Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracın yokuş aşağı inerken birden bağırmaya başlaması ya da o anlamsız vites geçiş sarsıntıları... Hani motor devriyle tekerlek dönüş hızının birbirine uymadığı o sinir bozucu an var ya, işte tam orada elektronik kontrol ünitesi uyanır ve sensörlerden gelen verileri alt alta koyup hesap yapar. Şanzıman giriş devri sensörü ile çıkış devri sensörünün oranları birbirini tutmadığında, bilgisayar ekranına düşen o üç harf bir rakam tüm keyfini kaçırır. Devir saati tavan yaparken arabanın hızlanmaması...
Aslında hidrolik valf gövdesindeki tıkalı bir kanal ya da basınç kaybı, tork konvektörünün içindeki kavrama balatalarının kaçırmasına sebep olur. Yağın ömrü bitmiş, viskozitesi bozulmuşsa, selenoid valfler ECU'nun emrettiği hidrolik basıncı tam vaktinde iletemez; yani sen gaza bastığını sanırsın ama şanzıman içindeki mekanik kayıp yüzünden oranlar şaşar da şaşar... Balatalar sıyırıyor resmen, farkında mısın?
Şimdi ustaya gitsen "şanzıman inecek" diye gözünü korkuturlar hemen, oysa bazen sadece diff veya şanzıman yağı değişim periyodunu çok geciktirdiğin için tortu inatla kanalları tıkamıştır. Piston contalarının sertleşmesi ve iç kaçaklar basınç düşmesine yol açar, bu da vites oranlarının hesaplanan değerlerden sapmasına neden olur... Belki de sadece soketlerdeki oksitlenmedir sorun, ha?
Elektronik beyin her devirde tekerlekle motorun oranını ezbere bilir; sen debriyaja basmasan da tork konvektör kilidi devreye girmediğinde kayma oranı %100'e yaklaşır. Yağ sıcaklığı aşırı yükseldiğinde basınç regülatörü hata verir, şanzıman koruma moduna geçer ki bu da şanzımanın ömrünü uzatmak için alınan son çaredir. Isınan yağın özelliği kaybolur, metalik aşınma çapakları selenoidlerin elektromanyetik alanını bozar...
Alt takımdan gelen o hafif uğultuyu dinle şimdi, belki de diferansiyel oranlarıyla oynanmış ya da lastik ebatların fabrikanın verdiği ölçüden tamamen farklı. Bilgisayar tekerlek çevresini yanlış okuduğu an şanzımana "yanlış oran" alarmı verdirir, yani sorun bazen şanzımanda değil bastığın lastiktedir... Kim derdi ki dimdik yolda kalmanın sebebi altındaki lastik ebadı olsun?
Aslında hidrolik valf gövdesindeki tıkalı bir kanal ya da basınç kaybı, tork konvektörünün içindeki kavrama balatalarının kaçırmasına sebep olur. Yağın ömrü bitmiş, viskozitesi bozulmuşsa, selenoid valfler ECU'nun emrettiği hidrolik basıncı tam vaktinde iletemez; yani sen gaza bastığını sanırsın ama şanzıman içindeki mekanik kayıp yüzünden oranlar şaşar da şaşar... Balatalar sıyırıyor resmen, farkında mısın?
Şimdi ustaya gitsen "şanzıman inecek" diye gözünü korkuturlar hemen, oysa bazen sadece diff veya şanzıman yağı değişim periyodunu çok geciktirdiğin için tortu inatla kanalları tıkamıştır. Piston contalarının sertleşmesi ve iç kaçaklar basınç düşmesine yol açar, bu da vites oranlarının hesaplanan değerlerden sapmasına neden olur... Belki de sadece soketlerdeki oksitlenmedir sorun, ha?
Elektronik beyin her devirde tekerlekle motorun oranını ezbere bilir; sen debriyaja basmasan da tork konvektör kilidi devreye girmediğinde kayma oranı %100'e yaklaşır. Yağ sıcaklığı aşırı yükseldiğinde basınç regülatörü hata verir, şanzıman koruma moduna geçer ki bu da şanzımanın ömrünü uzatmak için alınan son çaredir. Isınan yağın özelliği kaybolur, metalik aşınma çapakları selenoidlerin elektromanyetik alanını bozar...
Alt takımdan gelen o hafif uğultuyu dinle şimdi, belki de diferansiyel oranlarıyla oynanmış ya da lastik ebatların fabrikanın verdiği ölçüden tamamen farklı. Bilgisayar tekerlek çevresini yanlış okuduğu an şanzımana "yanlış oran" alarmı verdirir, yani sorun bazen şanzımanda değil bastığın lastiktedir... Kim derdi ki dimdik yolda kalmanın sebebi altındaki lastik ebadı olsun?