Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde o sabırlı sarı ışık yandığında içinden bir şeylerin koptuğunu biliyorum, çünkü modern dizellerin bu kaprisli sensörleri tam birer maliyet tuzakıdır ve insanı masaya oturtur. Egzoz gazındaki azot oksit miktarını ölçmekle görevli bu küçük parça, aslında çevre polisliği yaparken bir yandan da motorun beynine sürekli veri pompalar, ne var ki zamanla kurum bağlar, ısıdan kavrulur ve işini yapamaz hale gelir. Aslında mesele sadece arıza lambasının yanması değil, aracın kendini korumaya alıp çekişten düşmesi, vites geçişlerinin saçmalaması ve yakıt tüketiminin tırmanmaya başlamasıdır.
Temizlemek mi, değiştirmek mi sorusu tam bu noktada zihnini kurcalamaya başlar, çünkü orijinal bir sensörün fiyatı neredeyse küçük bir araba parası kadardır ve sanayideki ustalar hemen parça değiştirmeye meraklıdır. Oysa bazen tinerle, özel spreylerle veya ultrasonik banyolarla o kurum tabakasını temizlemek mümkündür, fakat iç kısımdaki mikroçipler yandıysa hiçbir mucizevi sprey o parçayı diriltmez ve harcanan mesaiyle kalırsın. Ustaların çoğu bu işe çamur atar çünkü değişimden aldıkları kar temizlikten aldıklarından fazladır, sen yine de sökülüp temizlenebilecek bir parça için hemen servise koşup servet ödeme.
Kablo tesisatını ve soketleri kontrol etmek işin en can alıcı ama en çok es geçilen adımıdır, çünkü bazen sensörün kendisi sağlamken alttan gelen bir taş darbesi veya sıcak egzoz borusuna değip eriyen bir kablo bütün sistemi kilitlemeye yeter. Soketlerin içine dolan o siyah yağlı çamuru balata spreyiyle temizleyip iyice kurutmadan yeni sensör takmak, parayı sokağa atmaktan başka bir şey değildir ve bunu kimse sana söylemez. Akünün kutup başını söküp beyni sıfırlamak da geçici bir ferahlama sağlasa da, eğer arıza kalıcıysa birkaç kilometre sonra o inatçı lamba yine yüzüne bakacaktır.
Yazılımsal iptal yani EGR ve NOx iptali dedikleri o tehlikeli ve yasalara aykırı yol ise son yıllarda muayeneden geçemeyenlerin tek kaçış noktası haline geldi, motoru rahatlatıyor gibi görünse de arkasında bıraktığı o zehirli gaz bulutu geleceğimizi çalıyor. Aracı o şekilde kullanmak belki cebini şimdilik korur ama muayene istasyonunda egzoz gazı ölçüm cihazına girdiğinde anlarsın dünyanın kaç bucak olduğunu, çünkü bu işinlamı cimi yok, o sensör oraya süs olsun diye konulmadı. Doğru olanı yapmak, kaliteli bir yan sanayi bulamıyorsan bile çıkma parça riskine girmeden işin ehli bir yerde o sensörün kalibre edilmesini sağlamaktır, yoksa sürekli bir arıza döngüsü içinde bütçen erir gider.
Temizlemek mi, değiştirmek mi sorusu tam bu noktada zihnini kurcalamaya başlar, çünkü orijinal bir sensörün fiyatı neredeyse küçük bir araba parası kadardır ve sanayideki ustalar hemen parça değiştirmeye meraklıdır. Oysa bazen tinerle, özel spreylerle veya ultrasonik banyolarla o kurum tabakasını temizlemek mümkündür, fakat iç kısımdaki mikroçipler yandıysa hiçbir mucizevi sprey o parçayı diriltmez ve harcanan mesaiyle kalırsın. Ustaların çoğu bu işe çamur atar çünkü değişimden aldıkları kar temizlikten aldıklarından fazladır, sen yine de sökülüp temizlenebilecek bir parça için hemen servise koşup servet ödeme.
Kablo tesisatını ve soketleri kontrol etmek işin en can alıcı ama en çok es geçilen adımıdır, çünkü bazen sensörün kendisi sağlamken alttan gelen bir taş darbesi veya sıcak egzoz borusuna değip eriyen bir kablo bütün sistemi kilitlemeye yeter. Soketlerin içine dolan o siyah yağlı çamuru balata spreyiyle temizleyip iyice kurutmadan yeni sensör takmak, parayı sokağa atmaktan başka bir şey değildir ve bunu kimse sana söylemez. Akünün kutup başını söküp beyni sıfırlamak da geçici bir ferahlama sağlasa da, eğer arıza kalıcıysa birkaç kilometre sonra o inatçı lamba yine yüzüne bakacaktır.
Yazılımsal iptal yani EGR ve NOx iptali dedikleri o tehlikeli ve yasalara aykırı yol ise son yıllarda muayeneden geçemeyenlerin tek kaçış noktası haline geldi, motoru rahatlatıyor gibi görünse de arkasında bıraktığı o zehirli gaz bulutu geleceğimizi çalıyor. Aracı o şekilde kullanmak belki cebini şimdilik korur ama muayene istasyonunda egzoz gazı ölçüm cihazına girdiğinde anlarsın dünyanın kaç bucak olduğunu, çünkü bu işinlamı cimi yok, o sensör oraya süs olsun diye konulmadı. Doğru olanı yapmak, kaliteli bir yan sanayi bulamıyorsan bile çıkma parça riskine girmeden işin ehli bir yerde o sensörün kalibre edilmesini sağlamaktır, yoksa sürekli bir arıza döngüsü içinde bütçen erir gider.