düşer, sonra tekrar 4.5 volta fırlarsa ne hissedersin? Araç anlık silkeleme yapar, enjektör süreleri sapıtır, egzozdan zengin karışım kokusu yayılmaya başlar. Yağ sıcaklık sensörünün içindeki seramik eleman çatladığında işte tam olarak bu anlık voltaj sıçramaları yaşanır. Diagnostik cihazına bağladığında P0195 veya P0198 kodunu gördün mü hiç uzatma, o sensörü orijinaliyle değiştirip geçeceksin.
Yağ filtresi kütüğünün hemen yanına vidalanmış bu meret arızalandığında viskozite hesaplamalarının tamamı çöp olur. Soğuk motorda yağın akışkanlığı düşüktür; eğer sensör ECU’ya yanlışlıkla yağın 90 derece olduğunu raporlarsa ne olur sanıyorsun? Beyin, yağlama sistemindeki basıncı ve valf zamanlamalarını yanlış ayarlar, kam milleri kuraklıktan çığlık atmaya başlar. Yüksek devirde ilerlerken motorun aniden çekişten düşmesi, devir saatinin kararsızca dalgalanması... Hepsi bu küçücük elemanın iletkenliğini kaybetmesinden.
CAN-bus hattından geçen verilerde 0.5 voltluk bir sapma bile motor kontrol ünitesinin kafasını karıştırmaya yeter de artar bile. Yağ sıcaklığı doğru okunamadığında silindir kapak sıcaklığı tahmini de çöker, fanlar durduk yere maksimum devirde dönmeye başlar. Gösterge tablosundaki hararet ibresine bakıp "su sıcaklığı normal" diye kendini kandırma, su başka yağ başka. Bir bakmışsın yatak sarmışsın...
Kablo demetindeki soket oksitlenmiş olabilir, tırnağı kırılmıştır veya sensörün uç kısmı çamurlaşmış kurum tabakasıyla kaplanmıştır. Bir multimetre alıp ohm kademesinde sensör bacaklarını ölçmek çok mu zor? Direnç değerleri üreticinin tolerans tablosu dışında çıkıyorsa o sensörü oradan söküp atacaksın, lamı cimi yok. İki paralık parça yüzünden karteri eline almak, komple motor revizyonuna girmek akıl karı mı?
Yüksek basınçlı yağ kanallarının ortasında çalışan bu iletken parça arızalandığında, otomatik şanzıman bile vites geçişlerini sertleştirir. Çünki modern araçlarda motor beyni ile şanzıman kontrol ünitesi aynı veri havuzundan beslenir; yağ tork iletimini, yağ sıcaklığı da viskoziteyi belirler. Yağ ısısını yanlış hesaplayan bir araçta vites vuruntusu aramak tam bir acemilik. Yanlış teşhis koyup şanzıman beynini revize ettirmeye kalkarsan cebini deler geçerler.
Ecu'ya giden voltaj sinyali bir anlığına sıfıra düşer, sonra tekrar 4.5 volta fırlarsa ne hissedersin? Araç anlık silkeleme yapar, enjektör süreleri sapıtır, egzozdan zengin karışım kokusu yayılmaya başlar. Yağ sıcaklık sensörünün içindeki seramik eleman çatladığında işte tam olarak bu anlık voltaj sıçramaları yaşanır. Diagnostik cihazına bağladığında P0195 veya P0198 kodunu gördün mü hiç uzatma, o sensörü orijinaliyle değiştirip geçeceksin.