Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sanayiye girip "ustam araba çekmiyor" dediğinizde size doğrudan beyin değişimi kakalamaya çalışan o parlak zekalı ustalardan bıktıysanız, P0040 kodunu cebinize koyup konuşacaksınız. Olay gayet net ve berrak: Aracınızın beyni, Bank 1 Sensör 1 ile Bank 2 Sensör 1 oksijen sensörlerinin ısıtıcı kontrol hatlarını birbiriyle karıştırmış durumda. Yani kablo demetinde ya da sokette ciddi bir karmaşa var; sol böbreğin sinyalini sağ böbreğe bağlamışlar gibi düşünün... Hal böyle olunca da motor ne kadar yakıt püskürteceğini bilemiyor, saçmalıyor.
Siz hiç iki farklı insanın aynı anda kulağınıza bağırdığını ve ikisinin de farklı şeyler söylediğini yaşadınız mı? İşte ECU dediğimiz o dijital beyin tam olarak bu kaosu yaşıyor şu an. Birinci bankın oksijen sensörüne gitmesi gereken ısıtıcı akımı, bir şekilde ikinci bankın sensör hattına sızmış ya da montajı yapan o dahi(!) usta soketleri ters takmış. Sensörlerin kendisi sapasağlam olabilir, hemen gidip parçacıya binlerce lira yatırmayın; sorun tamamen o iletken hatların birbirine girmesinde... Hatlar karışmış, sinyaller çorba olmuş.
O motor arıza lambası panoda sapsarı parıldarken "nasıl olsa araba yürüyor" deyip geçemezsiniz, geçerseniz o zengin karışım birkaç aya kalmadan katalitik konvertörünüzü eritip elinize verir. Yakıt sarfiyatınızın bir anda tavan yapması tesadüf değil; araba adeta benzin içiyor çünkü egzozdaki oksijeni doğru okuyamayan sistem, korkudan sürekli zengin karışıma geçiyor. Hani gaza bastığınızda o eski canlılığı bulamayıp araç isteksizce devirlenir ya... İşte tam olarak bu yüzden.
Soketleri söküp multimetreyi elinize almadan bu beladan kurtulamazsınız, nokta. Bank 1 ve Bank 2 ısıtıcı devrelerinin direnç değerlerini ölçmek, şasiye kaçak olup olmadığını kontrol etmek birkaç dakikanızı alır ama sizi devasa masraflardan kurtarır. Kablo demetinde bir erime var mı, tesisat bir yerlere sürtüp soyulmuş mu diye bakmak... Aslında bu kadar basit işte. Tesisatı takip edeceksiniz, başka yolu yok.
Oksijen sensörü değişimi yaparken "nasıl olsa ikisi de aynı" deyip soketlerin yerini şaşıran usta zihniyetiyle mücadele ediyoruz burada. Bazen sadece bir kablo demeti onarımı ya da doğru soketin doğru sensöre takılması bu can sıkıcı P0040 kodunu sonsuza dek tarihe gömer. Ama yok, siz "ben tesisata dokunmam" derseniz... O zaman benzin istasyonundaki pompacıyla akraba olmaya hazır olun.
Siz hiç iki farklı insanın aynı anda kulağınıza bağırdığını ve ikisinin de farklı şeyler söylediğini yaşadınız mı? İşte ECU dediğimiz o dijital beyin tam olarak bu kaosu yaşıyor şu an. Birinci bankın oksijen sensörüne gitmesi gereken ısıtıcı akımı, bir şekilde ikinci bankın sensör hattına sızmış ya da montajı yapan o dahi(!) usta soketleri ters takmış. Sensörlerin kendisi sapasağlam olabilir, hemen gidip parçacıya binlerce lira yatırmayın; sorun tamamen o iletken hatların birbirine girmesinde... Hatlar karışmış, sinyaller çorba olmuş.
O motor arıza lambası panoda sapsarı parıldarken "nasıl olsa araba yürüyor" deyip geçemezsiniz, geçerseniz o zengin karışım birkaç aya kalmadan katalitik konvertörünüzü eritip elinize verir. Yakıt sarfiyatınızın bir anda tavan yapması tesadüf değil; araba adeta benzin içiyor çünkü egzozdaki oksijeni doğru okuyamayan sistem, korkudan sürekli zengin karışıma geçiyor. Hani gaza bastığınızda o eski canlılığı bulamayıp araç isteksizce devirlenir ya... İşte tam olarak bu yüzden.
Soketleri söküp multimetreyi elinize almadan bu beladan kurtulamazsınız, nokta. Bank 1 ve Bank 2 ısıtıcı devrelerinin direnç değerlerini ölçmek, şasiye kaçak olup olmadığını kontrol etmek birkaç dakikanızı alır ama sizi devasa masraflardan kurtarır. Kablo demetinde bir erime var mı, tesisat bir yerlere sürtüp soyulmuş mu diye bakmak... Aslında bu kadar basit işte. Tesisatı takip edeceksiniz, başka yolu yok.
Oksijen sensörü değişimi yaparken "nasıl olsa ikisi de aynı" deyip soketlerin yerini şaşıran usta zihniyetiyle mücadele ediyoruz burada. Bazen sadece bir kablo demeti onarımı ya da doğru soketin doğru sensöre takılması bu can sıkıcı P0040 kodunu sonsuza dek tarihe gömer. Ama yok, siz "ben tesisata dokunmam" derseniz... O zaman benzin istasyonundaki pompacıyla akraba olmaya hazır olun.