Devirdaim Pompası Değişiminden Sonra Su Eksiltiyor

Devirdaim Pompası Değişiminden Sonra Su Eksiltiyor

Emre Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
592
Tepkime puanı
0
Emre Usta
Tam sanayiden çıktınız, yeni devirdaim pompasının huzuruyla yola koyuldunuz ama o da ne; genleşme kabındaki kırmızı sıvı yine dipte! İnsan çıldırma noktasına geliyor gerçekten. O kadar para harca, ustayla papaz ol, parçayı orijinal al... Yine de o antifriz kapağını her açtığında yüzüne vuran o tatlımsı glikol kokusu ve eksilen su gerçeği.

Devirdaim değişince soğutma sisteminin bütün dengesi bir anda altüst olur, bunu kimse size sanayide söylemez. Eski pompanın oluşturduğu o düşük basınç ortamına alışmış yaşlı hortumlar, yeni pompanın bastığı yüksek debili sıvı basıncına dayanamaz. Termostat gövdesindeki kılcal çatlaklar, kalorifer radyatörünün o en kuytu birleşim yerleri ya da genleşme kabının altındaki o minik plastik rekor... Basınç birden yükselince zayıf halkanın patlaması işten bile değil.

Sızdırmazlık contası tam oturmadıysa o arabadan hayır beklemeyin, net. Usta takarken yüzeyi zımparalamadı mı, eski conta kalıntılarını kazımadan sıvama sıvı conta mı sürdü? İşte o zaman pompanın bloğa birleştiği o dar alandan, araç çalışıp basınç ürettikçe mikron düzeyinde su kaçırmaya başlar. Hatta öyle bir kaçaçtır ki bu, sıvı egzoz manifoldsuna veya sıcak bloğa damladığı an buharlaşır; altında damlama ararsınız ama asla bulamazsınız...

Sistemde kalan hava cebi insanı baştan çıkarır, yalancı bir su eksiltme illüzyonu yaratır. Değişim sonrası ustalar genellikle sistemi tam purjörden tahliye etmeden teslim eder aracı. Siz sürdükçe termostat açar, radyatördeki o sıkışmış devasa hava kabarcığı genleşme kabına yükselir ve eksilen havanın yerine sistem k kaptan su çeker. Yani aslında su bir yere kaçmıyordur, sadece sistemdeki hava boşluğunu dolduruyordur. Bazen sadece birkaç gün tamamlayıp beklemek gerekir.

Triger kayışının altındaki o sinsi tahliye deliğine (weep hole) hiç baktınız mı? Yeni devirdaim pompasının mekanik salmastrası (seal) ilk birkaç yüz kilometrede tam olarak yatağına alışamaz. Üreticiler buna alışma süreci der ve o minik delikten birkaç damla antifriz sızması ilk başlarda oldukça doğaldır. Ama bu sızıntı günlerce sürüyorsa, o parça fabrikasyon hatalıdır ya da montajda milleri zorlanmıştır, hiç lamı cimi yok.

Radyatör kapağı deyip geçmeyin, o küçücük plastik parça aslında tüm sistemin basınç vanasıdır. Devirdaim değiştiğinde sistemdeki çalışma basıncı ideale döndüğü için, eskimiş ve yay tansiyonunu kaybetmiş bir radyatör kapağı bu basınca direnemez. Sıvı kaynama noktasına ulaştıkça kapağın tahliye valfinden dışarıya buhar şeklinde kaçaverir. Gece arabayı park edersiniz, sabah bakarsınız hazne boşalmış...

Sıkma torkuna uyulmayan bir devirdaim gövdesi, ısı döngüsüne girdiği an çarpılır. İki döküm metalin genleşme katsayıları farklıdır; bloğun alüminyum, pompanın çelik olduğu senaryolarda tork anahtarı kullanılmadıysa o cıvatalar ısınınca gevşer. Bir bakmışsınız araç soğukken damlatmıyor ama motor çalışma sıcaklığı olan 90 dereceye geldiğinde foşur foşur sızdırıyor.

Hortum kelepçelerini eski yerlerine tam oturtmamak tam bir amatör hatasıdır. Yıllarca aynı noktada iz yapmış kauçuk hortuma yeni bir kelepçeyi milim kaydırıp takarsanız, o kauçuk doku eski şeklini alamadığı için aradan mikro düzeyde sızıntı verir. Hele bir de o yaylı orijinal kelepçeleri söküp yerine vidalı sanayi kelepçesi taktılarsa... Aşırı sıkmaktan hortumu keserler, az sıksalar su kaçırır.
 
Geri