Burak Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabanızın gösterge panelinde aniden beliren o turuncu veya kırmızı ikaz ışıkları her sürücünün canını sıkar... U0042 kodu da tam olarak böyle anlarda karşımıza çıkan, aracın beyinler arası iletişim ağında bir kopukluk olduğunu fısıldayan gizemli bir uyarıdır. Aslında temelinde, direksiyon açı sensörü modülüyle merkez kontrol ünitesi arasındaki veri hattının aksaması yatıyor. Yani arabanızın beyni, direksiyonu ne kadar kırdığınızı o an tam olarak anlayamıyor, bilesiniz.
Yolda giderken direksiyon sertleşebilir ya da ESP sistemi birden devreden çıkabilir, bu durum tamamen bu iletişim kopukluğunun bir sonucudur. Sürücü koltuğunda otururken aracın o bildiğiniz, alıştığınız tepkileri vermediğini hissettiğinizde hemen paniğe kapılmayın. Genelde bu kod tek başına gelmez, yanına birkaç farklı ABS veya çekiş kontrol arızasını da katıp gelir. Bazen sadece gevşemiş bir soket, bazen de yıpranmış bir kablo tüm bu kafa karışıklığına sebep olabiliyor.
Direksiyonu çevirdiğinizde tekerleklerin hangi açıda durduğunu bilmeyen bir araç, güvenlik sistemlerini doğru çalıştıramaz... İşin özü bu kadar basit aslında. Bu yüzden U0042 hata kodunu gördüğünüzde ilk bakmanız gereken yer, direksiyon kolonunun altındaki o karmaşık kablo demetleri olmalı. O kablolarda ezilme var mı, soketler oksitlenmiş mi diye şöyle bir göz gezdirmek bile bazen usta usta gezmekten kurtarır insanı.
Akünün voltaj düşüklüğü bile bu tarz dijital iletişim hatalarını tetikleyebiliyor, bunu biliyor muydunuz? Zayıflayan bir akü, hassas sensörlerin yanlış voltaj okumasına ve aracın veri otobanında (CAN-bus dedikleri o yapıda) paketlerin kaybolmasına yol açar. Bir multimeter alıp akü değerlerini ölçmek, belki de yüzlerce lira harcamadan önce yapacağınız en mantıklı hamle olabilir. Şarj sistemi düzgün çalışmıyorsa beyin hemen bu uyarıyı yapıştırır ekrana.
Tamir sürecinde en çok yapılan hata, arızayı görür görmez hemen pahalı olan direksiyon açı sensörünü yenisiyle değiştirmeye kalkışmaktır. Oysa sorun çoğu zaman sensörün kendisinde değil, ona giden elektrik hattında ya da yazılımsal bir takılmada gizlidir. Bir teşhis cihazıyla kodu silip direksiyonu tam sağ ve tam sol yaparak sensörü yeniden kalibre etmeyi deneyin derim. Kalibrasyon tutuyorsa, boşuna parçaya para gömmenin hiçbir anlamı yok demektir.
Peki bu şekilde sürmeye devam ederseniz ne olur? Aracınız çalışır, sizi A noktasından B noktasına götürür ama ani bir fren anında veya ıslak zeminde savrulurken ESP'nin devreye girmesini beklemeyin... Güvenlik sistemleri kör kaldığı için kendini korumaya alır ve kapatır. Kendi güvenliğinizi ve araçtaki sevdiklerinizi riske atmamak adına bu arızayı çok da ertelememekte fayda var.
Bazen de sürücü tarafındaki taban halısının altına su sızması bu tarz iletişim modüllerini tamamen kilitler. Islaklık, nem ve oksitlenme elektronik kartların en büyük düşmanıdır sonuçta. Eğer yakın zamanda aracınızı detaylı yıkattıysanız ya da ağır bir yağmura yakalandıysanız, nem kontrolü yapmak hiç de fena bir fikir değil... Küçük bir temas temizleme spreyi soketlerdeki nemi alıp problemi bir anda ortadan kaldırabilir.
Her şeyi kontrol ettiniz ama kod bir türlü silinmiyor mu? İşte o zaman işin içine osiloskop ile CAN hatlarını dinleyebilen, çekirdekten yetişme uzman bir oto elektrikçi girmeli. Kendi başınıza çözemediğiniz noktada yetkin bir ustaya danışmak, beyne ya da diğer hassas modüllere zarar verme riskini sıfıra indirir. Neticede günümüz arabaları birer yürüyen bilgisayar ve bazen sadece doğru teşhir cihazına bağlanmayı beklerler.
Yolda giderken direksiyon sertleşebilir ya da ESP sistemi birden devreden çıkabilir, bu durum tamamen bu iletişim kopukluğunun bir sonucudur. Sürücü koltuğunda otururken aracın o bildiğiniz, alıştığınız tepkileri vermediğini hissettiğinizde hemen paniğe kapılmayın. Genelde bu kod tek başına gelmez, yanına birkaç farklı ABS veya çekiş kontrol arızasını da katıp gelir. Bazen sadece gevşemiş bir soket, bazen de yıpranmış bir kablo tüm bu kafa karışıklığına sebep olabiliyor.
Direksiyonu çevirdiğinizde tekerleklerin hangi açıda durduğunu bilmeyen bir araç, güvenlik sistemlerini doğru çalıştıramaz... İşin özü bu kadar basit aslında. Bu yüzden U0042 hata kodunu gördüğünüzde ilk bakmanız gereken yer, direksiyon kolonunun altındaki o karmaşık kablo demetleri olmalı. O kablolarda ezilme var mı, soketler oksitlenmiş mi diye şöyle bir göz gezdirmek bile bazen usta usta gezmekten kurtarır insanı.
Akünün voltaj düşüklüğü bile bu tarz dijital iletişim hatalarını tetikleyebiliyor, bunu biliyor muydunuz? Zayıflayan bir akü, hassas sensörlerin yanlış voltaj okumasına ve aracın veri otobanında (CAN-bus dedikleri o yapıda) paketlerin kaybolmasına yol açar. Bir multimeter alıp akü değerlerini ölçmek, belki de yüzlerce lira harcamadan önce yapacağınız en mantıklı hamle olabilir. Şarj sistemi düzgün çalışmıyorsa beyin hemen bu uyarıyı yapıştırır ekrana.
Tamir sürecinde en çok yapılan hata, arızayı görür görmez hemen pahalı olan direksiyon açı sensörünü yenisiyle değiştirmeye kalkışmaktır. Oysa sorun çoğu zaman sensörün kendisinde değil, ona giden elektrik hattında ya da yazılımsal bir takılmada gizlidir. Bir teşhis cihazıyla kodu silip direksiyonu tam sağ ve tam sol yaparak sensörü yeniden kalibre etmeyi deneyin derim. Kalibrasyon tutuyorsa, boşuna parçaya para gömmenin hiçbir anlamı yok demektir.
Peki bu şekilde sürmeye devam ederseniz ne olur? Aracınız çalışır, sizi A noktasından B noktasına götürür ama ani bir fren anında veya ıslak zeminde savrulurken ESP'nin devreye girmesini beklemeyin... Güvenlik sistemleri kör kaldığı için kendini korumaya alır ve kapatır. Kendi güvenliğinizi ve araçtaki sevdiklerinizi riske atmamak adına bu arızayı çok da ertelememekte fayda var.
Bazen de sürücü tarafındaki taban halısının altına su sızması bu tarz iletişim modüllerini tamamen kilitler. Islaklık, nem ve oksitlenme elektronik kartların en büyük düşmanıdır sonuçta. Eğer yakın zamanda aracınızı detaylı yıkattıysanız ya da ağır bir yağmura yakalandıysanız, nem kontrolü yapmak hiç de fena bir fikir değil... Küçük bir temas temizleme spreyi soketlerdeki nemi alıp problemi bir anda ortadan kaldırabilir.
Her şeyi kontrol ettiniz ama kod bir türlü silinmiyor mu? İşte o zaman işin içine osiloskop ile CAN hatlarını dinleyebilen, çekirdekten yetişme uzman bir oto elektrikçi girmeli. Kendi başınıza çözemediğiniz noktada yetkin bir ustaya danışmak, beyne ya da diğer hassas modüllere zarar verme riskini sıfıra indirir. Neticede günümüz arabaları birer yürüyen bilgisayar ve bazen sadece doğru teşhir cihazına bağlanmayı beklerler.