Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun hemen arkasında, o hiç fark etmediğimiz ama sinyallerden sileceklere kadar her şeyi yöneten karmaşık kablo yumağının içinde bir yerlerde temassızlık başladığında, gösterge panelinde aniden o meşhur ışık yanıverir. B0005 arıza kodu tam olarak bu bölgeyi, yani direksiyon kolonu devresini işaret eden, sürücülerin genelde canını sıkan cinsten bir uyarıdır. Hayatımızın merkezinde olan arabalarımız bazen böyle küçük elektrik çılgınlıkları yapmayı severler; bir sabah her şey yolundayken, akşamına o minik sensörlerin keyfi kaçabilir. İşin aslı, bu kod ön airbag sisteminden tutun da direksiyon üzerindeki multimedya tuşlarına kadar giden sinyal akışında bir kesinti, direnç düşüklüğü ya da doğrudan açık devre olduğunu bize fısıldar. Sorunun tam kaynağını bulmak için biraz sabırlı olmak ve o bölgedeki bağlantıları tek tek gözle kontrol etmek gerekiyor aslında...
Tamircilerin sıklıkla karşılaştığı, bizimse gördüğümüzde "acaba büyük bir masraf mı açılacak" diye hayıflandığımız bu arıza, çoğu zaman zemberek adı verilen o döner konnektörün aşınmasından kaynaklanır. Direksiyonu her sağa sola çevirdiğimizde arkadaki kablolar da bizimle birlikte sürekli hareket eder, burulur ve zamanla metal yorgunluğuna yenik düşer. Düşünsenize, binlerce kez aynı hareketi yapan incecik bir bakır telin bir gün pes etmesinden daha doğal ne olabilir ki? Bazen de sadece soketlerin gevşemesi, araya toz kaçması veya nem yüzünden oksitlenme yapması bile bu kodun hafızaya kazınmasına yeter de artar. Eğer yakın zamanda direksiyon simidini söktürdüyseniz ya da o bölgede bir işçilik yapıldıysa, ustanın elinden kaçan küçük bir soket tırnağı uykularınızı kaçırıyor olabilir işte.
Böyle bir durumla karşılaştığınızda yapacağınız ilk şey, hemen panik yapıp en pahalı parçayı sipariş etmek yerine akü kutup başını söküp bir süre beklemek olmalı. Otomobillerin elektronik beyinleri bazen anlık voltaj dalgalanmalarından dolayı geçici hatalar üretebilir ve sistemi sıfırlamak bu yapay can sıkıntısını kökten çözebilir. Tabii bu yöntemin işe yaramadığı durumlarda, direksiyon altındaki plastik kapakları söküp kablo tesisatını gözle incelemek, ezilme veya kopma var mı diye bakmak kaçınılmaz bir aşama haline geliyor. Bir multimetre cihazıyla hatların direncini ölçmek, sorunun tam olarak hangi kablodan kaynaklandığını nokta atışı bulmamızı sağlar ki bu da bizi gereksiz parça değişiminden kurtarır. Eğer eliniz bu işlere yatkın değilse, airbag sistemine zarar vermemek adına bir oto elektrikçinin yolunu tutmak en mantıklısı galiba...
Sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen bir bölge olduğu için bu hatayı görmezden gelmek, ileride daha büyük emniyet açıklarına davetiye çıkarabilir. Işık yanıyor ama korna çalıyor, tuşlar çalışıyor diye düşünerek yola devam etmek ne kadar doğru, orası tartışılır işte. Çünkü o anlık temassızlık, Allah korusun bir kaza anında hava yastığının açılmamasına ya da tam tersi sürüş esnasında milisaniyelik bir sinyal kaybına yol açabilir. Arabamızı seviyorsak ve içindeki canları önemsiyorsak, bu tarz elektriksel sinyalleri ciddiye almalı, arızanın peşini bırakmamalıyız. Sonuçta altımızdaki makineler ne kadar akıllı olurlarsa olsunlar, düzgün bir elektrik akışı olmadan sadece birer metal yığınından ibaret kalıyorlar...
Tamircilerin sıklıkla karşılaştığı, bizimse gördüğümüzde "acaba büyük bir masraf mı açılacak" diye hayıflandığımız bu arıza, çoğu zaman zemberek adı verilen o döner konnektörün aşınmasından kaynaklanır. Direksiyonu her sağa sola çevirdiğimizde arkadaki kablolar da bizimle birlikte sürekli hareket eder, burulur ve zamanla metal yorgunluğuna yenik düşer. Düşünsenize, binlerce kez aynı hareketi yapan incecik bir bakır telin bir gün pes etmesinden daha doğal ne olabilir ki? Bazen de sadece soketlerin gevşemesi, araya toz kaçması veya nem yüzünden oksitlenme yapması bile bu kodun hafızaya kazınmasına yeter de artar. Eğer yakın zamanda direksiyon simidini söktürdüyseniz ya da o bölgede bir işçilik yapıldıysa, ustanın elinden kaçan küçük bir soket tırnağı uykularınızı kaçırıyor olabilir işte.
Böyle bir durumla karşılaştığınızda yapacağınız ilk şey, hemen panik yapıp en pahalı parçayı sipariş etmek yerine akü kutup başını söküp bir süre beklemek olmalı. Otomobillerin elektronik beyinleri bazen anlık voltaj dalgalanmalarından dolayı geçici hatalar üretebilir ve sistemi sıfırlamak bu yapay can sıkıntısını kökten çözebilir. Tabii bu yöntemin işe yaramadığı durumlarda, direksiyon altındaki plastik kapakları söküp kablo tesisatını gözle incelemek, ezilme veya kopma var mı diye bakmak kaçınılmaz bir aşama haline geliyor. Bir multimetre cihazıyla hatların direncini ölçmek, sorunun tam olarak hangi kablodan kaynaklandığını nokta atışı bulmamızı sağlar ki bu da bizi gereksiz parça değişiminden kurtarır. Eğer eliniz bu işlere yatkın değilse, airbag sistemine zarar vermemek adına bir oto elektrikçinin yolunu tutmak en mantıklısı galiba...
Sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen bir bölge olduğu için bu hatayı görmezden gelmek, ileride daha büyük emniyet açıklarına davetiye çıkarabilir. Işık yanıyor ama korna çalıyor, tuşlar çalışıyor diye düşünerek yola devam etmek ne kadar doğru, orası tartışılır işte. Çünkü o anlık temassızlık, Allah korusun bir kaza anında hava yastığının açılmamasına ya da tam tersi sürüş esnasında milisaniyelik bir sinyal kaybına yol açabilir. Arabamızı seviyorsak ve içindeki canları önemsiyorsak, bu tarz elektriksel sinyalleri ciddiye almalı, arızanın peşini bırakmamalıyız. Sonuçta altımızdaki makineler ne kadar akıllı olurlarsa olsunlar, düzgün bir elektrik akışı olmadan sadece birer metal yığınından ibaret kalıyorlar...