Burak Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabayı sanayiye bırakıp arkasını dönüp giden sürücülerden misin? O zaman cebindeki parayla vedalaşmaya şimdiden başla. Triger kayışı dediğin şey rubber bir şerit değil, motorun kalbinde atan ritmin ta kendisi. Süresi doldu mu, haber vermez. Bir sabah kontağı çevirirsin ve o metalik çatırtıyı duyarsın... Geçmiş olsun.
Ustanın "idare eder" lafına kanan kaç kişinin motor kucağına aldı, sayısını unuttum. Triger değişiminde risk alınmaz, "az daha gitsin" denmez. O kayış koparsa supaplar pistonlara vurur, motor bloğu delinir, fatura bir anda arabanın piyasa değerinin çeyreğine fırlatır. Risk seviyorsan git rulet oyna, arabanın motoruyla kumar oynanmaz.
Sanayiye girip sadece kayışı değiştirip çıkabileceğini mi sanıyorsun? Büyük yanılgı. Triger değişimi bir paket işidir; devirdaim pompasından tut, bilyalara, gergilere kadar her şey o an yenilenmek zorunda. Eski bilyanın üzerine yeni kayış takan ustadan koşarak uzaklaş. Yarın bir gün o bilya kilitlediğinde, sıfır taktığın kayış lif lif ayrılırken ne yapacaksın?
Orijinal parça takıntım var diyenleri dinleme, doğru markayı seçen insanı dinle. Piyasa sahte ve kalitesiz kayışla dolu. Şık bir kutunun içine koyulmuş ucuz yan sanayi ürünler, yüz yüz elli kilometrede dağılıp gidiyor. Paraya kıyacaksın. Paraya kıymayan adam ya çekici üstünde gezer ya da otobüs durağında soğukta bekler... Seçim senin.
İşçilik meselesi en az parça kadar can yakar. Senteyi bir diş bile kaçıran adam, arabanın çekişini öldürür, yakıtı tavan yaptırır. Senteyi tutturamadı mı motor çırpına çırpına çalışır, ruhun duymaz. Yetkili servis pahalı mı geldi? Gelmesin. Merdiven altı tamircide tasarruf ettiğin üç kuruş, yarın motor revizyonu olarak karşına dikilir.
Değişim kilometresini deftere yazan kaldı mı gerçekten? Arabanın kilometresine bakıp "daha yirmi bin var" demek en büyük tuzaktır. O kayışın bir de ömrü var; km dolmasa bile beş yıl geçince o kauçuk sertleşir, çatlamaya başlar. Yılını dolduran kayış, zaman ayarlı bir bombadır. Ya patlar ya patlatır.
Trigeri değiştirdikten sonra dükkandan çıkıp gaza basıp gitmek yok. Arabayı çalıştırıp o kaputu açacaksın. Rölantide tıkırtı var mı, sürtme sesi geliyor mu, kayış düzgün oturmuş mu? Kendi gözünle göreceksin. Ustanın "alışır o ses" demesine sakın aldanma... Alışmaz. O ses felaketin habercisidir.
Ustanın "idare eder" lafına kanan kaç kişinin motor kucağına aldı, sayısını unuttum. Triger değişiminde risk alınmaz, "az daha gitsin" denmez. O kayış koparsa supaplar pistonlara vurur, motor bloğu delinir, fatura bir anda arabanın piyasa değerinin çeyreğine fırlatır. Risk seviyorsan git rulet oyna, arabanın motoruyla kumar oynanmaz.
Sanayiye girip sadece kayışı değiştirip çıkabileceğini mi sanıyorsun? Büyük yanılgı. Triger değişimi bir paket işidir; devirdaim pompasından tut, bilyalara, gergilere kadar her şey o an yenilenmek zorunda. Eski bilyanın üzerine yeni kayış takan ustadan koşarak uzaklaş. Yarın bir gün o bilya kilitlediğinde, sıfır taktığın kayış lif lif ayrılırken ne yapacaksın?
Orijinal parça takıntım var diyenleri dinleme, doğru markayı seçen insanı dinle. Piyasa sahte ve kalitesiz kayışla dolu. Şık bir kutunun içine koyulmuş ucuz yan sanayi ürünler, yüz yüz elli kilometrede dağılıp gidiyor. Paraya kıyacaksın. Paraya kıymayan adam ya çekici üstünde gezer ya da otobüs durağında soğukta bekler... Seçim senin.
İşçilik meselesi en az parça kadar can yakar. Senteyi bir diş bile kaçıran adam, arabanın çekişini öldürür, yakıtı tavan yaptırır. Senteyi tutturamadı mı motor çırpına çırpına çalışır, ruhun duymaz. Yetkili servis pahalı mı geldi? Gelmesin. Merdiven altı tamircide tasarruf ettiğin üç kuruş, yarın motor revizyonu olarak karşına dikilir.
Değişim kilometresini deftere yazan kaldı mı gerçekten? Arabanın kilometresine bakıp "daha yirmi bin var" demek en büyük tuzaktır. O kayışın bir de ömrü var; km dolmasa bile beş yıl geçince o kauçuk sertleşir, çatlamaya başlar. Yılını dolduran kayış, zaman ayarlı bir bombadır. Ya patlar ya patlatır.
Trigeri değiştirdikten sonra dükkandan çıkıp gaza basıp gitmek yok. Arabayı çalıştırıp o kaputu açacaksın. Rölantide tıkırtı var mı, sürtme sesi geliyor mu, kayış düzgün oturmuş mu? Kendi gözünle göreceksin. Ustanın "alışır o ses" demesine sakın aldanma... Alışmaz. O ses felaketin habercisidir.