Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyona geçip anahtarı çevirdiğinizde o tanıdık motor sesini duyamamak, sürücü koltuğunda yaşanabilecek en can sıkıcı çaresizlik anlarından biridir. Otomatik vitesli bir aracın o çıt çıkarmayan inadı karşısında hemen panik yapmayın; çünkü bazen çözüm, sandığınızdan çok daha basittir. Gösterge panelindeki ışıklar yanıyor ama motor marş almıyorsa, aklınıza gelen ilk şey o meşhur vites kolunun pozisyonu olmalı. Modern araçlar, vites kolu "P" (Park) ya da "N" (Nötr) konumunda değilse kendilerini korumaya alıp motoru asla çalıştırmazlar. Vitesi şöyle bir sallayıp iyice yerine oturduğundan emin olun, hatta mandala basıp tekrar "P" konumuna getirmeyi deneyin... Kim bilir, belki de aceleyle park ederken küçük bir santimlik kayma tüm bu sessizliğin sorumlusudur.
Frene ne kadar güçlü bastığınızı zannederseniz zannedin, arabanızın beyni o baskıyı hissetmemiş olabilir. Otomatik araçlarda motorun ateşlenmesi için fren pedalına tam ve kararlı bir şekilde basılması hayati bir kuraldır. Pedalın arkasında saklanan küçük bir müşür arızalandığında, siz frene sonuna kadar bassanız bile sistem bunu algılamaz ve motoru kilitlemeye devam eder. Bazen paspas kayar pedalın altına sıkışır, bazen de sistemde bir temassızlık olur... Fren lambalarınızın yanıp yanmadığını dikiz aynasından veya bir arkadaştan kontrol etmesini isteyerek bu şüpheyi anında netleştirebilirsiniz. Eğer lambalar yanmıyorsa, araç sizin frene bastığınızı görmüyor demektir; dolayısıyla marş basmasını beklemek de mucize ummaktan farksızdır.
Akü bitmesi denince akla hemen tamamen sönmüş ışıklar gelse de, otomatik vitesli araçlarda durum bazen çok daha sinsice ilerler. Multimedya ekranının açılması, farların sönük de olsa yanması sizi aldatmasın; marş motorunun o ilk ağır dönme hareketini yapabilmesi için yüksek bir akıma ihtiyacı vardır. Akünün ömrü tükenmeye yaklaştığında, marşa bastığınız an tık tık tık diye bir ses duyarsınız ve arkasından derin bir sessizlik gelir. Manuel arabalar gibi vurdurarak çalıştırma şansınız da olmadığı için, bagajda bir takviye kablosu bulundurmanın önemi tam da bu çaresizlik anında ortaya çıkar. Güvenilir bir komşudan veya yoldan geçen birinden rica edip bir takviye yapmak, sizi çekici masrafından kurtaracak en kestirme yoldur.
Anahtarsız çalıştırma sistemine sahip yeni nesil bir araç kullanıyorsanız, cebinizdeki o küçük kumandanın pili bitmiş ve araba sizi yabancı sanıyor olabilir. Start-Stop düğmesine bastığınızda ekranda "Anahtar Algılanmadı" uyarısı görüyorsanız, kumandayı hemen direksiyon kolonunun altındaki veya orta konsoldaki özel yuvaya yaklaştırmayı deneyin. Akıllı anahtarların içindeki pasif çip, pil tamamen bitik olsa bile o yakın mesafeden araçla haberleşebilir ve motorun uyanmasını sağlayabilir. Teknolojinin getirdiği bu konfor, bazen küçücük bir saat pilinin bitmesiyle insanı yolda bırakacak bir kabusa dönüşebiliyor işte... Yine de pes etmeden önce kumandanın kendisiyle doğrudan Start-Stop düğmesine basarak çalıştırmayı denemek harika bir acil durum taktiğidir.
Frene ne kadar güçlü bastığınızı zannederseniz zannedin, arabanızın beyni o baskıyı hissetmemiş olabilir. Otomatik araçlarda motorun ateşlenmesi için fren pedalına tam ve kararlı bir şekilde basılması hayati bir kuraldır. Pedalın arkasında saklanan küçük bir müşür arızalandığında, siz frene sonuna kadar bassanız bile sistem bunu algılamaz ve motoru kilitlemeye devam eder. Bazen paspas kayar pedalın altına sıkışır, bazen de sistemde bir temassızlık olur... Fren lambalarınızın yanıp yanmadığını dikiz aynasından veya bir arkadaştan kontrol etmesini isteyerek bu şüpheyi anında netleştirebilirsiniz. Eğer lambalar yanmıyorsa, araç sizin frene bastığınızı görmüyor demektir; dolayısıyla marş basmasını beklemek de mucize ummaktan farksızdır.
Akü bitmesi denince akla hemen tamamen sönmüş ışıklar gelse de, otomatik vitesli araçlarda durum bazen çok daha sinsice ilerler. Multimedya ekranının açılması, farların sönük de olsa yanması sizi aldatmasın; marş motorunun o ilk ağır dönme hareketini yapabilmesi için yüksek bir akıma ihtiyacı vardır. Akünün ömrü tükenmeye yaklaştığında, marşa bastığınız an tık tık tık diye bir ses duyarsınız ve arkasından derin bir sessizlik gelir. Manuel arabalar gibi vurdurarak çalıştırma şansınız da olmadığı için, bagajda bir takviye kablosu bulundurmanın önemi tam da bu çaresizlik anında ortaya çıkar. Güvenilir bir komşudan veya yoldan geçen birinden rica edip bir takviye yapmak, sizi çekici masrafından kurtaracak en kestirme yoldur.
Anahtarsız çalıştırma sistemine sahip yeni nesil bir araç kullanıyorsanız, cebinizdeki o küçük kumandanın pili bitmiş ve araba sizi yabancı sanıyor olabilir. Start-Stop düğmesine bastığınızda ekranda "Anahtar Algılanmadı" uyarısı görüyorsanız, kumandayı hemen direksiyon kolonunun altındaki veya orta konsoldaki özel yuvaya yaklaştırmayı deneyin. Akıllı anahtarların içindeki pasif çip, pil tamamen bitik olsa bile o yakın mesafeden araçla haberleşebilir ve motorun uyanmasını sağlayabilir. Teknolojinin getirdiği bu konfor, bazen küçücük bir saat pilinin bitmesiyle insanı yolda bırakacak bir kabusa dönüşebiliyor işte... Yine de pes etmeden önce kumandanın kendisiyle doğrudan Start-Stop düğmesine basarak çalıştırmayı denemek harika bir acil durum taktiğidir.