Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Servisime her gün onlarca Kia sahibi geliyor, çoğunun ortak derdi kaputu açtıklarında duydukları o metalik hışırtı... Rio'dan Sportage'a kadar, özellikle CRDi dizel motorlarda veya son dönem GDI benzinli ünitelerde triger zinciri meselesi artık kronik bir baş ağrısı haline geldi, milenyum çağının plastik kayış devri kapandı çoktan. Gerdirici kolların plastik pabucu zamanla aşınıyor, yağ basıncı düşüyor ve o zincir milim milim bollaşıyor; sen fark etmiyorsun bile ta ki motor ilk çalıştırmada şakırtı yapana kadar. Senteden kaçan bir motorun supapları pistonlara çarpması an meselesi, o yüzden "biraz daha idare eder" lüksün yok bu işte.
Yağ değişim periyotlarını on bin kilometrede bir sabitlemeyen, piyasadaki en ucuz filtreleri takıp motora eziyet eden herkes bir gün o ağır servis faturasıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Sentetik yağın kalitesi düştüğü an, zincir pimleri arasındaki o mikroskobik yağ filmi yırtılıyor ve sürtünme binlerce devirde metali yemeye başlıyor... Bak, ustan olarak söylüyorum, o ses sadece bir gıcırtı değil, motorun "beni kurtar" çığlığıdır. Karteri söküp baktığımızda o plastik pabuçların parçalanıp süzgeci tıkadığını kaç kez gördüm biliyor musun?
Değişim vakti geldiğinde sadece zinciri yenilemek büyük bir kumardır, dişlileri, gergileri ve hidrolik tansiyonerleri set olarak değiştirmek şart oğlum, yarım iş bu motorda iş yapmaz. Piyasada elli liraya satılan yan sanayi zincir kitleriyle aracı tamir ettiğini zannedenler var, üç ay sonra aynı motor yatak sarıp kucağına oturduğunda anlıyorlar hatanın büyüklüğünü. Orijinal parça maliyeti gözünü korkutmasın sakın, çünkü motoru kucağına aldığında ödeyeceğin rakam bunun beş katı olacak...
Peki bu arıza yolda bırakmadan önce kendini nasıl ele verir diye soruyorsan, sabis sabah marşa bastığında gelen o iki saniyelik metal sürtünme sesi en net alarmdır. Arıza tespit cihazına bağladığında eksantrik mili ile krank mili arasındaki açısal sapmayı milisaniyelerle ölçersin, değer tolerans sınırını aştıysa lamba yakmasını beklemeden anahtarı eline alacaksın. Kimisi motor arıza lambası yanana kadar bekliyor, oysa iş o noktaya geldiyse zincir zaten esnemiş, kılavuzları kırıp kartere dökülmüştür bile.
Triger zinciri bakımı öyle sanayideki çırağın "hallederiz abi" diyerek iki dakikada kapatacağı basit bir yağ kaçağı operasyonu değildir, hassas senteleme ister. Özel kilit aparatları kullanılmadan yapılan söküm işlemlerinde motorun tevcihi şaşar, bu da çekişten düşme ve yakıt tüketiminde fırlama olarak hemen geri döner. Aracına gerçekten değer veriyorsan, kilometre saati yüz elli bini devirdiği an ustana gidip o zincirin gerginliğini mutlaka kontrol ettireceksin... Başka çıkış yolu yok.
Yağ değişim periyotlarını on bin kilometrede bir sabitlemeyen, piyasadaki en ucuz filtreleri takıp motora eziyet eden herkes bir gün o ağır servis faturasıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Sentetik yağın kalitesi düştüğü an, zincir pimleri arasındaki o mikroskobik yağ filmi yırtılıyor ve sürtünme binlerce devirde metali yemeye başlıyor... Bak, ustan olarak söylüyorum, o ses sadece bir gıcırtı değil, motorun "beni kurtar" çığlığıdır. Karteri söküp baktığımızda o plastik pabuçların parçalanıp süzgeci tıkadığını kaç kez gördüm biliyor musun?
Değişim vakti geldiğinde sadece zinciri yenilemek büyük bir kumardır, dişlileri, gergileri ve hidrolik tansiyonerleri set olarak değiştirmek şart oğlum, yarım iş bu motorda iş yapmaz. Piyasada elli liraya satılan yan sanayi zincir kitleriyle aracı tamir ettiğini zannedenler var, üç ay sonra aynı motor yatak sarıp kucağına oturduğunda anlıyorlar hatanın büyüklüğünü. Orijinal parça maliyeti gözünü korkutmasın sakın, çünkü motoru kucağına aldığında ödeyeceğin rakam bunun beş katı olacak...
Peki bu arıza yolda bırakmadan önce kendini nasıl ele verir diye soruyorsan, sabis sabah marşa bastığında gelen o iki saniyelik metal sürtünme sesi en net alarmdır. Arıza tespit cihazına bağladığında eksantrik mili ile krank mili arasındaki açısal sapmayı milisaniyelerle ölçersin, değer tolerans sınırını aştıysa lamba yakmasını beklemeden anahtarı eline alacaksın. Kimisi motor arıza lambası yanana kadar bekliyor, oysa iş o noktaya geldiyse zincir zaten esnemiş, kılavuzları kırıp kartere dökülmüştür bile.
Triger zinciri bakımı öyle sanayideki çırağın "hallederiz abi" diyerek iki dakikada kapatacağı basit bir yağ kaçağı operasyonu değildir, hassas senteleme ister. Özel kilit aparatları kullanılmadan yapılan söküm işlemlerinde motorun tevcihi şaşar, bu da çekişten düşme ve yakıt tüketiminde fırlama olarak hemen geri döner. Aracına gerçekten değer veriyorsan, kilometre saati yüz elli bini devirdiği an ustana gidip o zincirin gerginliğini mutlaka kontrol ettireceksin... Başka çıkış yolu yok.