Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın köründe o kontağı çevirip vites kolunu bire takmaya çalışırsın ama mrg diye inatçı bir dirençle karşılaşırsın; işte o an o alman mühendisliğine duyulan tüm o sarsılmaz güven bir anda buharlaşıverir. Çoğu sürücü olayı hemen şanzıman dağıldı paniğiyle karşılar ama asıl mesele genellikle mekatronik ünitedeki hidrolik basınç düşüşleri veya debriyaj setinin kaçırdığı o minik tolerance tolerans boşluklarında saklıdır. Debriyaj pedalını sonuna kadar pompaladığın halde o vites dişlileri sanki birbirini tanımıyormuş gibi cırtlıyorsa hidrolik merkez silindirinin kaçırdığı o hidrolik yağını balataların üzerinde aramak lazım... DSG şanzımanlarda işler biraz daha elektronik kaosa döner; şanslıysan sadece basınç tüpü çatlamıştır ve kart arıza kodu vermiştir ama ya o kavrama levhaları aşırı sıcaktan camlaşmışsa? Ustaya gittiğinde "abi mekatronik beyin gitmiş" lafını duymadan önce, akü voltajının bile bu vites geçmeme krizine doğrudan sebep olabileceğini kimse söylemez nedense. Manuel modellerde ise durum teli kopmuş bir marionette gibidir; vites halatları zamanla esner, o burçlar aşınır ve sen kolu sağa sola sallarken aslında sadece boşlukta kürek çekmiş olursun. Şanzıman yağı soğukken viskozitesini kaybedip bal kıvamına geldiğinde senkronizatör pirinçleri o dişlileri birbirine uydurana kadar canın çıkar, sırf bu yüzden kış günlerinde ilk beş dakika vites geçişleri serttir diye hemen tamirciye koşturmak mantıklı mı sence? Aslında her şey o küçük şanzıman kulağının kopmasıyla başlar; motor her gaza bastığında sallanır, o hareket vites telini çeker ve sen durduğu yerde vitese geçmeyen bir arabanın direksiyonunda kalakalırırsın. Kimi zaman sadece vites seçici üzerindeki o plastik mil kırılır, parça beş liralıktır ama işçilik için bütün ön takımı indirirler; insanın asıl dokunanı da arıza değil zaten o usta masasının arkasında gelen "büyük masraf" tiradlarıdır. Debriyaj bilyası ses yapmaya başladıysa ve sen o sesi duymazlıktan geldiysen, bir gün kırmızı ışıkta vites kolu elinde kalacaktır; çünkü mekanik hiçbir zaman uyarısız yarı yolda bırakmaz insanı, biz sadece o sinyalleri görmezden gelmeyi seçeriz.