Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Revizyonlu bir CVT şanzıman satın almak üzeresiniz ve muhtemelen zihniniz binlerce soru işaretiyle dolu.
Eski ustalar bu şanzımanlara sürtünme prensibine dayandığı için hep mesafeli yaklaşır, haklılar da.
Peki piyasada adı elden geçmiş, içi tamamen yenilenmiş diye pazarlanan o kutular gerçekten paraya değer mi?
Asla ucuz bir parça değil, yanlış bir hamlede cebinizdeki son kuruşu da o dişlilere gömersiniz.
Sürekli dur-kalk yapılan büyük şehir trafiğinde bu şanzımanın revizyonu inanın normal bir otomatik şanzımana benzemez.
Kayışın konik kasnaklar üzerinde bıraktığı o mikro çizikler temizlenmediyse, bin kilometre sonra yine yolda kalırsınız.
Kimisi "sıfırından farksız oldu" diye övünür ama o koca metal yığınına kimin el değdiği asıl meseledir.
Garanti belgesi veriyorlar diye her atölyeye güvenecek misiniz yani?
İşin ehli olmayan bir ustanın elinde revize edilen CVT, kapıdan çıktığı an saatli bir bombaya dönüşür.
Malzeme kalitesi birinci sınıf olmalı, yan sanayi konik kasnak kullananlardan derhal uzaklaşın.
Kullanılmış bir aracı alırken satıcının "şanzımanı yeni revizyon gördü" lafına nasıl bu kadar kolay inanabiliyorsunuz?
Faturasını, kullanılan parçaların markasını, hatta eski sökülen parçaları görmeden el sıkışmak büyük bir kumar.
Hissiyatı nasıldır bilir misiniz; o kemikli geçişler yok olur ama gaz tepkilerindeki o sinsi gecikme hep kalır.
Sakin bir sürücüyseniz ve düzenli yağ değişimini aksatmayacaksanız belki bir ihtimal şans verilebilir.
Ancak performanslı kullanıma meyilliyseniz, o metal kayışın o torku uzun süre tolerans göstermesini beklemeyin.
Sonuç olarak; ince eleyip sık dokumadan, güvenilir bir servis raporu elinizde olmadan o imzayı atmayın.
Eski ustalar bu şanzımanlara sürtünme prensibine dayandığı için hep mesafeli yaklaşır, haklılar da.
Peki piyasada adı elden geçmiş, içi tamamen yenilenmiş diye pazarlanan o kutular gerçekten paraya değer mi?
Asla ucuz bir parça değil, yanlış bir hamlede cebinizdeki son kuruşu da o dişlilere gömersiniz.
Sürekli dur-kalk yapılan büyük şehir trafiğinde bu şanzımanın revizyonu inanın normal bir otomatik şanzımana benzemez.
Kayışın konik kasnaklar üzerinde bıraktığı o mikro çizikler temizlenmediyse, bin kilometre sonra yine yolda kalırsınız.
Kimisi "sıfırından farksız oldu" diye övünür ama o koca metal yığınına kimin el değdiği asıl meseledir.
Garanti belgesi veriyorlar diye her atölyeye güvenecek misiniz yani?
İşin ehli olmayan bir ustanın elinde revize edilen CVT, kapıdan çıktığı an saatli bir bombaya dönüşür.
Malzeme kalitesi birinci sınıf olmalı, yan sanayi konik kasnak kullananlardan derhal uzaklaşın.
Kullanılmış bir aracı alırken satıcının "şanzımanı yeni revizyon gördü" lafına nasıl bu kadar kolay inanabiliyorsunuz?
Faturasını, kullanılan parçaların markasını, hatta eski sökülen parçaları görmeden el sıkışmak büyük bir kumar.
Hissiyatı nasıldır bilir misiniz; o kemikli geçişler yok olur ama gaz tepkilerindeki o sinsi gecikme hep kalır.
Sakin bir sürücüyseniz ve düzenli yağ değişimini aksatmayacaksanız belki bir ihtimal şans verilebilir.
Ancak performanslı kullanıma meyilliyseniz, o metal kayışın o torku uzun süre tolerans göstermesini beklemeyin.
Sonuç olarak; ince eleyip sık dokumadan, güvenilir bir servis raporu elinizde olmadan o imzayı atmayın.