Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonu çevirirken farların aniden kısılması ya da teybin kendi kendine kapanıp açılması çoğu zaman alternatörün kendisinden bilinir. Oysa şarj dinamosu dediğimiz bu parçanın ürettiği akım, gövdeye bağlanan o siyah kalın şase kablosu üzerinden devresini tamamlar. Bazen motor blogu ile şasi arasındaki cıvata hafifçe gevşer, zamanla oksitlenir ve direnç yükselir... Tam o anda multimetreyle akünün kutup başlarını ölçerseniz 14.2 Volt görürsünüz ama yük altına giren sistem aslında çöküyordur.
Kötü bir toprak bağlantısı, alternatör diyot tablasına gereksiz bir ısı yükü bindirir. Isınan diyotlar ise zamanla bozulur, akımı düzgün doğrultamamaya başlar ve aracın elektronik kontrol ünitesine dalgalı voltaj gönderir. Şase hattındaki bu mikro dirençler... Bir bakmışsınız enjektör zamanlamaları sapmış, rölanti birdenbire dalgalanmaya başlamış. Motorun metal gövdesine tam temas etmeyen bir vida yüzünden bütün arabayı bilgisayara bağlatıp sensör ararsınız.
Şasiyle motor arasındaki o kalın örgü kabloyu elinizle bir kontrol edin, bakır teller sertleşmiş veya yeşillenmiş mi? Yeşil oksit tabakası akımın geçişini adeta bir baraj gibi tıkar; voltaj geçer ama amper geçemez. Kalın kesitli bir takviye kablosu alıp alternatörün dış gövdesi ile akünün eksi kutbu arasına geçici olarak bağlamak en pratik teşhistir. Aradaki farkı görünce şaşırırsınız, farların canlılığı bile bir anda değişir.
Eski araçlarda bu problem daha sık yaşanır zira motor sarsıntısı yıllar içinde bağlantı noktalarını çürütür, şasi pabuçlarını gevşetir. Şase kablosunun bağlantı noktasını söküp zımparalamak, üzerine biraz gres sürüp tekrar sıkmak bazen yüzlerce liralık parça değişiminden kurtarır sizi. Temiz bir metal teması olmadan en kaliteli alternatörü de taksanız o şarj sistemi dikiş tutmaz. Sadece kabloya bakıp geçmeyin, bağlantı yüzeyindeki boyayı bile hafifçe kazımak gerekir bazen...
Kötü bir toprak bağlantısı, alternatör diyot tablasına gereksiz bir ısı yükü bindirir. Isınan diyotlar ise zamanla bozulur, akımı düzgün doğrultamamaya başlar ve aracın elektronik kontrol ünitesine dalgalı voltaj gönderir. Şase hattındaki bu mikro dirençler... Bir bakmışsınız enjektör zamanlamaları sapmış, rölanti birdenbire dalgalanmaya başlamış. Motorun metal gövdesine tam temas etmeyen bir vida yüzünden bütün arabayı bilgisayara bağlatıp sensör ararsınız.
Şasiyle motor arasındaki o kalın örgü kabloyu elinizle bir kontrol edin, bakır teller sertleşmiş veya yeşillenmiş mi? Yeşil oksit tabakası akımın geçişini adeta bir baraj gibi tıkar; voltaj geçer ama amper geçemez. Kalın kesitli bir takviye kablosu alıp alternatörün dış gövdesi ile akünün eksi kutbu arasına geçici olarak bağlamak en pratik teşhistir. Aradaki farkı görünce şaşırırsınız, farların canlılığı bile bir anda değişir.
Eski araçlarda bu problem daha sık yaşanır zira motor sarsıntısı yıllar içinde bağlantı noktalarını çürütür, şasi pabuçlarını gevşetir. Şase kablosunun bağlantı noktasını söküp zımparalamak, üzerine biraz gres sürüp tekrar sıkmak bazen yüzlerce liralık parça değişiminden kurtarır sizi. Temiz bir metal teması olmadan en kaliteli alternatörü de taksanız o şarj sistemi dikiş tutmaz. Sadece kabloya bakıp geçmeyin, bağlantı yüzeyindeki boyayı bile hafifçe kazımak gerekir bazen...