Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Geçen hafta dükkana gelen o eski emektar arabanın kadranında o lanet sarı ışık yanıyordu da sürücüsü "Ustacım bu neyin nesi, yolda bırakır mı?" diye endişeyle yüzüme bakıyordu ya, işte B0046 kodunu ilk okuduğum anı hatırladım birden. Aslında işin özü şu ki, aracın beyni size açıkça "Bak dostum, benim sol taraftaki yani senin tam önündeki hava yastığı modülünün 2. kademe devresinde bir terslik var" demeye çalışıyor. Çoğu zaman sürücüler bu ışığı görünce hemen en kötü senaryoyu düşünüp komple hava yastığı patladı sanıyor ama durum hiç de düşündüğünüz gibi büyük bir felaket olmayabilir... Hatta bazen sadece koltuğun altındaki ufacık bir soketin temassızlığı bile sistemin kafasını karıştırmaya yetiyor.
Direksiyonun tam ortasında duran o hava yastığı mekanizması öyle tek aşamada patlayan basit bir balondan ibaret değil ki zaten, yeni nesil araçlarda çift kademeli bir patlama potansiyeli barındırıyor içinde. İşte bu arıza kodu tam olarak o ikincil patlama devresindeki elektrik akımının direncinin ya çok yüksek ya da olması gerekenden çok düşük olduğunu bas bas bağırıyor. Hani bazen evdeki televizyonun kumandası pili bitmeye yakın bir basar bir basmaz ya, araç beyni de o devreden milisaniyelik bir sinyal alamadığı an hemen hafızaya bu kodu çakıveriyor. Yani anlayacağınız, sistem aslında sizi korumak adına biraz fazla evhamlı davranıyor olabilir ama güvenlik konusu olunca aracın evhamlısı her zaman daha iyidir.
Peki bu zıkkım neden durup dururken ortaya çıkar, durup dururken kafamızı ağrıtır? Ben gazetecilik yıllarımda da çok gördüm, insan her zaman sorunun en karmaşık yerde olduğunu düşünür ama cevap genelde gözünün önündeki en basit detayda gizlidir. Direksiyonu her sağa sola kıvırdığınızda arkada sessizce dönen zemberek dediğimiz o sarmal kablo yapısı var ya... İşte o zemberek zamanla aşınır, içindeki incecik iletken hatlardan biri mikroskobik düzeyde çatlayabilir. Ya da ne bileyim, geçen ay arabayı detaylı temizliğe verdiğinizde koltuk altındaki kabloları süpürgeyle çektiren o hırslı elemanın fark etmeden gevşettiği bir soket bile bu koda davetiye çıkarabilir.
Şimdi kalkıp da "Hadi hemen gidin direksiyonu sökün, kabloları kurcalayın" diyecek halim yok elbette, sonuçta önünüzde duran şey küçük bir patlayıcı mekanizması ve şakaya gelmez. Yine de bir tamirciye gitmeden önce kendinizin gözle yapabileceği bir iki küçük kontrol yok mu, elbette var... Aracın akü kutup başını söküp bir on beş-twenty dakika bekledikten sonra koltuk altlarındaki o sarı kılıflı hava yastığı soketlerini elinizle hafifçe bir oynatıp yerini sıkılaştırmayı deneyebilirsiniz mesela. Bazen sadece oksitlenen bir iletken yüzey, küçük bir temas arayışı... Fakat o sarı kablolara asla ama asla multimeter denilen voltaj ölçüm cihazlarıyla girmeye kalkmayın, maazallah kendi elinizle hava yastığını patlatırsınız!
Eğer soketleri kurcaladınız, arızayı cihazla sildiniz ama o sarı ışık ısrarla inat edip birkaç kilometre sonra tekrar yüzünüze gülümsüyorsa artık iş ciddi demektir. Bu noktada sorunun zemberekten mi yoksa doğrudan hava yastığı modülünün kendisinden mi kaynaklandığını anlamak için işin ehline, yani iyi bir oto elektrikçisine ya da yetkili servise gitmekten başka yol kalmıyor. Zaten dürüst bir usta ilk iş olarak direksiyon zembereğinin direncini ölçecektir, çünkü bu B0046 kodunun arkasından %80 ihtimalle o sarmal kablonun yıpranması çıkar. Kendi canınızı, yanınızda taşıdığınız sevdiklerinizin güvenliğini birkaç liralık bir parça veya bir saatlik ustalık ücreti için riske atmaya değer mi gerçekten, hiç sanmıyorum.
Direksiyonun tam ortasında duran o hava yastığı mekanizması öyle tek aşamada patlayan basit bir balondan ibaret değil ki zaten, yeni nesil araçlarda çift kademeli bir patlama potansiyeli barındırıyor içinde. İşte bu arıza kodu tam olarak o ikincil patlama devresindeki elektrik akımının direncinin ya çok yüksek ya da olması gerekenden çok düşük olduğunu bas bas bağırıyor. Hani bazen evdeki televizyonun kumandası pili bitmeye yakın bir basar bir basmaz ya, araç beyni de o devreden milisaniyelik bir sinyal alamadığı an hemen hafızaya bu kodu çakıveriyor. Yani anlayacağınız, sistem aslında sizi korumak adına biraz fazla evhamlı davranıyor olabilir ama güvenlik konusu olunca aracın evhamlısı her zaman daha iyidir.
Peki bu zıkkım neden durup dururken ortaya çıkar, durup dururken kafamızı ağrıtır? Ben gazetecilik yıllarımda da çok gördüm, insan her zaman sorunun en karmaşık yerde olduğunu düşünür ama cevap genelde gözünün önündeki en basit detayda gizlidir. Direksiyonu her sağa sola kıvırdığınızda arkada sessizce dönen zemberek dediğimiz o sarmal kablo yapısı var ya... İşte o zemberek zamanla aşınır, içindeki incecik iletken hatlardan biri mikroskobik düzeyde çatlayabilir. Ya da ne bileyim, geçen ay arabayı detaylı temizliğe verdiğinizde koltuk altındaki kabloları süpürgeyle çektiren o hırslı elemanın fark etmeden gevşettiği bir soket bile bu koda davetiye çıkarabilir.
Şimdi kalkıp da "Hadi hemen gidin direksiyonu sökün, kabloları kurcalayın" diyecek halim yok elbette, sonuçta önünüzde duran şey küçük bir patlayıcı mekanizması ve şakaya gelmez. Yine de bir tamirciye gitmeden önce kendinizin gözle yapabileceği bir iki küçük kontrol yok mu, elbette var... Aracın akü kutup başını söküp bir on beş-twenty dakika bekledikten sonra koltuk altlarındaki o sarı kılıflı hava yastığı soketlerini elinizle hafifçe bir oynatıp yerini sıkılaştırmayı deneyebilirsiniz mesela. Bazen sadece oksitlenen bir iletken yüzey, küçük bir temas arayışı... Fakat o sarı kablolara asla ama asla multimeter denilen voltaj ölçüm cihazlarıyla girmeye kalkmayın, maazallah kendi elinizle hava yastığını patlatırsınız!
Eğer soketleri kurcaladınız, arızayı cihazla sildiniz ama o sarı ışık ısrarla inat edip birkaç kilometre sonra tekrar yüzünüze gülümsüyorsa artık iş ciddi demektir. Bu noktada sorunun zemberekten mi yoksa doğrudan hava yastığı modülünün kendisinden mi kaynaklandığını anlamak için işin ehline, yani iyi bir oto elektrikçisine ya da yetkili servise gitmekten başka yol kalmıyor. Zaten dürüst bir usta ilk iş olarak direksiyon zembereğinin direncini ölçecektir, çünkü bu B0046 kodunun arkasından %80 ihtimalle o sarmal kablonun yıpranması çıkar. Kendi canınızı, yanınızda taşıdığınız sevdiklerinizin güvenliğini birkaç liralık bir parça veya bir saatlik ustalık ücreti için riske atmaya değer mi gerçekten, hiç sanmıyorum.