Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Hyundai sürücülerinin bazen o direksiyon başında koltuğa biraz daha gerilerek oturduğu, o anın tarifi zor sessizliği... Fren pedalına bastığınızda karşılaştığınız o hafif dirençsizlik hissi, insanın aklına hemen en kötü ihtimalleri getiriyor çünkü fren hidroliği basıncının aniden düşmesi veya master silindirin içindeki contaların zamanla aşınıp hidrolik basıncını kaçırması, pedalın o yumuşak ve boşluklu yapısıyla doğrudan kendini ele verir.
Ana merkez arızası dediğimiz şey aslında hidrolik sistemin kalbindeki küçük bir kaçağın, bütün fren pedal hissiyatını tamamen yok etmesidir; yani siz pedala basarsınız fakat fren sıvısı sistemi beslemek yerine silindirin arkasına doğru sızar ve basınç sıfırlanır.
Yolda giderken o ilk boşluk hissini aldığınızda kalbinizin sıkışması normaldir, çünkü metal yorgunluğu ve yoğun kullanım altında fren ana merkez piston keçeleri özelliğini yitirebilir.
Aslında bu durum sadece mekanik bir aşınma değil, aynı zamanda sistemin size gönderdiği son derece net bir imdat çağrısıdır; balatalarınız sağlam olsa bile hidrolik basıncı tutulamıyorsa o pedal her defasında biraz daha aşağıya kayacaktır.
Aracı servise götürmeden önce kaputu açıp hidrolik haznesindeki seviyeyi kontrol etmek ilk akla gelen şeydir, eksilme varsa nerede o kaçak...
Fren hidroliği DOT4 özellikli sıvısının zamanla nem kaparak kaynama noktasını düşürmesi ve iç kısımdaki metal yüzeyleri korozyona uğratması, ana merkezin iç duvarlarında mikro çizikler oluşturur ve bu da basıncın tutunamamasına yol açar.
Peki o pedal neden birdenbire taşa dönmek yerine tahta gibi yumuşacık kalır, işte tam da bu yüzden...
Sistemin havasının alınması bazen geçici bir rahatlama sağlasa da, eğer ana merkez arızası içten içe ilerliyorsa kısa süre sonra aynı güvensizlik hissi yeniden kapınızı çalacaktır ve değişimi kaçınılmaz hale gelecektir.
Ana merkez arızası dediğimiz şey aslında hidrolik sistemin kalbindeki küçük bir kaçağın, bütün fren pedal hissiyatını tamamen yok etmesidir; yani siz pedala basarsınız fakat fren sıvısı sistemi beslemek yerine silindirin arkasına doğru sızar ve basınç sıfırlanır.
Yolda giderken o ilk boşluk hissini aldığınızda kalbinizin sıkışması normaldir, çünkü metal yorgunluğu ve yoğun kullanım altında fren ana merkez piston keçeleri özelliğini yitirebilir.
Aslında bu durum sadece mekanik bir aşınma değil, aynı zamanda sistemin size gönderdiği son derece net bir imdat çağrısıdır; balatalarınız sağlam olsa bile hidrolik basıncı tutulamıyorsa o pedal her defasında biraz daha aşağıya kayacaktır.
Aracı servise götürmeden önce kaputu açıp hidrolik haznesindeki seviyeyi kontrol etmek ilk akla gelen şeydir, eksilme varsa nerede o kaçak...
Fren hidroliği DOT4 özellikli sıvısının zamanla nem kaparak kaynama noktasını düşürmesi ve iç kısımdaki metal yüzeyleri korozyona uğratması, ana merkezin iç duvarlarında mikro çizikler oluşturur ve bu da basıncın tutunamamasına yol açar.
Peki o pedal neden birdenbire taşa dönmek yerine tahta gibi yumuşacık kalır, işte tam da bu yüzden...
Sistemin havasının alınması bazen geçici bir rahatlama sağlasa da, eğer ana merkez arızası içten içe ilerliyorsa kısa süre sonra aynı güvensizlik hissi yeniden kapınızı çalacaktır ve değişimi kaçınılmaz hale gelecektir.