Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor birden tekleip gaz yememeye başladığında insanın canı gerçekten sıkılıyor. Hyundai arabalarda bu durum genellikle çok karmaşık bir felaketin habercisi değildir. Sabahın köründe yola çıkmışsınızdır, gaza basarsınız ama araba çekmez... Sanki arkadan biri tutuyormuş gibi bir his. İşte tam o an anlarsınız depodan süzülüp gelen o sıvının bir yerlerde tıkandığını. Filtre dolmuş, pislik dolmuş. Sanayide ustaya gitmeden önce sorunun tam olarak nereden kaynaklandığını bilmek insanı büyük bir yükten kurtarıyor.
Sarı renkli o motor arıza lambası panelde tak diye yandığında içinize bir şüphe düşer. Yakıt filtresi tıkandığında pompa zorlanır, sisteme yeterli basınçta mazot ya da benzin gitmez. Sonuç mu? Saçma sapan silklenmeler, rölantide kararsız çalışan bir motor. Bazen de hiç çalışmaz o araba, marş basar durur. Bir filtre yüzünden yolda kalmak... İnsan gerçekten kendine kızıyor zamanında değiştirmediği için.
Sistemdeki tıkanıklık önce kendisini yüksek devirlerde belli eder. Otobanda tam sol şeride geçip gaza yüklendiğinizde araba aniden kesilip arıza moduna geçiyorsa hedef belli. Depodaki pislik süzgeci tıkamış işte. Hyundai’lerin yakıt sistemleri oldukça hassastır, kalitesiz akaryakıtı hiç affetmez. Depoya ne koyduğunuzu bilmeniz şart. Ucuz yakıt alayım derken filtreden başlayıp enjektörlere kadar giden pahalı bir zincirleme kazaya davetiye çıkarırsınız.
Paradan kaçmak bazen en büyük masraftır bu hayatta. Bakım zamanı geldiğinde "bu filtre bir dönem daha gider" deyip es geçmeyin. Değiştirin gitsin. Orijinal parça kullanın, yan sanayi ürünlerle aracın sistemini riske atmayın. Her yirmi bin kilometrede bir o parçayı yenilemek motorun ömrünü uzatır, cebinizi korur. Arabanıza iyi bakın ki o da sizi yarı yolda bırakmasın.
Sarı renkli o motor arıza lambası panelde tak diye yandığında içinize bir şüphe düşer. Yakıt filtresi tıkandığında pompa zorlanır, sisteme yeterli basınçta mazot ya da benzin gitmez. Sonuç mu? Saçma sapan silklenmeler, rölantide kararsız çalışan bir motor. Bazen de hiç çalışmaz o araba, marş basar durur. Bir filtre yüzünden yolda kalmak... İnsan gerçekten kendine kızıyor zamanında değiştirmediği için.
Sistemdeki tıkanıklık önce kendisini yüksek devirlerde belli eder. Otobanda tam sol şeride geçip gaza yüklendiğinizde araba aniden kesilip arıza moduna geçiyorsa hedef belli. Depodaki pislik süzgeci tıkamış işte. Hyundai’lerin yakıt sistemleri oldukça hassastır, kalitesiz akaryakıtı hiç affetmez. Depoya ne koyduğunuzu bilmeniz şart. Ucuz yakıt alayım derken filtreden başlayıp enjektörlere kadar giden pahalı bir zincirleme kazaya davetiye çıkarırsınız.
Paradan kaçmak bazen en büyük masraftır bu hayatta. Bakım zamanı geldiğinde "bu filtre bir dönem daha gider" deyip es geçmeyin. Değiştirin gitsin. Orijinal parça kullanın, yan sanayi ürünlerle aracın sistemini riske atmayın. Her yirmi bin kilometrede bir o parçayı yenilemek motorun ömrünü uzatır, cebinizi korur. Arabanıza iyi bakın ki o da sizi yarı yolda bırakmasın.