Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın köründe arabaya atlayıp yola koyulmuşken birden kadranda o sarı ünlem işaretinin belirmesi... İnsanın bütün neşesini bir anda alıp götüren, "Şimdi kim durup havaya bakacak?" diye sövdüren o küçük simgeden bahsediyorum işte. TPMS yani lastik basınç izleme sistemi, öyle durduk yere kafasına göre fantezi olsun diye yakmaz o ışığı; lastiklerinizden en az birinin içindeki hava kafi miktarda düşmüştür ve sistem size basbayağı "Tekerleğin havası kaçıyor, bir el at" diyordur. Yıllardır direksiyon sallayan biri olarak söylüyorum, lastikteki milimetrik bir basınç kaybı bile bu sensörlerin gözünden kaçmaz. Bazen jant kenarından gıdım gıdım sızar hava, bazen de yolda fark etmeden üzerinden geçtiğiniz minik bir çivi yapar bu işi... Yani kısacası evet, düşük lastik basıncı o lambayı yakar, hem de öyle bir yakar ki bakmadan edemezsiniz.
Kış kapıya dayandığında ya da aniden bastıran o soğuk günlerde bu durumla çok daha sık karşılaşırsınız. Fizik kuralı işte; hava soğudukça büzüşür, lastiğin içindeki moleküller birbirine yaklaşır ve basınç bir anda düşüverir. Havalar birden soğuduğunda servislere koşan insanların yarıdan fazlası aslında lastiği patladığı için değil, sadece havanın genleşme özelliğini unuttuğu için gidiyor. Ben de vaktiyle az koşmadım o benzinliklerdeki hava pompalarının başına... Tekerleğe bakarsınız, gözünüze gayet normal görünür, "Bu ışık kesin yanlış yanıyor" dersiniz ama gidin gauge ile bir ölçün bakalım, içerideki PSI değeri olması gerekenin kaç birim altında çıkacak. Gözle bakıp "Aman bunun havası tam ya" deyip geçmek, yolda başınıza gelebilecek en büyük tatlı belalardan biridir.
Peki o lambayı gördüğümüzde tam olarak ne yapmalı, panikleyip sağa mı çekmeli? Bence hiç paniğe gerek yok ama konuyu da öyle akşamdan sabaha ertelememek lazım. En yakın benzinliğe yanaşıp sürücü kapısının iç kısmındaki ya da yakıt deposu kapağındaki o küçük etikette yazan fabrika değerlerine bir bakmak gerek. Lastikler soğukken doğru havayı bastığınızda, biraz yol aldıktan sonra o meşum uyarı lambasının kendi kendine sönüp gittiğini göreceksiniz. Bazen sensörlerin kafası karışır, hafızayı sıfırlamak için araç menüsünden TPMS'i resetlemek icap edebilir ki bu da gayet insani bir durum. Yeter ki lastiğin havasını eksik bırakmayın; zira az hava hem yakıtı içer, hem lastiği tabandan değil kenarlardan aşındırır, hem de ıslak zeminde arabanın arkasını toplamanızı zorlaştırır.
Kış kapıya dayandığında ya da aniden bastıran o soğuk günlerde bu durumla çok daha sık karşılaşırsınız. Fizik kuralı işte; hava soğudukça büzüşür, lastiğin içindeki moleküller birbirine yaklaşır ve basınç bir anda düşüverir. Havalar birden soğuduğunda servislere koşan insanların yarıdan fazlası aslında lastiği patladığı için değil, sadece havanın genleşme özelliğini unuttuğu için gidiyor. Ben de vaktiyle az koşmadım o benzinliklerdeki hava pompalarının başına... Tekerleğe bakarsınız, gözünüze gayet normal görünür, "Bu ışık kesin yanlış yanıyor" dersiniz ama gidin gauge ile bir ölçün bakalım, içerideki PSI değeri olması gerekenin kaç birim altında çıkacak. Gözle bakıp "Aman bunun havası tam ya" deyip geçmek, yolda başınıza gelebilecek en büyük tatlı belalardan biridir.
Peki o lambayı gördüğümüzde tam olarak ne yapmalı, panikleyip sağa mı çekmeli? Bence hiç paniğe gerek yok ama konuyu da öyle akşamdan sabaha ertelememek lazım. En yakın benzinliğe yanaşıp sürücü kapısının iç kısmındaki ya da yakıt deposu kapağındaki o küçük etikette yazan fabrika değerlerine bir bakmak gerek. Lastikler soğukken doğru havayı bastığınızda, biraz yol aldıktan sonra o meşum uyarı lambasının kendi kendine sönüp gittiğini göreceksiniz. Bazen sensörlerin kafası karışır, hafızayı sıfırlamak için araç menüsünden TPMS'i resetlemek icap edebilir ki bu da gayet insani bir durum. Yeter ki lastiğin havasını eksik bırakmayın; zira az hava hem yakıtı içer, hem lastiği tabandan değil kenarlardan aşındırır, hem de ıslak zeminde arabanın arkasını toplamanızı zorlaştırır.