Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Ağır ağır ilerleyen bir trafikteyken ya da tam uzun yolda neşeli bir türkü tutturmuşken kadrajın köşesinden o minik kırmızı yağdanlık simgesinin aniden gözünüze kırpması... Yüreğinizin cız ettiğini, elinizin direksiyonda hafifçe terlediğini hisseder gibi olursunuz değil mi? İşte tam o an zihninizden binbir türlü senaryo geçer, motoru elime mi alıyorum acaba korkusu kaplar benliğinizi. Aslında o göz korkutan kırmızı ışık her zaman devasa bir motor felaketinin habercisi olmak zorunda değil, bazen sadece o minicik yağ basınç müşürünün size oynadığı küçük bir oyundur. Sistemdeki gerçek yağ basıncını ölçüp beyne haber vermekle görevli bu sadık sensör yaşlandıkça ya da içi yağ dolup oksitlendikçe saçmalamaya başlar. Doğru çalışan bir yağ pompasına rağmen size yalandan bir panik yaşatabilir, kadranda bir yanıp bir sönen o ışıkla sinirlerinizi gerebilir...
Kadranın bir köşesinde kendi kendine takılan, bazen gaza bastığınızda sönen bazen de rolantide dururken aniden çıldıran o tutarsız uyarı lambasını ciddiye almak ama bir yandan da hemen karalar bağlamamak gerek. Müşürün içindeki o hassas diyafram zamanla motorun sıcaklığına ve sürekli basınca dayanamayıp deforme olur, sızdırmazlığını kaybeder. Bir bakmışsınız sensörün kablo soketinin içi kapkara motor yağıyla dolmuş, yani eleman kendi içinden dışarıya yağ kaçırmaya başlamış. Böyle bir durumda müşür artık doğru basıncı okuyamaz, sistemde gayet sağlıklı bir yağ akışı olsa bile araç beynine "burada basınç düştü, imdat" sinyali gönderir. Kendi tecrübelerimden biliyorum ki sürücülerin yarıdan fazlası sırf bu yüzden soluğu sanayide alıp ustaların gözünün içine bakar, acaba motoru revizyona mı sokacağız diye ecel terleri döker.
Hiç motor kaputunu açıp o küçücük sensörün etrafına detaylıca baktınız mı, etrafındaki o taze siyah yağ birikintisi size çok şey anlatır aslında. Müşür bozulmaya başladığında sadece elektriksel olarak saçmalamakla kalmaz, fiziki olarak da dışarıya yağ sızdırarak varlığını belli eder. Aracınızı park ettiğiniz yerin altında küçük siyah damlalar görüyorsanız ya da motor bloğunun alt kısımları sürekli nemliyse, suçlu devasa bir conta değil de bu minicik parça olabilir. Hatta bazen kablo tesisatındaki o basit temassızlıklar, zamanla gevşeyen soketler bile göstergedeki ışığın bir yanıp bir sönmesine yol açar. Kendi kendinize bir mantık yürütün; araba rölantide çalışırken titredikçe temas eden, araba hızlanıp sarsıntı azaldıkça düzelen bir uyarı ışığı görüyorsanız...
Sadece ışığın yanması da değil mesele, bazen araç göstergesindeki o ibrelerin garip garip hareket ettiğine, kendi kafasına göre yukarı aşağı oynadığına şahit olursunuz. Müşür arızalandığında suni bir panik yaratır yaratmasına ama bir de bunun tam tersi var ki işte o gerçekten tehlikeli. Müşür tamamen tıkandığında veya içi kurumla dolduğunda, gerçekte yağ basıncı sıfıra düşse bile bunu algılayamaz ve size hiçbir uyarı vermez. Arabanız yağsız kalır, yatak sarma noktasına gelir ama o göstergedeki ışık tık demez, işte asıl korkutucu olan senaryo budur. O yüzden ben her zaman söylerim; tutarsız çalışan bir gösterge veya anlamsızca göz kırpan bir uyarı lambası gördüğünüzde işi şansa bırakmayın, o parçayı değiştirmek birkaç dakikalık iş.
Peki bir usta kaputun üstüne eğilip "bu arabanın basıncı düşük" dediğinde hemen o pahalı yağ pompasını değiştirmeli misiniz, yoksa daha basit bir yoldan mı gitmeli? İşini bilen bir usta önce o şüpheli müşürü yerinden söker, yerine mekanik bir basınç saati bağlar ve motorun gerçekte kaç bar basınçla çalıştığını gözleriyle görür. Eğer mekanik saatte her şey yolundaysa, motor canavar gibi yağ pompalıyorsa sorun kesinlikle ve kesinlikle o birkaç liralık elektronikte yani müşürdedir. Yanlış teşhis yüzünden boşu boşuna motor söktüren, sağlam pompasını değiştirip dünyalar kadar para ödeyen o kadar çok insan gördüm ki... Bazen en karmaşık görünen arızanın arkasında en basit, en ucuz parça yatar.
Arabanızın sesini dinlemeyi öğrenmek, o metallerin birbirine sürtünürken çıkardığı o ince tıkırtıları fark etmek bir sürücünün en büyük silahıdır. Eğer göstergede yağ ışığı yanıyor ama motordan en ufak bir supap şakırtısı, bir fincan vurma sesi gelmiyorsa büyük ihtimalle müşürün azizliğine uğruyorsunuzdur. Çünkü gerçek bir yağ basınç düşüklüğünde motor üst kapağı yağsız kalır ve o mekanik parçalar bağıra bağıra çalışmaya başlar, sanki kaputun altında bir dikiş makinesi çalışıyormuş gibi. Ses yoksa ama ışık ısrarla yanıyorsa derin bir nefes alın, büyük ihtimalle sadece müşürünüz miadını doldurmuş demektir. Yine de tedbiri elden bırakmamak, en kısa sürede bir uzmana danışıp o parçayı yenisiyle değiştirmek en mantıklı hareket olacaktır.
Kadranın bir köşesinde kendi kendine takılan, bazen gaza bastığınızda sönen bazen de rolantide dururken aniden çıldıran o tutarsız uyarı lambasını ciddiye almak ama bir yandan da hemen karalar bağlamamak gerek. Müşürün içindeki o hassas diyafram zamanla motorun sıcaklığına ve sürekli basınca dayanamayıp deforme olur, sızdırmazlığını kaybeder. Bir bakmışsınız sensörün kablo soketinin içi kapkara motor yağıyla dolmuş, yani eleman kendi içinden dışarıya yağ kaçırmaya başlamış. Böyle bir durumda müşür artık doğru basıncı okuyamaz, sistemde gayet sağlıklı bir yağ akışı olsa bile araç beynine "burada basınç düştü, imdat" sinyali gönderir. Kendi tecrübelerimden biliyorum ki sürücülerin yarıdan fazlası sırf bu yüzden soluğu sanayide alıp ustaların gözünün içine bakar, acaba motoru revizyona mı sokacağız diye ecel terleri döker.
Hiç motor kaputunu açıp o küçücük sensörün etrafına detaylıca baktınız mı, etrafındaki o taze siyah yağ birikintisi size çok şey anlatır aslında. Müşür bozulmaya başladığında sadece elektriksel olarak saçmalamakla kalmaz, fiziki olarak da dışarıya yağ sızdırarak varlığını belli eder. Aracınızı park ettiğiniz yerin altında küçük siyah damlalar görüyorsanız ya da motor bloğunun alt kısımları sürekli nemliyse, suçlu devasa bir conta değil de bu minicik parça olabilir. Hatta bazen kablo tesisatındaki o basit temassızlıklar, zamanla gevşeyen soketler bile göstergedeki ışığın bir yanıp bir sönmesine yol açar. Kendi kendinize bir mantık yürütün; araba rölantide çalışırken titredikçe temas eden, araba hızlanıp sarsıntı azaldıkça düzelen bir uyarı ışığı görüyorsanız...
Sadece ışığın yanması da değil mesele, bazen araç göstergesindeki o ibrelerin garip garip hareket ettiğine, kendi kafasına göre yukarı aşağı oynadığına şahit olursunuz. Müşür arızalandığında suni bir panik yaratır yaratmasına ama bir de bunun tam tersi var ki işte o gerçekten tehlikeli. Müşür tamamen tıkandığında veya içi kurumla dolduğunda, gerçekte yağ basıncı sıfıra düşse bile bunu algılayamaz ve size hiçbir uyarı vermez. Arabanız yağsız kalır, yatak sarma noktasına gelir ama o göstergedeki ışık tık demez, işte asıl korkutucu olan senaryo budur. O yüzden ben her zaman söylerim; tutarsız çalışan bir gösterge veya anlamsızca göz kırpan bir uyarı lambası gördüğünüzde işi şansa bırakmayın, o parçayı değiştirmek birkaç dakikalık iş.
Peki bir usta kaputun üstüne eğilip "bu arabanın basıncı düşük" dediğinde hemen o pahalı yağ pompasını değiştirmeli misiniz, yoksa daha basit bir yoldan mı gitmeli? İşini bilen bir usta önce o şüpheli müşürü yerinden söker, yerine mekanik bir basınç saati bağlar ve motorun gerçekte kaç bar basınçla çalıştığını gözleriyle görür. Eğer mekanik saatte her şey yolundaysa, motor canavar gibi yağ pompalıyorsa sorun kesinlikle ve kesinlikle o birkaç liralık elektronikte yani müşürdedir. Yanlış teşhis yüzünden boşu boşuna motor söktüren, sağlam pompasını değiştirip dünyalar kadar para ödeyen o kadar çok insan gördüm ki... Bazen en karmaşık görünen arızanın arkasında en basit, en ucuz parça yatar.
Arabanızın sesini dinlemeyi öğrenmek, o metallerin birbirine sürtünürken çıkardığı o ince tıkırtıları fark etmek bir sürücünün en büyük silahıdır. Eğer göstergede yağ ışığı yanıyor ama motordan en ufak bir supap şakırtısı, bir fincan vurma sesi gelmiyorsa büyük ihtimalle müşürün azizliğine uğruyorsunuzdur. Çünkü gerçek bir yağ basınç düşüklüğünde motor üst kapağı yağsız kalır ve o mekanik parçalar bağıra bağıra çalışmaya başlar, sanki kaputun altında bir dikiş makinesi çalışıyormuş gibi. Ses yoksa ama ışık ısrarla yanıyorsa derin bir nefes alın, büyük ihtimalle sadece müşürünüz miadını doldurmuş demektir. Yine de tedbiri elden bırakmamak, en kısa sürede bir uzmana danışıp o parçayı yenisiyle değiştirmek en mantıklı hareket olacaktır.