Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar önce ilk Citroen'imi aldığımda kaputu açıp motor bloğuna bakmış, o sessiz çalışan Fransız mühendisliğine hayran kalmıştım ama o estetik kapağın altında dönen sentetik dişlilerin hayatımı altüst edebileceğini tabii ki bilmiyordum; çünkü motorun kalbi dediğimiz o kauçuk triger kayışı, koparsa size şakası olmayan devasa masraflar çıkarır.
Bazen serviste ustayla tezgah başında çay içerken laf döner dolaşır kilometrelere gelir, bilhassa dizel HDI motorlarda bu kayışın ömrü fabrikasyon olarak 90 bin ile 120 bin kilometre arasında değişir ama siz yine de o rakamları sonuna kadar zorlamayın çünkü bizim yolların tozu, dur-kalk trafiği o kauçuğu erken yaşlandırır...
Gergi bilyası ve devirdaim pompası değişmeden sadece kayışı yenilemek var ya, tam anlamıyla ev arabanın üzerine çatı aktarmaya benzer ama altındaki temeli çürük bırakmak gibidir; o yüzden devirdaim sızdırma yapmasa bile triger setini komple değiştirmek en akıllıca iştir.
Sabahları ilk marşa bastığında motordan böyle hafiften cırt pırt gibi garip bir ses geliyor mu, yoksa bana mı öyle geliyor diyorsan, hemen kaputu açıp kayışın dişlerine dikkatlice bakmalısın; çünkü o küçük çatlaklar büyük felaketlerin habercisidir.
Bir keresinde yolda kalmıştım da usta bana kayışın sırtındaki minik aşınmaları gösterip "bak bu adamım ben buradayım diye bağırıyor" demişti, gerçekten de öyle, kayışın üzerindeki yazılar silinmeye yüz tuttuysa veya kenarları saçaklandıysa artık yolun sonu görünmüştür.
Eski gazetecilik alışkanlığıyla araştırdığımda gördüm ki, yetkili servis dışında sanayide takılan yan sanayi kayışlar bazen iki yılını doldurmadan çatbüt sesler çıkarmaya başlıyor; o yüzden paraya kıyıp orijinal PSA grubu parça almak her zaman en güvenli limandır.
Motor sıcakken sakın o plastik muhafazayı söküp kayışı ellemeye kalkışma, elin yanar tabi ama asıl önemlisi hassas gerginlik ayarı bozulur; o kayışın ne çok sıkı ne de horultu yapacak kadar gevşek olması gerekir, tam kararında esnemelidir.
Bazen serviste ustayla tezgah başında çay içerken laf döner dolaşır kilometrelere gelir, bilhassa dizel HDI motorlarda bu kayışın ömrü fabrikasyon olarak 90 bin ile 120 bin kilometre arasında değişir ama siz yine de o rakamları sonuna kadar zorlamayın çünkü bizim yolların tozu, dur-kalk trafiği o kauçuğu erken yaşlandırır...
Gergi bilyası ve devirdaim pompası değişmeden sadece kayışı yenilemek var ya, tam anlamıyla ev arabanın üzerine çatı aktarmaya benzer ama altındaki temeli çürük bırakmak gibidir; o yüzden devirdaim sızdırma yapmasa bile triger setini komple değiştirmek en akıllıca iştir.
Sabahları ilk marşa bastığında motordan böyle hafiften cırt pırt gibi garip bir ses geliyor mu, yoksa bana mı öyle geliyor diyorsan, hemen kaputu açıp kayışın dişlerine dikkatlice bakmalısın; çünkü o küçük çatlaklar büyük felaketlerin habercisidir.
Bir keresinde yolda kalmıştım da usta bana kayışın sırtındaki minik aşınmaları gösterip "bak bu adamım ben buradayım diye bağırıyor" demişti, gerçekten de öyle, kayışın üzerindeki yazılar silinmeye yüz tuttuysa veya kenarları saçaklandıysa artık yolun sonu görünmüştür.
Eski gazetecilik alışkanlığıyla araştırdığımda gördüm ki, yetkili servis dışında sanayide takılan yan sanayi kayışlar bazen iki yılını doldurmadan çatbüt sesler çıkarmaya başlıyor; o yüzden paraya kıyıp orijinal PSA grubu parça almak her zaman en güvenli limandır.
Motor sıcakken sakın o plastik muhafazayı söküp kayışı ellemeye kalkışma, elin yanar tabi ama asıl önemlisi hassas gerginlik ayarı bozulur; o kayışın ne çok sıkı ne de horultu yapacak kadar gevşek olması gerekir, tam kararında esnemelidir.