Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gaza biraz yüklenince dikiz aynasından süzülen o silik mavi duman genellikle ilk işaret... Yanma odasına sızan motor yağının benzinle ya da motorinle aynı anda tutuşması tam olarak böyle bir renk bırakır arkada. Yağ sıyırma segmanları silindir gömleğindeki yağı aşağı çekemediğinde, her piston hareketinde mikron düzeyinde yağ katmanı yukarıda kalır ve yanar. Yağ çubuğundaki seviyenin her bin kilometrede gözle görülür şekilde düşmesi de cabası, motor durduk yere yağ eksiltmez neticede. Aslında bakarsan egzozdan çıkan dumanın rengi ve niteliği, segmanın sızdırmazlık görevini ne kadar yapabildiğini doğrudan ele veriyor.
Bujileri söküp uçlarına bakmak çok şey anlatır; tırnak aralarında biriken siyah, ıslak ve katranlaşmış yağ kalıntıları segmanların pes ettiğini gösterir. Kompresyon kaçıran bir silindir, ateşi düzgün yakamadığı gibi yağı da buji porseleninin üzerine püskürtür sürekli. Nedense sürücüler bunu genelde basit bir ateşleme arızası sanıp sadece bujiyi değiştirir. Oysa sorun ateşlemede değil, piston tepesindeki o küçük metal halkaların aşınmasında. Bujinin kurum bağlaması, yağın yanma hücresine sızmasının doğrudan bir neticesi işte...
Yağ kapağını motor çalışırken hafifçe araladığında dışarı fırlayan o yoğun hava ve duman birikintisi karter üflemesidir. Kompresyon segmanı sızdırmazlığı kaybettiğinde, patlama anındaki yüksek basınçlı gazlar aşağıya, yani krank karterine doğru kaçmaya başlar. Basınç karterde biriktikçe yağ buharı havalandırma hortumundan tekrar emme manifolduna sürüklenir. Bu durum hem motorun iç dengesini bozar hem de yağ tüketimini hissedilir biçimde tırmandırır, karterdeki aşırı basınç sistemi çileden çıkarır bir nevi. Yağ dolum kapağının altında oluşan o garip üfleme hissi tam da bu yüzden...
Rampada motorun eski heyecanını kaybetmesi, gaza basılmasına rağmen aracın isteksizce devirlenmesi de gözden kaçmamalı. Silindir kompresyon testi yaptırdığında basınç değerlerinin fabrika verilerinin çok altında çıkması, gaz kaçıran segmanların acı bir bilançosu. Piston yükselirken havayı yeterince sıkıştıramazsa patlama gücü düşer, güç düştükçe araç çekişten uzaklaşır. Yakıt tüketiminin belirgin şekilde artması da cabası, motor kaybolan gücü telafi etmek için daha çok yakıt yakmaya çalışır.
Egzoz ucunu parmağınla sildiğinde eline yapışan o katranımsı, yoğun is tabakası sıradan bir kurum değildir. Yanmamış yağ artıkları egzoz supaplarından süzülüp katılaşarak bütün hatta sıvışır. Bazen de araç rölantideyken burnuna gelen o ağır yanık yağ kokusu... Motor bloğunun dışından sızıntı aramak yerine doğrudan segman toleranslarını incelemek gerekebilir. Endoskop kamerayla silindir içine bakıldığında gömlek yüzeyindeki dikey çizikler ve segman aşınması zaten hemen kendini gösterir.
Bujileri söküp uçlarına bakmak çok şey anlatır; tırnak aralarında biriken siyah, ıslak ve katranlaşmış yağ kalıntıları segmanların pes ettiğini gösterir. Kompresyon kaçıran bir silindir, ateşi düzgün yakamadığı gibi yağı da buji porseleninin üzerine püskürtür sürekli. Nedense sürücüler bunu genelde basit bir ateşleme arızası sanıp sadece bujiyi değiştirir. Oysa sorun ateşlemede değil, piston tepesindeki o küçük metal halkaların aşınmasında. Bujinin kurum bağlaması, yağın yanma hücresine sızmasının doğrudan bir neticesi işte...
Yağ kapağını motor çalışırken hafifçe araladığında dışarı fırlayan o yoğun hava ve duman birikintisi karter üflemesidir. Kompresyon segmanı sızdırmazlığı kaybettiğinde, patlama anındaki yüksek basınçlı gazlar aşağıya, yani krank karterine doğru kaçmaya başlar. Basınç karterde biriktikçe yağ buharı havalandırma hortumundan tekrar emme manifolduna sürüklenir. Bu durum hem motorun iç dengesini bozar hem de yağ tüketimini hissedilir biçimde tırmandırır, karterdeki aşırı basınç sistemi çileden çıkarır bir nevi. Yağ dolum kapağının altında oluşan o garip üfleme hissi tam da bu yüzden...
Rampada motorun eski heyecanını kaybetmesi, gaza basılmasına rağmen aracın isteksizce devirlenmesi de gözden kaçmamalı. Silindir kompresyon testi yaptırdığında basınç değerlerinin fabrika verilerinin çok altında çıkması, gaz kaçıran segmanların acı bir bilançosu. Piston yükselirken havayı yeterince sıkıştıramazsa patlama gücü düşer, güç düştükçe araç çekişten uzaklaşır. Yakıt tüketiminin belirgin şekilde artması da cabası, motor kaybolan gücü telafi etmek için daha çok yakıt yakmaya çalışır.
Egzoz ucunu parmağınla sildiğinde eline yapışan o katranımsı, yoğun is tabakası sıradan bir kurum değildir. Yanmamış yağ artıkları egzoz supaplarından süzülüp katılaşarak bütün hatta sıvışır. Bazen de araç rölantideyken burnuna gelen o ağır yanık yağ kokusu... Motor bloğunun dışından sızıntı aramak yerine doğrudan segman toleranslarını incelemek gerekebilir. Endoskop kamerayla silindir içine bakıldığında gömlek yüzeyindeki dikey çizikler ve segman aşınması zaten hemen kendini gösterir.