Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah arabanıza binip kontağı çevirdiğinizde o sarı motor ışığının ansızın yanması... İnsanın morali daha güne başlamadan bozuluyor, değil mi? P1045 kodunu ekranda gördüğünüzde aslında aracınız size gayet net bir mesaj veriyor. Genellikle yakıt enjektörünün elektrik devresinde ya da doğrudan enjektörün kendisinde bir uyumsuzluk, bir iletişim kopukluğu olduğuna işaret eder bu durum. Yani silindire doğru zamanda ve doğru miktarda yakıt gidemiyor olabilir.
Motorun çalışırken hafifçe titremesi veya rölantide sanki nefesi kesiliyormuş gibi davranması tesadüf değil. Silindirlerden biri görevini tam yapamayınca, diğerleri onun yükünü sırtlamaya çalışıyor ve bu da o bildiğimiz pürüzsüz sürüş hissini tamamen alıp götürüyor. Hızlanmak istediğinizde arabanın o eski seri halinden eser kalmadığını fark edebilirsiniz. Gaz pedalı sanki biraz hissizleşir, araç isteksizce ivmelenir...
Bazen mesele hiç de korktuğunuz gibi büyük bir mekanik arıza çıkmaz. Geçenlerde bir dostumun başına geldi, sadece enjektör soketine giren kablolardan biri gevşemiş ve oksitlenmişti. Basit bir kablo temassızlığı bile beynin yanlış sinyal almasına ve bu hata kodunu hafızaya kazımasına yetiyor. Soketleri, kablo demetlerini dikkatlice gözden geçirmek, korozyon var mı diye bakmak çoğu zaman en doğru ilk adım.
Enjektörlerin kendi iç dirençlerinin bozulması da az rastlanan bir durum sayılmaz elbette. Yan sanayi parça kullanımı ya da zamanla yaşanan ısı değişimi yüzündenBobin kısmı özelliğini yitirebiliyor. Multimetre ile enjektör bacakları arasındaki direnci ölçmek, parçanın emekliye ayrılıp ayrılmayacağını size hemen söyler. Eğer değerler fabrika verilerinin çok dışındaysa, ne yazık ki o enjektörle vedalaşma zamanı gelmiş demektir.
Piyasadaki kalitesiz veya kirli yakıtlar da bu arızayı tetikleyen gizli faillerden biridir. Yakıt filtresi uzun süredir değişmediyse, depodan gelen minik tortular enjektörün hassas memesini tıkayabilir ya da püskürtme desenini bozabilir. Arada bir kaliteli yakıt katkısı kullanmak ya da depoyu güvenilir istasyonlardan doldurmak, bu tarz elektronik ve mekanik sürprizlerin önüne geçmek için harika bir alışkanlık.
"Peki böyle idare etsem, servise haftaya gitsem ne olur?" diye düşünebilirsiniz. Yanmamış yakıtın egzozdan atılmaya çalışılması, zamanla katalitik konvertöre aşırı yük bindirir ve çok daha pahalı masraflara yol açabilir. Aracınızı fazla zorlamadan, sakin bir sürüşle uzman bir ustanın yolunu tutmak en mantıklısı. Belki sadece bir soket temizliğiyle çözülecek, kim bilir...
Motorun çalışırken hafifçe titremesi veya rölantide sanki nefesi kesiliyormuş gibi davranması tesadüf değil. Silindirlerden biri görevini tam yapamayınca, diğerleri onun yükünü sırtlamaya çalışıyor ve bu da o bildiğimiz pürüzsüz sürüş hissini tamamen alıp götürüyor. Hızlanmak istediğinizde arabanın o eski seri halinden eser kalmadığını fark edebilirsiniz. Gaz pedalı sanki biraz hissizleşir, araç isteksizce ivmelenir...
Bazen mesele hiç de korktuğunuz gibi büyük bir mekanik arıza çıkmaz. Geçenlerde bir dostumun başına geldi, sadece enjektör soketine giren kablolardan biri gevşemiş ve oksitlenmişti. Basit bir kablo temassızlığı bile beynin yanlış sinyal almasına ve bu hata kodunu hafızaya kazımasına yetiyor. Soketleri, kablo demetlerini dikkatlice gözden geçirmek, korozyon var mı diye bakmak çoğu zaman en doğru ilk adım.
Enjektörlerin kendi iç dirençlerinin bozulması da az rastlanan bir durum sayılmaz elbette. Yan sanayi parça kullanımı ya da zamanla yaşanan ısı değişimi yüzündenBobin kısmı özelliğini yitirebiliyor. Multimetre ile enjektör bacakları arasındaki direnci ölçmek, parçanın emekliye ayrılıp ayrılmayacağını size hemen söyler. Eğer değerler fabrika verilerinin çok dışındaysa, ne yazık ki o enjektörle vedalaşma zamanı gelmiş demektir.
Piyasadaki kalitesiz veya kirli yakıtlar da bu arızayı tetikleyen gizli faillerden biridir. Yakıt filtresi uzun süredir değişmediyse, depodan gelen minik tortular enjektörün hassas memesini tıkayabilir ya da püskürtme desenini bozabilir. Arada bir kaliteli yakıt katkısı kullanmak ya da depoyu güvenilir istasyonlardan doldurmak, bu tarz elektronik ve mekanik sürprizlerin önüne geçmek için harika bir alışkanlık.
"Peki böyle idare etsem, servise haftaya gitsem ne olur?" diye düşünebilirsiniz. Yanmamış yakıtın egzozdan atılmaya çalışılması, zamanla katalitik konvertöre aşırı yük bindirir ve çok daha pahalı masraflara yol açabilir. Aracınızı fazla zorlamadan, sakin bir sürüşle uzman bir ustanın yolunu tutmak en mantıklısı. Belki sadece bir soket temizliğiyle çözülecek, kim bilir...