Motor Yağına Yakıt Karışırsa Ne Olur?

Motor Yağına Yakıt Karışırsa Ne Olur?

Hakan Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
585
Tepkime puanı
0
Hakan Usta
Sabahın köründe marşa bastığında o kaputun altından gelen o garip, hafif cırtlak sesi duyuyorsan bir duracaksın. Yağ çubuğunu çekip kokladığında burnuna çiğ benzin veya motorin kokusu geliyorsa geçmiş olsun, içeride işler çığırından çıkmış demektir. O yağ çubuğundaki seviye anlamsızca yükseldiyse, motor kendi yağıyla değil, bildiğin yakıt çorbasıyla dönmeye çalışıyordur.

Segmanlar aşındı mı, o canım kompresyon kaçar ve yakıt doğrudan kartere süzülür. Yanma odasında patlaması gereken benzin aşağı dökülüyorsa, o silindirlerde iş kalmamıştır artık. Bazen de enjektör işemesi deriz ya, işte o lanet meret açık kalır ve silindiri yakıta boğar... Sonra o yakıt bir yolunu bulur, yağın içine sızar.

Metal metale sürtmesin diye geceleri uykusuz kalan o mühendislerin emeği, iki damla benzin yüzünden çöp oluyor orada. Motor yağı dediğin şeyin viskozitesi bir kez bozuldu mu, o koruyucu film tabakası pat diye yırtılır. Su gibi olmuş bir yağ, dakikada binlerce kez dönen yatakları nasıl korusun ki? Yağlama bittiği an metal metale biner, gerisi zaten sanayi sitesinde çekici beklemek...

Hiç düşündün mü o yatak sarması dediğimiz felaket nasıl bir gecede gerçekleşir? Yakıtla seyrelmiş yağ, yüksek ısıya geldiği an buharlaşır ve basınç bir anda sıfıra çakılır. Pistonlar silindirin içinde adeta kuru zımpara kağıdı gibi çalışmaya başlar. O hışırtıyı duyduğun an ayağını gazdan çeksen bile artık çok geçtir, piston kaynak olur kalır.

Dizel araç sahipleri, siz o DPF temizliği yarıda kaldığında ne olduğunu sanıyorsunuz? Rejenerasyon yapacağım diye silindire bocalayan o fazla yakıt, rekor sürede kartere iniyor işte. Şehir içinde kısa mesafe sürüp durmak, o yakıtın yağın içinde birikmesine çanak tutmaktan başka bir şey değil. Sık sık yağı kontrol etmeyen adam, günün sonunda o turbo milinin nasıl kucağına geldiğine şaşırır durur.

O kokuyu aldığın saniye o kontağı kapatacaksın, başka yolu yok. "Neyse bir iki kilometre daha gideyim, ustaya varırım" dediğin her metre, cüzdanına atılan devasa bir kazıktır. Çektir aracı kenara, çağır çekiciyi, bıraksın dükkanın önüne. Yağı boşalttığında içinden çıkan o vıcık vıcık cıvık sıvıyı görünce ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksın.

Bazen küçücük bir enjektör pulu yüzünden dev gibi motorlar hurdaya dönüyor bu memlekette. Sorunu sadece yağı değiştirerek çözeceğini sanıyorsan büyük yanılıyorsun dostum, o yağı bozan kaynağı bulup yok etmeden yeni yağı koymak parayı çöpe atmaktır. Önce o enjektörü, o pompayı, o segmanı düzelttireceksin. Yoksa iki gün sonra aynı kabusu sil baştan yaşarsın...
 
Geri