Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah arabanıza geçip anahtarı çevirdiğinizde o sarı motor ışığının ansızın yanması... İnsanın bütün neşesini bir anda kaçırmaya yetiyor. Bir de ekranda ya da cihazda P1052 kodunu gördüyseniz, aracınız muhtemelen kendini korumaya almış, gaz yememeye başlamıştır. Özellikle BMW ve Mini grubu araç kullananların gayet iyi bildiği, zaman zaman can sıkan ama dünyanın da sonu olmayan tanıdık bir durum bu.
Gaza basıyorsunuz ama araba gitmek istemiyor, değil mi? Hatta rölantide hafif bir titreme, saçma bir sarsıntı hissedebilirsiniz. P1052 tam olarak değişken supap zamanlamasını, yani o meşhur Valvetronic sistemini işaret eden bir arıza. Beyin, supapları yöneten motordan istediği tepkiyi veya doğru voltaj sinyalini alamayınca hemen şalteri indiriyor.
Aslında sistem kendi içinde oldukça mantıklı çalışır. Motor kontrol ünitesi Valvetronic motoruna bir komut gönderir, onun da milisaniyeler içinde cevap vermesini bekler. İşte o iletişim hattında bir kopukluk veya voltaj sapması yaşandığında bu kod hafızaya kazınır. Yani arabanız size açıkça "Benim supap yönetimimde bir ritim bozukluğu var" diyor.
Bazen sorun sandığımız kadar büyük bir mekanik felaket çıkmaz. Çok basit bir kablo gevşemesi, soketlerde zamanla oluşan oksitlenme bile voltajın düzensiz gitmesine yetebiliyor. Bir bakmışsınız ufacık bir temassızlık yüzünden koca araba çekişten düşmüş... Soketleri söküp temizlemek, kablo tesisatını gözle takip etmek çoğu zaman ilk bakılması gereken yer.
Tabii her zaman bu kadar şanslı olamayabiliyoruz. Valvetronic aktüatör motorunun kendisi zamanla aşırı ısıdan ve yıpranmadan dolayı ömrünü tamamlayabiliyor. İçindeki sargılar kısa devre yaptığında veya kömürleri bittiğinde beyinle olan o hassas bağ kopuyor. Böyle bir durumda parçanın değişimi kaçınılmaz hale geliyor ne yazık ki.
Peki sadece motor mu suçlu? Bazen değil. Motorun hareket ettirdiği o eksantrik mili ve üzerindeki dişli mekanizma sıkışmış olabilir. Hatta ziftleşmiş, zamanında değişmemiş kalitesiz motor yağı bile bu mekanizmanın rahat hareket etmesini engelleyip arızaya düşürebilir. Temiz yağ, bu hassas sistemlerin adeta can damarıdır.
Parçayı değiştirdiniz ya da kabloyu tamir ettiniz diyelim, iş hemen bitiyor mu? Cevap hayır. Yeni takılan veya tamir edilen Valvetronic motorunun araca cihazla tanıtılması, adaptasyon sürecinin yapılması gerekir. O sıfırlama işlemini yapmazsanız araba sanki parça hiç değişmemiş gibi aynı arızayı yakmaya devam edebilir.
Aman canım nasıl olsa gidiyor deyip bu şekilde sürmeye devam etmek yapacağınız en büyük hata olur. Sadece yakıt tüketiminiz tavan yapmakla kalmaz, katalizöre ve motorun diğer hassas parçalarına da uzun vadede ciddi zararlar verebilirsiniz. Ustaya gitmeyi ertelememek, işi daha büyük masraflara bindirmeden çözmek en mantıklısı.
Gaza basıyorsunuz ama araba gitmek istemiyor, değil mi? Hatta rölantide hafif bir titreme, saçma bir sarsıntı hissedebilirsiniz. P1052 tam olarak değişken supap zamanlamasını, yani o meşhur Valvetronic sistemini işaret eden bir arıza. Beyin, supapları yöneten motordan istediği tepkiyi veya doğru voltaj sinyalini alamayınca hemen şalteri indiriyor.
Aslında sistem kendi içinde oldukça mantıklı çalışır. Motor kontrol ünitesi Valvetronic motoruna bir komut gönderir, onun da milisaniyeler içinde cevap vermesini bekler. İşte o iletişim hattında bir kopukluk veya voltaj sapması yaşandığında bu kod hafızaya kazınır. Yani arabanız size açıkça "Benim supap yönetimimde bir ritim bozukluğu var" diyor.
Bazen sorun sandığımız kadar büyük bir mekanik felaket çıkmaz. Çok basit bir kablo gevşemesi, soketlerde zamanla oluşan oksitlenme bile voltajın düzensiz gitmesine yetebiliyor. Bir bakmışsınız ufacık bir temassızlık yüzünden koca araba çekişten düşmüş... Soketleri söküp temizlemek, kablo tesisatını gözle takip etmek çoğu zaman ilk bakılması gereken yer.
Tabii her zaman bu kadar şanslı olamayabiliyoruz. Valvetronic aktüatör motorunun kendisi zamanla aşırı ısıdan ve yıpranmadan dolayı ömrünü tamamlayabiliyor. İçindeki sargılar kısa devre yaptığında veya kömürleri bittiğinde beyinle olan o hassas bağ kopuyor. Böyle bir durumda parçanın değişimi kaçınılmaz hale geliyor ne yazık ki.
Peki sadece motor mu suçlu? Bazen değil. Motorun hareket ettirdiği o eksantrik mili ve üzerindeki dişli mekanizma sıkışmış olabilir. Hatta ziftleşmiş, zamanında değişmemiş kalitesiz motor yağı bile bu mekanizmanın rahat hareket etmesini engelleyip arızaya düşürebilir. Temiz yağ, bu hassas sistemlerin adeta can damarıdır.
Parçayı değiştirdiniz ya da kabloyu tamir ettiniz diyelim, iş hemen bitiyor mu? Cevap hayır. Yeni takılan veya tamir edilen Valvetronic motorunun araca cihazla tanıtılması, adaptasyon sürecinin yapılması gerekir. O sıfırlama işlemini yapmazsanız araba sanki parça hiç değişmemiş gibi aynı arızayı yakmaya devam edebilir.
Aman canım nasıl olsa gidiyor deyip bu şekilde sürmeye devam etmek yapacağınız en büyük hata olur. Sadece yakıt tüketiminiz tavan yapmakla kalmaz, katalizöre ve motorun diğer hassas parçalarına da uzun vadede ciddi zararlar verebilirsiniz. Ustaya gitmeyi ertelememek, işi daha büyük masraflara bindirmeden çözmek en mantıklısı.