Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yola çıkarsın, her şey yolundadır bazen; radyo çalar, rüzgar camı döver, motorun o mutad mırıltısı içini rahatlatır. Derken sarı bir ışık belirir göstergede, o inatçı motor arıza lambası... Hemen ardından hafif bir titreme başlar direksiyonda, koltuğunda hissedersin o huzursuzluğu. Acaba ne oluyor orada kaputun altında?
Buji arızaları ya da ateşleme bobini sorunları genellikle bu senaryonun başrolündedir işte. Silindirlere giden akım kesintiye uğradığında motor dengesini kaybeder, o sarsıntı kabine kadar vurur. Zaten o lamba da boşuna yanmıyor orada; "Bir şeyler eksik, yakıt tam yanmıyor" demeye çalışıyor sana...
Yakıt kalitesi de az şey miştir yani; depona aldığın kötü bir benzin bütün bu dengeyi altüst edebilir. Enjektörler tıkanır, yakıt püskürtme zamanlaması şaşar ve motor adeta boğulur gibi titremeye başlar. Sanki araba sana küsmüş gibidir, gitmek istemez, zorlanır.
Rölanti dalgalanmalarıyla kendini belli eden bu durum aslında motorun imdat çığlığıdır. Hava akış metresi arızalandığında beyin ne kadar hava alacağını bilemez, kararsız kalır. O kararsızlık da tekleme olarak yansır yola...
Peki ya triger kaydı veya sentedeki en ufak bir kaçak? İşte o zaman tehlike çanları çalıyor demektir. Motor içindeki mekanik uyum bozulduğunda sadece titreme kalmaz geriye, iş büyük masraflara kadar gider. Uzmanlar ne der bilmem ama, bu belirtiyi asla ardına atıp unutmamak lazım...
Hemen sanayinin yolunu tutmak en mantıklısı tabii ki, ustaya anahtarı teslim etmek... Bilgisayara bağlayıp o hata kodunu okuttuğun an her şey netleşecek zaten. Belki de sadece küçük bir sensör değişimiyle kurtulacaksın bu kabustan, kimbilir?
Buji arızaları ya da ateşleme bobini sorunları genellikle bu senaryonun başrolündedir işte. Silindirlere giden akım kesintiye uğradığında motor dengesini kaybeder, o sarsıntı kabine kadar vurur. Zaten o lamba da boşuna yanmıyor orada; "Bir şeyler eksik, yakıt tam yanmıyor" demeye çalışıyor sana...
Yakıt kalitesi de az şey miştir yani; depona aldığın kötü bir benzin bütün bu dengeyi altüst edebilir. Enjektörler tıkanır, yakıt püskürtme zamanlaması şaşar ve motor adeta boğulur gibi titremeye başlar. Sanki araba sana küsmüş gibidir, gitmek istemez, zorlanır.
Rölanti dalgalanmalarıyla kendini belli eden bu durum aslında motorun imdat çığlığıdır. Hava akış metresi arızalandığında beyin ne kadar hava alacağını bilemez, kararsız kalır. O kararsızlık da tekleme olarak yansır yola...
Peki ya triger kaydı veya sentedeki en ufak bir kaçak? İşte o zaman tehlike çanları çalıyor demektir. Motor içindeki mekanik uyum bozulduğunda sadece titreme kalmaz geriye, iş büyük masraflara kadar gider. Uzmanlar ne der bilmem ama, bu belirtiyi asla ardına atıp unutmamak lazım...
Hemen sanayinin yolunu tutmak en mantıklısı tabii ki, ustaya anahtarı teslim etmek... Bilgisayara bağlayıp o hata kodunu okuttuğun an her şey netleşecek zaten. Belki de sadece küçük bir sensör değişimiyle kurtulacaksın bu kabustan, kimbilir?